Modern.az

Bakü Moskova ve Kiev'i barıştırıyor - Bayramov'un iki ziyaretinin perde arkası

Bakü Moskova ve Kiev'i barıştırıyor - Bayramov'un iki ziyaretinin perde arkası

Analitik

Bugün, 16:29

Rusya-Ukrayna savaşı, küresel güvenlik mimarisini yeniden şekillendiren, uluslararası ekonomik sistemi, enerji piyasalarını ve jeopolitik dengeleri doğrudan etkileyen temel bir faktör haline geldi. Büyük ölçüde dünyanın siyasi gündemi, enerji rotaları, savunma doktrinleri ve diplomatik öncelikleri bu savaşın kaderine bağlıdır.

İşte bu yüzden savaşın durdurulması yönündeki uluslararası girişimlerin büyük bir kısmı sonuçsuz kalıyor. Bunun nedeni, büyük güçlerin jeopolitik çıkarlarının, nüfuz alanlarının ve stratejik hesaplamalarının burada çatışmasıdır. Bu çatışmada barış çok uzak görünmektedir. Böyle karmaşık bir jeopolitik konfigürasyonda, tarafsız, güvenilir ve her iki tarafın da güvendiği platformların sayısı ise oldukça sınırlıdır.

Son günlerde Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov'un önce Moskova'ya, ardından Kiev'e yaptığı ziyaretler de tam da bu bağlamda özel bir dikkat çekmektedir. Diplomatik protokol açısından bu sıralama, Azerbaycan'ın dengeli dış politika çizgisinin, çok vektörlü diplomasisinin ve arabuluculuk potansiyelinin bir başka göstergesi olarak değerlendirilebilir.

Azerbaycan'ın konumu ilkesel ve uluslararası hukuka dayanmaktadır. Resmi Bakü, Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü istikrarlı bir şekilde desteklemektedir. Aynı zamanda Rusya ile stratejik ortaklık ilişkilerini sürdürmektedir. Bu iki çizgi arasında dengeyi korumak, modern diplomaside en zor ve aynı zamanda en yüksek profesyonellik gerektiren politikalardan biri olarak kabul edilir.

Azerbaycan'ın avantajı, kendisinin de uzun yıllar savaşın ağır sonuçlarını yaşamış bir devlet olmasıdır. Ülke otuz yıl boyunca işgal, insani felaket, zorunlu göçmen sorunu ve uluslararası hukukun seçici uygulanmasıyla karşı karşıya kalmıştır. 2020'de ve sonraki aşamada toprak bütünlüğünü yeniden tesis eden Azerbaycan, her zamanki gibi kalıcı barışın savunucusu olarak hareket etmektedir. Bu konum, Bakü'nün uluslararası meşruiyetini daha da güçlendiren önemli bir siyasi sermayedir.

Son yıllarda Azerbaycan'ın diplomatik ağırlığının artması tesadüfi bir süreç olarak kabul edilemez. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in liderliğinde yürütülen pragmatik ve çok yönlü dış politika sonucunda Bakü, farklı jeopolitik merkezlerle aynı anda güvenilir ilişkiler kurmayı başarmıştır. Bugün Azerbaycan hem Türkiye ile müttefiktir, hem Rusya ile stratejik diyaloğu sürdürmektedir, hem Avrupa Birliği'nin enerji güvenliğinde önemli bir ortaktır, hem de ABD ile siyasi ve güvenlik alanında işbirliğini geliştirmektedir.

Azerbaycan'ın diplomatik imkanlarını artıran önemli faktörlerden biri de bölgelerarası jeopolitik koordinatör rolüdür. Bakü, Avrasya coğrafyasının temel ulaşım ve enerji merkezlerinden birine dönüşmüştür. Orta Koridor'un gelişimi, Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım rotalarının kesişimi, Hazar üzerinden oluşan lojistik zinciri Azerbaycan'ın jeostratejik önemini daha da artırmaktadır.

Enerji diplomasisinde de Azerbaycan'ın ağırlığı son yıllarda önemli ölçüde yükselmiştir. Avrupa'nın enerji güvenliğinin çeşitlendirilmesinde Azerbaycan temel ortaklardan biri olarak kabul edilmektedir. Özellikle küresel enerji krizi fonunda Güney Gaz Koridoru Avrupa için stratejik bir projeye dönüşmüştür. Bu faktör Bakü'nün siyasi etki imkanlarını da genişletmektedir.

Azerbaycan aynı zamanda Türk Devletleri Teşkilatı'nda entegrasyon süreçlerinin lokomotifi olarak hareket etmektedir. Orta Asya devletleriyle siyasi, ekonomik ve ulaşım ilişkilerinin derinleşmesi, Trans-Hazar işbirliğinin genişlemesi Bakü'nün Türk dünyasında jeopolitik koordinasyon merkezine dönüştüğünü göstermektedir.

Dikkat çeken diğer önemli bir nokta ise Azerbaycan'ın Yakın Doğu ve küresel diplomaside kazandığı güvendir. Son yıllarda İsrail-Azerbaycan ilişkilerinin stratejik bir nitelik kazanması, ikili işbirliğinin derinleşmesi fonunda İsrail siyasi çevrelerinde sözde “Ermeni soykırımı” meselesinin gündemden geri çekilmesi de bölgede değişen jeopolitik gerçekliklerin göstergelerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Aynı zamanda Ankara-Moskova hattında diyaloğun korunması, Washington-Tahran çatışmasının belirli aşamalarda diplomatik kanallarla sınırlandırılması fonunda Azerbaycan'ın farklı güç merkezleriyle paralel çalışabilme yeteneği onun diplomatik esnekliğini sergilemektedir.

İşte bu nedenle son dönemlerde uluslararası uzman çevrelerinde Bakü'nün potansiyel arabuluculuk misyonu daha çok tartışılmaktadır. Hatta Bayramov'un son resmi ziyaretlerinin perde arkasında bu faktörün olduğu iddiaları vardır.

Azerbaycan'ın ne NATO üyesi olması, ne de KGAÖ alanında yer alması, aynı zamanda Batı ve Doğu arasında dengeli bir politika yürütmesi onu benzersiz bir diplomatik platforma dönüştürmektedir.

En dikkat çekici nokta ise şudur ki, hem Moskova'nın hem de Kiev'in Bakü ile siyasi diyaloğa yüksek önem vermesi tesadüfi bir olay olarak değerlendirilmemektedir. Her iki başkent de Azerbaycan'ın liderliğiyle yoğun temaslarını sürdürmektedir. Bu ise Bakü'nün uluslararası güven endeksinin yüksek olduğunun bir göstergesidir. Diplomasi'de en değerli kaynak tam da güvendir ve Azerbaycan bu sermayeyi uzun yıllar boyunca oluşturmayı başarmıştır.

Bu bakımdan Rusya ve Ukrayna temsilcilerinin Bakü'de bir masa etrafında oturma ihtimali önceki yıllara göre daha gerçekçi görünmektedir. Böyle bir görüşmenin gerçekleşmesi, Azerbaycan'ın uluslararası arabuluculuk enstitüsüne dönüşmesinin teyidi olacaktır. Bu, Bakü'nün jeopolitik ağırlığının, dış politika okulunun ve bağımsız diplomatik çizgisinin önemli bir sonucu olarak tarihe geçebilir.

Gerçeklik şudur ki, Azerbaycan olayları dışarıdan izleyen bir devlet değildir. Bölgesel ve küresel süreçlere etki imkanları artan, farklı güç merkezleri arasında güvenilir diyalog platformu yaratan bir aktöre dönüşmüştür. Eğer Rusya ile Ukrayna arasında barış yolunda ilk gerçek adımlardan biri tam da Bakü'de atılırsa, bu, bütün olarak bölgenin uluslararası itibarının yükselmesi anlamına gelecektir.

Böyle bir senaryodan ise doğrudan Moskova ile Kiev, dolaylı olarak da tüm dünya kazanmış olacaktır. Tam da diplomasinin en büyük zaferi barış için güven yaratabilmektir. Bugün güvenin adreslerinden biri şüphesiz Bakü'dür.

 

Elnur AMİROV

Telegram
Hadisələri anında izləyin!
Keçid et
Ukrayna Krımı BOMBALADI - Əhali təxliyə olunur!