Modern.az

Soğuk Savaş döneminde II. Elizabeth'e hediye edilen Karabağ atı 

Soğuk Savaş döneminde II. Elizabeth'e hediye edilen Karabağ atı 

Güncel

16 phrase_var_language.ay5 2026, 18:01

Bugün Büyük Britanya'da geleneksel "Windsor Kraliyet At Gösterisi - 2026" düzenleniyor. Her yıl Windsor Kalesi çevresinde düzenlenen etkinlik, dünyanın en prestijli atçılık festivallerinden biri olarak kabul ediliyor. Burada kraliyet ailesi üyeleri, profesyonel jokeyler, at yetiştiricileri ve binlerce seyirci bir araya geliyor.

Modern.az, Windsor Sarayı'na kadar giden Karabağ atının kraliçeye hangi sebeple gönderildiğini araştırdı.

Şimdi bu etkinlik Britanya aristokrasisinin sembollerinden biri sayılsa da, temeli 1943 yılında atıldı. İkinci Dünya Savaşı'nın en ağır döneminde düzenlenen ilk gösterinin amacı ordu için kaynak toplamaktı. O yarıştan elde edilen gelirle Britanya askeri havacılığı için savaş uçakları alınmıştı. Sonraki yıllarda ise etkinlik Britanya monarşisinin geleneğine dönüştü.

1520679

Bu geleneğin en büyük simalarından biri de II. Elizabeth idi.

Kraliçe II. Elizabeth çocukluğundan beri atlarla büyümüştü. İlk ponisini 4 yaşında almıştı. Geleneksel olarak yeni seçilen Başbakanlarla at çiftliğini gezer, onlara atlarını gösterirdi. Kraliçe, yarış atlarının kan hattı, karakteri, dayanıklılığı hakkında profesyonel yetiştiriciler seviyesinde bilgi sahibiydi.

SSCB, Karabağ atını kraliçeye göndererek bu alanda da onlardan üstün olduklarını vurgulamaya çalıştı:

1956 yılında Büyük Britanya Kraliçesi II. Elizabeth'e takdim edilen "Zaman" adlı Karabağ atı, Soğuk Savaş'ın devam ettiği dönemde özel bir diplomatik hediyeydi. Aynı zamanda bu at, SSCB'nin sahip olduğu kültürel ve tarihi mirasın bir göstergesi olarak da değerlendiriliyordu. O dönemde uluslararası ilişkilerde sembolik jestler özel bir önem taşıyordu ve devletler kendilerini sadece siyasi güçle değil, kültürel unsurlarla da tanıtmaya çalışıyorlardı. 

SSCB'nin kraliçeye özellikle Karabağ atı hediye etmesi siyasi ve ideolojik bir mesaj da taşıyordu. O dönemde Batı dünyasında Britanya atçılık gelenekleri özel bir itibara sahipti ve kraliyet ailesi bu alanın temel sembollerinden sayılıyordu. Moskova ise Karabağ atını takdim etmekle sadece egzotik ve nadir bir cinsi sergilemiyor, aynı zamanda SSCB coğrafyasında yetiştirilen atların kalite açısından Batı atçılık okulundan geri kalmadığını göstermeye çalışıyordu. Bu, belirli bir anlamda, Soğuk Savaş'ın kültürel ve sembolik rekabet unsurlarından biri olarak kabul edilir.


Soğuk Savaş yıllarında SSCB ile Batı arasında ciddi jeopolitik rekabet mevcut olsa da, liderlerin karşılıklı ziyaretleri sırasında verilen hediyeler siyasi mesaj niteliği taşıyordu. SSCB lideri Nikita Kruşçev'in II. Elizabeth'e Karabağ atı hediye etmesi de bu bağlamda dikkat çeken olaylardan biri olarak kabul edilir.

Kruşçev'in bu özel hediyesi için Karabağ atının seçilmesi tesadüfi değildi. Çünkü o dönemde SSCB coğrafyasında yetiştirilen at cinsleri arasında Karabağ atı en eski ve prestijli cinslerden biri sayılıyordu. Tarihsel olarak Karabağ hanlarının at sürülerinde yetiştirilen bu atlar hızı, dayanıklılığı ve dış görünüşü ile farklılık gösteriyordu. Özellikle altın rengine sahip tüyleri Karabağ atlarını diğer cinslerden ayıran temel özelliklerden biriydi.

"Zaman" ise bu cinsin seçkin temsilcilerinden biri olmuştu. 

Ağdam'dan Windsor'a

"Zaman" Ağdam atçılık çiftliğinde yetiştirilmişti. Sovyet döneminde bu müessese Karabağ atçılığının temel merkezlerinden biri olarak kabul ediliyordu ve burada cinsin korunması için sistemli seleksiyon çalışması yapılıyordu. Uzmanlar Karabağ atlarının genetik özelliklerini korumak, onların dayanıklılığını ve dış görünüşünü muhafaza etmek için özel programlar uyguluyorlardı.

Karabağ atlarını diğer cinslerden farklı kılan temel özelliklerden biri dış görünüşleriydi. Bu atlar zarif bir vücut yapısına sahip olsalar da, yüksek dayanıklılık ve çeviklik sergiliyorlardı. En dikkat çekici özellik ise tüylerinin güneş ışığında altın rengine bürünmesiydi. Yabancı atçılık uzmanları bu etkiyi "golden shine" olarak tanımlıyorlardı.

"Zaman" da işte bu nitelikleri nedeniyle seçilen aygırlardan biri sayılıyordu. Onun Büyük Britanya kraliyet sarayına takdim edilmesindeki temel amaçlardan biri Karabağ atlarının farklı özelliklerini sergilemekti.

Britanya atçılık çevrelerinde "Zaman"ın görünüşü özel bir ilgi uyandırmıştı. O dönemde yayımlanan bilgilerde, Karabağ aygırının klasik Avrupa yarış atlarından hem vücut yapısı hem de davranış özellikleri açısından farklılık gösterdiği belirtiliyordu. Daha kompakt yapısı, kendine özgü baş şekli ve sakin mizacı onu diğer cinslerden ayıran temel özellikler olarak gösteriliyordu.

II. Elizabeth özellikle nadir ve farklı at cinslerine özel ilgi gösteriyordu. İşte bu nedenle Karabağ atı "Zaman" kısa sürede kraliyet ailesinin dikkatini çekmişti.
 


Britanya medyasında daha sonra yayımlanan materyallerde, kraliçenin Karabağ atının tarihçesi ve kökeniyle yakından ilgilendiği belirtiliyordu. Atın hangi bölgeden getirildiğini, bu cinsin neyle farklılaştığını özel olarak sormuştu. O atı kişisel çiftliğinde tutturmuştu. 

Tarihi kaynaklarda Karabağ atlarının özel bir statü taşıdığı kaydedilir. Karabağ hanları döneminde bu atlar hem askeri amaçlar için kullanılıyor, hem de en değerli hediyelerden biri sayılıyordu. Diplomatik ilişkilerde ve önemli görüşmelerde Karabağ atının takdim edilmesi prestij göstergesi olarak kabul ediliyordu.
XIX. yüzyılda bölgeyi ziyaret eden Rus askerleri, gezginler ve Avrupa araştırmacıları da Karabağ atları hakkında notlar almışlardır. O kaynaklarda bu cinsin hızı, dayanıklılığı ve dış görünüşü özel olarak vurgulanıyordu. Bazı yazarlar Karabağ atlarını Doğu'nun en güzel at cinslerinden biri olarak tanımlıyor, onları Arap atlarıyla karşılaştırıyorlardı.


Ancak XX. yüzyılda yaşanan savaşlar, siyasi değişiklikler ve Karabağ bölgesindeki çatışmalar bu cinsin korunmasını ciddi şekilde etkiledi. Sovyet döneminde Karabağ atlarının ana merkezi sayılan Ağdam atçılık çiftliği yıkıldı, birçok nadir soy hattı kaybolmaya çalışıldı. İşte bu nedenle "Zaman" aynı zamanda korunmuş bir kültürel bellek unsuru olarak kabul edilir. Çünkü o at, Karabağ atçılık geleneğinin dünya çapında tanınan nadir sembollerinden birine dönüşmüştür.

1956 yılında II. Elizabeth'e takdim edilen "Zaman" uzun yıllar Karabağ atlarının uluslararası düzeyde tanınan temel sembollerinden biri olarak hafızalarda kaldı. Aradan 66 yıl geçtikten sonra ise Karabağ atı yeniden Windsor Sarayı'na döndü. 2022 yılında İlham Aliyev tarafından II. Elizabeth'e "Şöhret" adlı Karabağ atının hediye edilmesi, Karabağ'ın işgalden kurtarılmasından sonra özel bir sembolik anlam taşıyordu...


 

Sizə yeni x var
Keçid et
Bakıda dəhşətli yanğın - Helikopter havaya qalxdı - Xəbəriniz Var?