Modern.az

O, her zaman ikinci kalacak... Futbol tarihinin en büyük tartışmasına nokta

O, her zaman ikinci kalacak... Futbol tarihinin en büyük tartışmasına nokta

İdman

Bugün, 18:18

Dün Arjantin ile Mısır arasında oynanan dünya şampiyonası maçı bir kez daha gösterdi ki, büyük futbolcular büyük sahneler için doğar. Baskı arttıkça bazıları görünmez olur, bazıları ise tarihi yazar.

Lionel Messi yine ikinci gruba ait olduğunu kanıtladı.

Dünya Kupası'nda Mısır'a karşı 2:0 geriye düşen Arjantin zor anlar yaşarken top yine onun ayağına geldi. Bir gol attı, bir asist yaptı ve takımına galibiyet kazandırarak 1/4 final aşamasına taşıyan ana figür oldu. Aslında bu, bu Dünya Kupası'nda ilk kez değil. Messi turnuva boyunca kader belirleyici karşılaşmalarda sorumluluğu üzerine alan futbolcu olarak sahne alıyor. Takımının yükünü taşıyor, oyunu yönetiyor, gerektiğinde gol atıyor, gerektiğinde ise asist yapıyor.

Cristiano Ronaldo ise aynı turnuvada tamamen farklı bir tablo sergiliyor.

Portekiz 1/8 finalinde İspanya'ya mağlup olarak turnuvaya veda etti. Bu aynı zamanda Cristiano Ronaldo'nun Dünya Kupası'nı başı üzerinde kaldırma arzusunun sonu oldu, o artık Dünya Kupası'nda yer almayacak. Turnuva boyunca sadece Özbekistan maçında eski gücünden izler görünüyordu. Kalan maçlarda ise daha çok takımının bir parçası olarak akılda kaldı, lideri olarak değil.

Bu, ilk kez değil.

Son yıllarda onların futbol yolu birbirinden giderek uzaklaşıyor.

Messi ve Ronaldo hakkında en çok dile getirilen fikirlerden biri şudur:

"Messi doğuştan yetenekti, Ronaldo ise emeğin ürünü..."

Bu fikir ilk bakışta romantik gelse de, tam gerçek değil.

Evet, Ronaldo'nun demir disiplini fenomen seviyesindedir.

Saatlerce antrenman yapması, beslenmesine ciddi kontrol etmesi, vücudunu 40 yaşında bile elit seviyede tutması herkes için bir örnektir.

Ama bu, Messi'nin bunları yapmadığı anlamına gelmez.

Aksine...

Messi de profesyonellik açısından futbolda örnek gösterilen futbolculardan biridir. Sadece bunu sergilemeyi sevmemiştir.

Eğer sadece doğuştan yetenek her şeyi çözseydi, Ronaldinho futbol tarihinin en büyük oyuncusu olurdu.

Eğer sadece yetenek yeterli olsaydı, Neymar bugün zaten üç-dört Dünya Kupası için değil, futbol tarihinin en büyük oyuncusu statüsü için mücadele ederdi.

Her iki futbolcu da Messi kadar, belki de bazı bileşenlerde ondan daha fazla doğuştan yeteneğe sahipti.

Ama...

Ronaldinho'nun gece hayatı, eğlenceleri ve disiplinsizliği onun zirvesini çok kısa tuttu.

Neymar ise sayısız sakatlıklar, kişisel hayatı ve profesyonel olmayan yaklaşımı nedeniyle hiçbir zaman potansiyelini tam olarak gerçekleştiremedi.

Messi ise tam tersini yaptı.

O, hiçbir zaman skandal gece hayatı yaşamadı.

Hiçbir zaman antrenman rejimini bozmasıyla gündeme gelmedi.

Hiçbir zaman futboldan dışarıdaki hayatını futbolun önüne geçirmedi.

Demek ki, Messi'nin başarısının sırrı sadece yetenek değil, yetenekle profesyonelliğin ideal birleşimiydi.

Bazen derler ki, Ronaldo kendini yarattı, Messi ise yeteneğin meyvesidir.

Aslında ise her ikisi de kendilerini yarattılar.

Sadece yolları farklı oldu.

Ronaldo'nun en büyük üstünlüğü vücudunu silah gibi kullanmasıydı.

Messi'nin ise en büyük üstünlüğü futbol beynidir.

Bunu hiçbir antrenman programıyla öğrenmek mümkün değil.

Messi top ayağına gelmeden önce zaten sonraki iki-üç pası hesaplar.

O, oyunu oynamaz.

Oyunu okur.

Belki de bu yüzden dünyanın en büyük antrenörleri — Pep Guardiola, Arsene Wenger, Jürgen Klopp, Jose Mourinho, Fabio Capello ve diğerleri yıllardır aynı fikri dile getiriyorlar:

"Messi futbol tarihinde benzeri olmayan bir oyuncudur."

Ancak bu rekabet duygular üzerine değil, rakamlar üzerine kurulmalıdır.

Ve rakamlar çoğu zaman hislerden daha sert olur...

Rakamlar futbolda her şeyi söylemese de, çok şeyi söyler. Özellikle de söz konusu futbol tarihinin en büyük rekabeti ise.

2026 Dünya Kupası devam ederken Messi ve Ronaldo'nun resmi istatistikleri yine de birbirine çok yakındır. Her ikisi de 1200'den fazla resmi maça çıktı, 900'den fazla gol attı, yüzlerce asist yaptı. Her ikisi de kulüp ve milli takım tarihinin en üretken futbolcularındandır.

Ancak fark sadece gollerde değil.

Messi tüm kariyeri boyunca Ronaldo'dan daha fazla asist yaptı. Bu tesadüfi değil. Çünkü Messi hiçbir zaman sadece golcü olmadı. O, aynı zamanda oyunu kuran, tempoyu belirleyen, atakları hazırlayan futbolcudur.

Ronaldo ise kariyerinin ikinci yarısından itibaren daha çok ceza sahası oyuncusuna dönüştü. O, fantastik bir golcüdür. Belki de futbol tarihinin en büyük bitiricisidir. Ama Messi hem oyunu kurar, hem gol atar, hem de takımını oynatır.

Bunun sonucu Altın Toplarda da görülüyor.

Messi'nin hesabında 8 "Altın Top", Ronaldo'nun ise 5 "Altın Top" var.

FIFA tarafından yılın en iyi futbolcusu ödüllerinde de Messi öndedir.

En iyi oyuncu seçildiği dünya şampiyonalarının sayısı da Messi'nin lehinedir.

Milli takım seviyesinde fark daha da belirgindir.

Uzun yıllar Ronaldo'nun taraftarları "Messi'nin milli takımla hiçbir şey kazanmaması" argümanını kullanıyorlardı.

Ama tarih garip bir oyundur.

Messi önce Amerika Kupası'nı kazandı.

Sonra Finalissima.

Ardından ise futbolun zirvesini - Dünya Kupası'nı.

Ve bunu sadece kaptan olarak değil, turnuvanın en iyi futbolcusu olarak yaptı.

İşte o Dünya Kupası benim için bu tartışmayı kesin olarak bitirdi.

Çünkü futbol tarihinde Dünya Kupası her şeyden üstündür.

Ronaldo'nun üstün olduğu noktalar da var.

Bunu itiraf etmemek objektif olmaz.

Kafa vuruşlarında Ronaldo belki de futbol tarihinin en iyi oyuncusudur.

Onun sıçrayışı, havada kalması, zamanlaması fenomen seviyesindedir.

Penaltı atışlarında da Ronaldo daha istikrarlı görünüyor.

Yıllardır yüksek yüzdeyle penaltı atışı kullandı.

Ama sıkça söylenen başka bir argüman var.

"Serbest vuruşların kralı Ronaldo idi."

Evet...

2014'e kadar.

"Knuckleball" vuruşları, topun havada yön değiştirmesi uzun yıllar futbol taraftarlarını büyüledi.

Ancak o dönemden sonra Ronaldo'nun serbest vuruşlardaki verimliliği keskin bir şekilde azaldı.

Son on yıldan fazla süredir attığı doğrudan serbest vuruş golleri parmakla sayılacak kadar azdır.

Messi ise aksine.

Yaşı ilerledikçe serbest vuruş ustasına dönüştü.

Bugün serbest vuruş kazanıldığında dünyanın büyük bir kısmı artık bunun gol olabileceğini düşünüyor.

Bu da futbol paradokslarından biridir.

Ronaldo serbest vuruşlardan uzaklaştı.

Messi ise bu alanda zirveye yükseldi.

Benim için temel farklardan biri ise onların futbol felsefesidir.

Messi hiçbir zaman kişisel istatistikleri uğruna oynamadı.

Bazen gol pozisyonunda bile topu takım arkadaşına pas verdi.

Onun için ana mesele takımın galibiyeti oldu.

En parlak örneklerden biri 2022 Dünya Kupası'dır.

Messi her maçta hem gol atıyor, hem de takımını oynatıyordu.

O, sadece golcü değildi.

O, tüm oyunun yazarıydı.

Ronaldo'da ise farklı bir yaklaşım hissediliyor.

O, her zaman rekorların peşinden gitti.

100. gol...

500. gol...

900. gol...

1000. gol...

Bu, kötü bir özellik değil.

Aksine.

Onun hırsı işte Ronaldo'yu Ronaldo yaptı.

Ancak benim için futbolun özü sadece kişisel rekorlar değil.

Takımı büyütmektir.

Messi bunu daha çok başardı.

Saha dışında da iki farklı dünya var.

Messi her zaman sakin olmuştur.

O, çocukluk aşkı Antonela Roccuzzo ile yıllardır birliktedir, mutlu bir aile hayatı yaşıyor.

Medyada onun adı skandallarla neredeyse hiç anılmadı.

Sahada da nadiren agresif davranış sergiledi.

Hakemlerle tartışması, rakiplerle kavgaya girmesi çok az görülen durumlardır.

Ronaldo ise tam tersidir.

Daha duygusaldır.

Daha karizmatiktir.

Daha parlak bir imaj yarattı.

Bu imaj ona milyonlarca taraftar kazandırdığı gibi, sayısız tartışma da getirdi.

Kişisel hayatı uzun yıllar medyanın dikkat merkezinde oldu.

Model Irina Shayk ile ilişkisi, daha sonra Georgina Rodriguez ile aile hayatı, çeşitli aşk maceraları defalarca dünya basınının manşetine taşındı.

2009 yılında ABD'de kendisine karşı ileri sürülen tecavüz suçlaması da uzun süre tartışıldı. 

Görünüş açısından da Ronaldo her zaman kendi üzerinde çalışan bir insan olmuştur.

Onun "Manchester United"a ilk geldiği dönemdeki görüntüleri ile şimdiki görünümü arasında büyük fark var.

Diş estetiği, saç ekimi ve çeşitli kozmetik prosedürler geçirdiği hakkında yıllardır geniş bilgiler yayılıyor.

Messi'de ise böyle bir dönüşüm neredeyse hiç görünmüyor.

 

Bir diğer önemli fark...

Ego.

Ronaldo belki de futbol tarihinin en güçlü mentaliteye sahip oyuncularındandır.

O, kendine sonsuz inanır.

Bazen bu inanç egoya dönüşür.

Ronaldo defalarca kendini dünyanın en iyi futbolcusu olarak adlandırdı.

Onu Messi'den üstün saymayanlara sert tepkiler verdi.

Messi ise tam farklı bir karakterdir.

Ona defalarca "Sen tarihin en iyi futbolcusu musun?" sorusu soruldu.

Hiçbir zaman bunu kendisi söylemedi.

Cevabı her zaman aynı oldu:

"Bunu insanlar değerlendirmeli."

Bu tevazu onun futbolunu daha da büyütür.

Bütün bunları topladığımda benim kişisel kanaatim değişmiyor.

Evet...

Cristiano Ronaldo futbol tarihinin en büyük oyuncularından biridir.

Belki de en büyük golcüdür.

Belki de en büyük profesyoneldir.

Belki de en güçlü mentaliteye sahip futbolcudur.

Ama...

Benim için o, her zaman ikinci olacak.

Çünkü Messi futbolun neredeyse tüm temel bileşenlerinde bir adım öndedir.

Gol atar.

Asist yapar.

Oyunu kurar.

Dribbling yapar.

Tempoyu kontrol eder.

Finallerde sorumluluğu üzerine alır.

Ve en önemlisi...

Dünya Kupası'nı sadece kazanmadı.

Onu taşıdı.

Bu ise futbolun zirvesidir.

Ancak bu fikir Ronaldo'nun büyüklüğüne gölge düşürmemeli.

Aksine.

Messi'nin büyüklüğünü tam anlamak için Ronaldo'nun kim olduğunu idrak etmek gerekir.

Eğer Ronaldo olmasaydı, belki de Messi bu kadar büyük görünmeyecekti.

Eğer Messi olmasaydı, Ronaldo da bu kadar aç, bu kadar motivasyonlu olmayacaktı.

Onlar birbirini büyüttüler.

Birbirini zirveye taşıdılar.

Yirmi yıla yakın futbol dünyası iki kişinin rekabetine şahitlik etti.

Bugün ise o güneş batmaya başlıyor.

Sahaya artık yeni nesil çıkıyor.

Lamine Yamal, Kylian Mbappe, Jude Bellingham ve diğerleri futbolun yeni yüzleri haline geliyorlar.

Ancak ne kadar büyük yıldızlar yetişse de, bir gerçek değişmeyecek:

Messi-Ronaldo rekabeti futbol tarihinin en muhteşem bireysel karşılaşması olarak yaşayacak.

Ve biz o dönemi canlı izleyen nesil olduğumuz için gerçekten şanslıyız.

Facebook
Dəqiq xəbəri bizdən alın!
Keçid et
İrana dəhşətli zərbələr - Türkiyədə nələr razılaşdırılır?