Yunanistan'ın son dönemlerde savunma alanındaki yatırımlarını hızla artırması, Atina'nın uzun vadeli askeri planlarıyla ilgili soruları yeniden gündeme getirdi.
Modern.az haber veriyor ki, Yunanistan İtalya ile iki savaş fırkateyni alımına dair bir anlaşma imzaladı. Anlaşmayı iki ülkenin savunma bakanları imzaladı. Bergamini tipi iki fırkateynin toplam değerinin 500 milyon avro olacağı belirtiliyor. Gemilerden biri genel maksatlı görevlerin yerine getirilmesi, diğeri ise denizaltılara karşı mücadele için tasarlandı.
Bununla birlikte, Atina Fransa'dan “Belharra” sınıfı 4 fırkateyn de sipariş etti. Yunanistan'ın yeniden silahlanma programı bununla sınırlı değil. Atina, 2036 yılına kadar savunma ve askeri teçhizatın yenilenmesine yaklaşık 28 milyar avro harcamayı planlıyor. Geçen ay ise Yunanistan, İsrail ile hava ve füze saldırılarından korunma sistemi alımı için 3 milyar avro değerinde bir anlaşma imzaladı. Söz konusu sistem “Achilles Shield” (“Aşil Kalkanı”) sistemidir.
Bütün bunlar, Yunanistan'ın ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Bu nedenle Atina'nın savunma harcamalarını bu kadar büyük ölçüde artırması, ülkenin gelecekteki askeri stratejisiyle ilgili tartışmalara neden oluyor.
Asıl soru ise Türkiye'dir
Yunanistan ve Türkiye NATO üyesi olsalar da, iki ülke arasında uzun yıllardır bir dizi ciddi fikir ayrılığı bulunmaktadır. Ege Denizi'nde toprak ve deniz sınırları, hava sahası, Kıbrıs meselesi ve Akdeniz'deki enerji kaynakları Ankara ile Atina arasındaki ilişkilerin en hassas konuları arasındadır. Son yıllarda bu rekabete enerji faktörü de eklendi.
Doğu Akdeniz'de, özellikle Kıbrıs çevresinde büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinin keşfedilmesi, bölgedeki jeopolitik rekabeti daha da güçlendirdi. Söz konusu, potansiyel değeri yüz milyarlarca dolarla ölçülen enerji yataklarıdır.
Burada asıl mesele sadece yatakların kime ait olduğu değil. Deniz sınırlarının belirlenmesi, ekonomik bölgelerin paylaşımı ve enerji rotalarının kontrolü de Ankara ile Atina'nın karşı karşıya geldiği meselelerdendir. Diğer yandan, Yunanistan'ın İsrail ile askeri işbirliğini genişletmesi de dikkat çekiyor. İsrail-Türkiye ilişkilerinin uzun süredir gergin kalması fonunda Atina ile Tel Aviv arasında savunma alanında yakınlaşma Ankara tarafından da izleniyor.
Bununla birlikte, 28 milyar avroluk yeniden silahlanma programı, yeni fırkateynler, hava-füze saldırısından korunma sistemi ve İsrail ile askeri işbirliğinin genişlemesi, Yunanistan'ın bölgede askeri imkanlarını ciddi şekilde artırmaya hazırlandığını gösteriyor. Böylece, mesele “Yunanistan Türkiye ile savaşa başlayacak mı?” sorusundan daha çok, “Atina olası gelecekteki bir çatışmada askeri üstünlüğünü artırmaya mı çalışıyor?” sorusu etrafında tartışılabilir.
Doğu Akdeniz'de enerji kaynakları, deniz sınırları ve jeopolitik ittifaklar etrafında rekabet devam ettikçe, Ankara-Atina ilişkilerinde askeri faktörün ağırlığının daha da artması ihtimali dışlanmıyor.