Geçtiğimiz gün Devlet Sınav Merkezi tarafından II ve III uzmanlık grupları için yükseköğretim kurumlarına kabul sınavı yapıldı. Sınavdan sonra sonuçlar ve genel tabloyla ilgili ilk tartışmalara göre, bu yıl sınavın bazı bölümlerinde önceki yıllara göre farklı yaklaşımlar gözlemlendi. Özellikle ayrı ayrı derslerdeki soruların zorluk seviyesi hakkında adayların görüşleri farklılık gösteriyor. İlk değerlendirmelere göre, sonuçların ve geçiş puanlarının nasıl değişeceği hakkında çeşitli tahminler dile getiriliyor.
Konuyla ilgili Modern.az'a konuşan AzEdu Eğitim Platformu'nun icra direktörü, eğitim alanları araştırmacısı Elmin Nuri, en önemli noktalardan birinin bu sınavların genel kabul sisteminin ayrı ve bağımsız bir parçası değil, onun doğal bir bileşeni olduğunu belirtti.
"Bildiğimiz gibi, kabul sınavları mezuniyet ve blok aşamalarından oluşmaktadır. Blok sınavlarının kolay veya zor olması ise doğrudan mezuniyet sınavlarının zorluk seviyesine bağlıdır. Çünkü bu aşamalar birbirini mutlaka tamamlamalıdır.
Mezuniyet sınavları zor geçtiği halde blok sınavlarının da ağır olacağını beklemek doğru olmazdı. Eğer böyle olsaydı, çok ciddi bir kaos yaşanabilirdi. Bu kaos hem uzmanlık seçiminde hem de geçiş puanlarının oluşmasında kendini gösterebilirdi. İşte bu yüzden ben blok sınavlarının nispeten rahat geçeceğini önceden tahmin ediyordum ve bununla ilgili sosyal medya hesaplarımda da görüşlerimi paylaşıyordum. Bazıları buna inanmasa da, son sonuçta durumun gerçekten de böyle olduğu görüldü. En azından dünkü sınavlarla ilgili ilk izlenimler bunu söylemeye temel veriyor".
Uzman ayrıca, kabul sürecinde sınavlar arasında dengenin korunmasının en önemli konulardan biri olduğunu vurguladı:
"Aksi takdirde, sınav sürecinin başarılı bir şekilde organize edilmesinden bahsetmek mümkün olmaz. Bu açıdan II ve III uzmanlık grupları için blok sınavlarındaki soruların zorluk seviyesini göz önüne alırsak, belirli bir ölçüde rahat geçtiğini söyleyebiliriz.
Ancak bu mantıksal argümanların sonuçlarda kendini nasıl göstereceğini şimdiden kesin olarak söylemek zordur. Çünkü sınav henüz dün yapıldı ve sonuçlar belli değil. Doğru, genellikle ilk izlenimler son sonuçlarda da kendini doğrular. Mezuniyet sınavlarında da bunu gördük. İnsanların sınavın zorluğuyla ilgili itirazlarının sonuçlar açıklandıktan sonra belirli bir anlamda haklı olduğunu gördük".
Uzman, soruların kolay olmasıyla ilgili dile getirilen görüşlerin sonuçlarda kendini göstereceğini düşünüyor:
"Ancak burada önemli bir fark var. Bu yıl II uzmanlık grubu için başvuranların sayısı geçen yıla göre oldukça arttı. Geçen yıl yaklaşık 25 bin kişi başvuru yapmışken, bu yıl bu rakam 28 bini geçti. Yani 3 binden fazla bir artış var ve bu az bir fark değil.
II uzmanlık grubunda plan yerlerinin geçen yıla göre ciddi bir değişiklik göstermediğini göz önüne alırsak, bu yıl nispeten oldukça fazla adayın kabul edilmeme olasılığını görebileceğiz. Bu, özellikle düşük ve orta puanlı uzmanlıklarda kendini gösterebilir. Örneğin, 150 puanlık uzmanlıklarda, yani mezuniyet sınavında minimum 100 puan toplayarak seçim hakkı kazanan adaylar arasında rekabetin daha fazla hissedilmesi bekleniyor".
E. Nuri ayrıca, III uzmanlık grubunda ise durumun geçen yıldan ciddi bir farklılık göstermeyeceğini ekledi:
"Çünkü burada başvuru sayısı sadece 50 kişi arttı. Bu ise genel tabloyu değiştirecek kadar ciddi bir fark değil. Genel mekanizma da geçen yıldan farklılık göstermediği için III uzmanlık grubunda durum ne geçen yıldakinden zor olacak ne de kolay olacak.
Ek olarak, şu anda sadece II ve III uzmanlık grupları için yapılan sınavları değerlendirebildiğimizi belirtmek isterim. I ve IV uzmanlık grupları için sınavlar yapıldıktan sonra genel tablo hakkında daha eksiksiz bir fikir söylemek mümkün olacaktır".
Uzman ayrıca, hangi derslerde hangi soruların daha zor veya daha kolay olduğu konusuna gelince, bunu o derslerin öğretmenleri ve uzmanlarının daha profesyonel bir şekilde yorumlayabileceğini belirtti:
"Biz ise sadece genel gözlemleri ve toplumda oluşan tepkiyi değerlendirebiliriz.
Örnek olarak, III uzmanlık grubunda tarih dersiyle ilgili tek bir fikir yok. Bazı öğretmenler belirli sorularla ilgili itirazda bulunurken, diğerleri ise tam tersine, tarih sorularının kolay olduğunu söylüyorlar. Azerbaycan dili dersi için de benzer bir durum gözlemleniyor. Bir öğretmen soruları kolay bulurken, başka bir öğretmen ise alışılmadık ve farklı formatların olduğunu söylüyor. Halbuki her iki kişi de aynı alanın öğretmenidir. Onların farklı düşünmesi belirli bir anlamda sübjektif yaklaşımdan kaynaklanmaktadır. Ancak genel barometre ve adayların ilk tepkisi sınavların nispeten kolay geçtiğini gösteriyor".