Modern.az

Azerbaycan'ın coğrafi üstünlüğü: Bakü ŞİÖ için kritik öneme sahip

Azerbaycan'ın coğrafi üstünlüğü: Bakü ŞİÖ için kritik öneme sahip

Analitik

31 Ağustos 2026, 10:54

Modern dünyada devletlerin uluslararası ağırlığı sadece toprak, nüfus ve ekonominin ölçeğiyle belirlenmez. Ülkenin coğrafi konumu, bölgesel süreçlere etki imkanları ve çeşitli ekonomik alanları birleştiren ulaştırma-iletişim hatları üzerinde yer alması da onun stratejik önemini belirleyen temel faktörlerdendir. Özellikle küresel ekonomik faaliyetin giderek daha çok Asya'ya yöneldiği, yeni ulaşım ve enerji rotalarının ekonomik çıkarların yanı sıra jeopolitik önem de kazandığı bu aşamada, büyük coğrafyaları birbirine bağlayan ülkelerin rolü daha da artmaktadır.

Azerbaycan işte böyle stratejik bir konuma sahip devletlerdendir. Ülkemizin Avrupa ile Asya'nın kesişiminde yer alması, Hazar Denizi'ne çıkışı ve oluşturduğu modern ulaşım altyapısı ona Orta Asya, Güney Kafkasya, Türkiye ve Avrupa arasında önemli bir bağlantı rolünü oynama imkanı vermektedir. Azerbaycan'ın son yıllarda uluslararası ilişkiler sistemindeki konumunun güçlenmesi de bu imkanların daha verimli bir şekilde gerçekleştirilmesiyle eşlik etmektedir.

Bu süreçte Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yürüttüğü bağımsız, tutarlı ve milli çıkarlara dayalı dış politika önemli rol oynamaktadır. Bu politika, Azerbaycan'ın çeşitli güç merkezleriyle karşılıklı faydalı işbirliği kurmasına, bölgesel ve küresel süreçlerde aktif katılımına imkan sağlamıştır. Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin tam olarak yeniden sağlanması ise devletimizin milli çıkarlarının temin edilmesi yönünde yürütülen politikanın önemli sonuçlarından biridir.

Son yıllarda Azerbaycan'ın Asya'nın önde gelen devletleriyle siyasi, ekonomik, ulaşım, enerji ve insani ilişkileri önemli ölçüde genişlemiştir. Bu süreç, ülkemizin Avrasya coğrafyasında güvenilir bir ortak olarak konumunu güçlendirmekle kalmamış, çeşitli çok taraflı platformlarla işbirliğinin önemini de artırmıştır. Bu açıdan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Azerbaycan'ın dikkatini çeken önemli uluslararası platformlardan biridir.

AZERTAC Azerbaycan-ŞİÖ işbirliğinin artan önemini belirleyen faktörleri, mevcut ilişkileri ve yeni işbirliği imkanlarını analiz etmektedir.

2026 yılında kuruluşunun 25. yıl dönümünü kutlayacak olan ŞİÖ, bugün 10 tam üyesini bir araya getirmektedir. Örgütün kapsadığı coğrafya yaklaşık 36 milyon kilometrekare, üye ülkelerin toplam nüfusu ise 3,4 milyar kişiden fazladır. Dünya Bankası'nın 2025 yılı verilerine göre, ŞİÖ'nün 10 üye ülkesinin toplam nominal GSYİH'si yaklaşık 27,4 trilyon dolar olup, bu da dünya GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 23,1'ine eşittir.

Örgütün üyeleri arasında Çin, Hindistan ve Rusya gibi küresel ekonomik ve siyasi güçlerin yanı sıra, İran ve Pakistan gibi jeostratejik öneme sahip devletler, ayrıca Orta Asya'nın Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkeleri yer almaktadır. Belarus'un da üyeliği ile ŞİÖ'nün Avrasya ölçeğindeki kapsama alanı daha da genişlemiştir. Örgütün 10 tam üyesine ek olarak, 2 gözlemci ülkesi ve 15 diyalog ortağı bulunmaktadır.

ŞİÖ bir yandan dünyanın en büyük nüfus ve tüketim pazarlarını, diğer yandan zengin enerji ve hammadde kaynaklarına sahip ülkeleri, aynı zamanda Avrasya'nın ana kara ulaşım rotalarını tek bir platformda birleştirmektedir. Bu özellik, örgütün ekonomik ve jeopolitik önemini daha da artırmaktadır.

Azerbaycan bu devasa alanla sadece ikili ilişkiler aracılığıyla değil, kurumsal işbirliği çerçevesinde de bağlıdır. Ülkemiz 2015 yılından beri ŞİÖ'nün diyalog ortağıdır. Bu statü, Azerbaycan'ın örgütün siyasi, ekonomik, ulaşım, enerji, güvenlik ve insani gündemiyle ilişkilerini genişletmesine olanak sağlamıştır.

ŞİÖ'nün 25 yıllık gelişim yolu ve genişleyen gündemi

ŞİÖ'nün bugünkü ölçeğini, geçtiği yola bakarak anlamak mümkündür. Örgütün temelinde başlangıçta Çin ile Orta Asya'nın Sovyet sonrası devletleri arasında sınırlarda güvenin pekiştirilmesi, askeri risklerin azaltılması ve karşılıklı güvenliğin sağlanmasına yönelik mekanizmalar yatıyordu. Sonradan bu işbirliği daha geniş siyasi, güvenlik, ekonomik ve insani gündeme sahip uluslararası bir örgüte dönüştü.

15 Haziran 2001'de Şanghay'da kurulan ŞİÖ, başlangıçta Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan'ı birleştiriyordu. Sonraki yıllarda örgütün coğrafyası genişledi: 2017'de Hindistan ve Pakistan, 2023'te İran, 2024'te ise Belarus tam üye sırasına katıldı.

Örgütün hukuki temelini 2002 yılında imzalanan ŞİÖ Şartı oluşturmaktadır. Belgede devletlerin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve sınırlarının dokunulmazlığına karşılıklı saygı, iç işlerine karışmama, güç kullanmama ve anlaşmazlıkları barışçıl yollarla çözme gibi ilkeler tespit edilmiştir. Şart, üye devletlerin eşitliğini ve ŞİÖ'nün diğer devletlere ve uluslararası örgütlere karşı yönelmediğini de belirlemektedir. Bu yaklaşım, örgütün önemli özelliğini ortaya koymaktadır. ŞİÖ, tek bir siyasi veya askeri blok değildir. İçinde farklı siyasi sistemlere, dış politika önceliklerine ve ekonomik çıkarlara sahip devletler temsil edilmektedir. Buna rağmen, bu devletler ortak çıkar teşkil eden konularda aynı platformda işbirliği yapmaktadırlar.

Örgütün hukuki bazının 25'ten fazla anlaşma ve diğer normatif belgeyi kapsaması, faaliyetlerinin ise güvenlikle sınırlı kalmaması ŞİÖ'nün geniş bir kurumsal işbirliği sistemine dönüştüğünü göstermektedir. Terörizm, ayrılıkçılık, aşırıcılık, uyuşturucu ve silahların yasa dışı dolaşımı, ulusötesi suçlarla mücadele ile birlikte, ekonomik ve yatırım işbirliği, ulaşım ve iletişim altyapısı, transit imkanları ve enerji sistemlerinin geliştirilmesi de örgütün gündeminde yer almaktadır.

ŞİÖ'nün 2035'e kadar Gelişim Stratejisi, örgütün gelecekteki yönlerini de belirlemektedir. Belgede güvenliğin yanı sıra, ticaret, ekonomi ve yatırım işbirliğinin genişletilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi, bilim ve teknoloji, sağlık, çevre ve eğitim alanlarında ilişkilerin geliştirilmesi öncelik olarak gösterilmektedir. Bu açıdan ŞİÖ'yü sadece bir güvenlik örgütü olarak sunmak doğru olmazdı. Faaliyetleri siyasi-diplomatik diyalogdan ekonomiye, enerjiden ulaşıma, bilimden eğitime kadar geniş alanları kapsamaktadır.

Devasa pazarlar ve ekonomik potansiyel

ŞİÖ'nün temel gücünü demografik ve ekonomik ölçeği belirlemektedir. Örgüt alanında Çin ve Hindistan gibi dünyanın en büyük nüfus ve tüketim merkezleri yer almaktadır. Rusya, Pakistan ve İran da büyük nüfus ve geniş iç pazarlara sahiptir. Bu, sadece tüketim potansiyeli değil, aynı zamanda büyük işgücü kaynağı, sanayi imkanları ve gelecekteki ekonomik büyüme için geniş bir taban demektir. Çin'in yaklaşık 19,5 trilyon dolarlık, Hindistan'ın 3,96 trilyon dolarlık, Rusya'nın ise 2,56 trilyon dolarlık nominal GSYİH'si ŞİÖ alanının ekonomik ölçeğini açıkça göstermektedir. Kazakistan ve Özbekistan gibi Orta Asya ekonomilerinin hızlı gelişimi de bu tabloyu tamamlamaktadır.

Azerbaycan için bu alan hem mevcut ticaret ilişkileri, hem de ulaşım, lojistik, yatırım, sanayi ve enerji imkanlarının genişletilmesi açısından önemlidir. Ancak ülkemizin temel üstünlüğü ŞİÖ üyeleriyle ekonomik ölçek açısından rekabet etmesinde değil, bu devasa ekonomik alanı daha geniş Avrasya pazarlarıyla birleştirebilmesindedir.

Enerji ve ulaşım: ŞİÖ alanının stratejik damarları

ŞİÖ coğrafyasında hem büyük enerji üreticileri, hem de dünyanın ana enerji tüketicileri yer almaktadır. Rusya, İran ve Kazakistan önemli petrol ve gaz rezervlerine sahiptir. Çin ve Hindistan ise küresel enerji talebinin ana merkezleri arasındadır.

Modern dünyada enerji kaynaklarının mevcudiyeti kadar, bunların güvenli, istikrarlı ve çeşitlendirilmiş rotalarla tüketim pazarlarına ulaştırılması da stratejik önem taşımaktadır. Azerbaycan'ın üstünlüğü işte bu aşamada daha net görülmektedir. Ülkemiz ŞİÖ'nün en büyük enerji üreticisi değildir. Ancak Azerbaycan, enerjinin üretildiği bölgelerle tüketim pazarları arasında bağlantı kuran önemli devletlerden biridir. Güney Gaz Koridoru bunun en açık örneğidir. Yaklaşık 3500 kilometre uzunluğundaki bu enerji sistemi, Azerbaycan gazını Gürcistan ve Türkiye aracılığıyla Avrupa'ya ulaştırmaktadır. 2025 yılında Azerbaycan, Avrupa Birliği üyesi devletlere bu koridor aracılığıyla 12,5 milyar metreküp doğal gaz tedarik etmiştir. Bakü-Tiflis-Ceyhan, TANAP ve TAP gibi projeler de Azerbaycan'ın enerji altyapısının çeşitli bölgeleri birleştirme imkanlarını göstermektedir. Halihazırda geliştirilmekte olan Zengazur koridoru (TRIPP) ise bu bağlantı imkanlarını daha da genişletebilir.

Aynı mantık ulaşım alanında da kendini göstermektedir. ŞİÖ alanı, Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e uzanan ana kara ulaşım yönlerinin büyük bir kısmını kapsamaktadır. Çin ve Orta Asya'nın üretim ve ticaret merkezleri, Rusya, İran ve Hindistan yönleri, Hazar havzası ve Batı pazarları arasındaki ilişkilerin genişlemesi yeni lojistik imkanlarını ön plana çıkarmaktadır. Azerbaycan bu haritada özel bir coğrafi konuma sahiptir. Ülkemiz aynı anda Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım rotalarının kesişiminde yer almaktadır. Bakü Limanı, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, Orta Koridor ve “Kuzey-Güney” Uluslararası Ulaşım Koridoru çeşitli yönler üzerinde bağlantılar oluşturmaktadır. Bakü Uluslararası Deniz Ticaret Limanı'nın birinci aşama itibarıyla yıllık yük elleçleme kapasitesinin 15 milyon ton ve 100 bin TEU olması, gelecekte bu imkanın 25 milyon ton ve 500 bin TEU'ya çıkarılmasının öngörülmesi Azerbaycan'ın bu ulaşım sistemindeki rolünü daha da güçlendirebilir.

Devasa ŞİÖ alanında Azerbaycan'ın stratejik yeri

İşte burada Azerbaycan-ŞİÖ ilişkilerinin temel mantığı ortaya çıkmaktadır. Azerbaycan'ın ŞİÖ karşısındaki üstünlüğünü sadece ülkenin ekonomik göstergeleriyle ölçmek doğru olmaz. Temel üstünlük Azerbaycan'ın bulunduğu coğrafyadır. ŞİÖ'nün doğusunda Çin, Hindistan ve Pakistan, kuzeyinde Rusya, güneyinde İran, merkezinde ise Orta Asya yer almaktadır. Azerbaycan Hazar'ın batı kıyısında, bu devasa alanın önemli bir kısmını Türkiye ve Avrupa ile ilişkilendiren yolların üzerinde yer almaktadır. Bir tarafta Çin ve Orta Asya'nın devasa üretim ve tüketim pazarları, diğer tarafta Avrupa vardır. Diğer yönlerde Rusya, İran ve Hindistan yer almaktadır. Bu jeoekonomik hatların kesişiminde Azerbaycan, ŞİÖ alanı ile Batı arasında önemli bir bağlantı rolünü oynayabilir.

Ülkemizin çok taraflı diplomasi tecrübesi de bu konumu tamamlamaktadır. Azerbaycan'ın Bağlantısızlar Hareketi'ne 2019-2023 yıllarında başkanlık etmesi, COP29'a ve Dünya Şehircilik Forumu'na ev sahipliği yapması, D-8'e üyeliği, 2026 yılında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın Hankendi'de Zirve toplantısının düzenlenmesi Azerbaycan'ın çeşitli bölgesel ve uluslararası platformlarda aktif rolünü göstermektedir. Azerbaycan'ın 2024-2026 yıllarında Asya'da Karşılıklı Etkileşim ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'na başkanlık etmesi ve bu yıl Bakü'de AKGÖ Zirve toplantısının düzenlenmesinin planlanması da ülkemizin çok taraflı diplomasi imkanlarını genişletmektedir.

Bu açıdan meseleye sadece “Azerbaycan ŞİÖ ile işbirliğinden ne kazanıyor?” sorusuyla yaklaşmak yeterli değildir. Diğer önemli soru da şudur: ŞİÖ alanı Azerbaycan aracılığıyla hangi yeni imkanları elde ediyor?

Cevap, ilk olarak, bağlantıdır. Hazar Denizi, Bakü Limanı, Orta Koridor, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu, “Kuzey-Güney” rotası, Güney Gaz Koridoru ve gelecekteki bölgesel ulaşım bağlantıları Azerbaycan'ın Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında stratejik rolünü güçlendirmektedir.

Özellikle Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası'nın ve Orta Koridor'un gelişimi, Azerbaycan'ın Orta Asya ve Çin yönünden Avrupa'ya erişimin sağlanmasında önemli bir ortak olarak konumunu pekiştirmektedir. Orta Asya ülkeleri, Çin ve diğer ŞİÖ üyeleriyle ikili ilişkilerin genişlemesi ise bu çok taraflı işbirliğinin siyasi ve ekonomik temellerini daha da güçlendirmektedir.

Azerbaycan-ŞİÖ ilişkilerinde yeni siyasi dinamik

Son yıllarda Azerbaycan-ŞİÖ ilişkilerinde siyasi dinamik önemli ölçüde artmıştır. Bu süreçte Çin faktörü özel bir önem taşımaktadır. 3 Temmuz 2024'te Astana'da Azerbaycan ve Çin arasında imzalanan “Stratejik Ortaklığın Kurulması Hakkında Ortak Bildiri”de Çin, Azerbaycan'ın ŞİÖ çerçevesinde işbirliğini güçlendirme çabalarını memnuniyetle karşılamış ve ülkemizin örgütteki hukuki statüsünün yükseltilmesini desteklediğini belirtmiştir.

Çin'in ŞİÖ'nün önde gelen devletlerinden biri olması ve Azerbaycan ile stratejik ortaklığının gelişimi bu yönde yeni imkanlar yaratmaktadır. Azerbaycan'ın ŞİÖ ile siyasi temaslarının yoğunlaşması, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in örgütün yüksek düzeyli etkinliklerine katılımıyla da kendini göstermektedir. Devlet başkanımız 2022'de Özbekistan'da düzenlenen ŞİÖ Zirvesi'ne fahri konuk olarak katılmış, 2024'te Kazakistan'da düzenlenen zirvede konuşma yapmış, 2025'te ise Çin'in Tiencin şehrinde örgütün etkinliklerine katılmıştır.

Azerbaycan-Çin ilişkilerinin son yıllarda yeni bir seviyeye yükselmesi de ŞİÖ çerçevesinde işbirliğinin pratik içeriğini güçlendiren faktörlerdendir. Azerbaycan'ın “Bir Kuşak, Bir Yol” girişimini desteklemesi, Çin'de “Azerbaycan Ticaret Evi”nin faaliyet göstermesi, ticaret, yatırım ve lojistik alanlarında ilişkilerin genişlemesi iki ülke arasında işbirliğinin ekonomik temellerini sağlamlaştırmaktadır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 31 Ağustos 2025'te Tiencin'de düzenlenen “ŞİÖ artı” formatındaki görüşe katılımı da bu açıdan özel bir önem taşımıştır. Devlet başkanımız, Azerbaycan-Çin ilişkilerinin son iki yılda niteliksel olarak yeni bir aşamaya yükseldiğini, stratejik ortaklıktan kapsamlı stratejik ortaklığa geçişin resmileştirildiğini belirtmiştir. Aynı zamanda, Azerbaycan'ın Çin'in Küresel Kalkınma, Küresel Güvenlik ve Küresel Medeniyet girişimlerini desteklediğini vurgulamıştır. Aynı gün Xi Jinping ile yapılan görüşmede Azerbaycan'ın ŞİÖ ile ilişkilerinin genişletilmesi meselesinin müzakere edilmesi de bu yönün ikili gündemdeki önemini göstermiştir.

Azerbaycan'ın ŞİÖ ile işbirliği siyasi diyaloğun yanı sıra, güvenlik, ekonomi ve insani alanları da kapsamaktadır. Terörizm, aşırıcılık, ayrılıkçılık, uyuşturucu maddelerin yasa dışı dolaşımı, siber suçluluk ve ulusötesi organize suçlarla mücadele güvenlik gündeminde önemli yer tutmaktadır. Ekonomik alanda ise ticaret ve yatırımların yanı sıra, enerji, tarım, ulaşım ve iletişimler, telekomünikasyon, küçük ve orta ölçekli işletmeler, çok modlu koridorlar ve transit imkanlarının geliştirilmesi ön plana çıkmaktadır.

İnsani işbirliği de ilişkilerin önemli yönlerindendir. Kültür, eğitim, bilim, sağlık, turizm, medeniyetlerarası diyalog, çok kültürlülük ve hoşgörü alanlarındaki ilişkiler, ortaklığın sadece siyasi ve ekonomik çıkarlara dayanmadığını göstermektedir.

Azerbaycan'ın örgütle ortaklığının kurumsal açıdan gelişiminde 2025'te Tiencin Zirvesi'nde kabul edilen karar da önemli bir aşama olmuştur. Gözlemci ve diyalog ortağı statülerinin tek bir “ŞİÖ ortağı” statüsünde birleştirilmesi, örgüt içinde işbirliği mekanizmalarının yenilenmesine zemin hazırlamış ve Azerbaycan da yeni ortaklık formatına dahil olmuştur.

2026 yılında ŞİÖ'nün kuruluşunun 25. yıl dönümünün kutlanması, örgütün gelişiminde yeni bir aşamaya dikkatleri artırmıştır. Kırgızistan'ın başkanlığı döneminde “ŞİÖ'nün 25 yılı: Sürdürülebilir barış, kalkınma ve refah için birlikte” sloganının belirlenmesi, yıldönümü etkinliklerinin ve Zirve toplantısının Bişkek'te düzenlenmesi örgütün gelecekteki gündeminin güncelliğini göstermektedir.

Azerbaycan-ŞİÖ işbirliğinin insani ve kültürel boyutunun dikkat çekici örneklerinden biri de Nizami Gencevi'nin mirasının örgüt alanında tanıtılmasıdır. 2021 yılında Haydar Aliyev Vakfı'nın girişimiyle şairin 880. yıl dönümü münasebetiyle büstü Pekin'deki ŞİÖ karargahında dikilmiştir. Böylece Nizami Gencevi'nin mirası ŞİÖ alanında Azerbaycan kültürünün önemli sembollerinden biri olarak sunulmuştur.

Azerbaycan-ŞİÖ ekonomik işbirliği

Azerbaycan'ın ŞİÖ alanındaki konumunu güçlendiren temel faktörlerden biri Orta Asya devletleriyle ilişkilerin hızla gelişmesidir. Bu açıdan ŞİÖ'nün 2026 yılında Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'te düzenlenecek Zirve toplantısı özel bir önem taşımaktadır.

Azerbaycan-Kırgızistan ilişkilerinin bu yıl 31 Temmuz'da imzalanan Müttefiklik İlişkileri Hakkında Anlaşma ile yeni bir aşamaya yükselmesi, Devletlerarası Konsey'in faaliyeti, yüksek düzeyli karşılıklı ziyaretler ve insani projeler iki ülke arasında işbirliğinin sağlam kurumsal temellere sahip olduğunu göstermektedir. Kırgızistan'ın ŞİÖ'ye başkanlığı fonunda bu ilişkilerin yüksek seviyesi, Azerbaycan'ın örgütle ilişkileri için ek siyasi ve ekonomik imkanlar yaratmaktadır.

Azerbaycan'ın çeşitli jeopolitik alanlarla paralel işbirliği politikası da ŞİÖ ile ilişkilerinin içeriğini genişletmektedir. Avrupa ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişimi, Türk dünyası ve İslam ülkeleriyle işbirliğinin derinleştirilmesi ülkemizin çeşitli bölgesel platformlar arasında bağlantı kurucu rolünü güçlendirmektedir. Güney Kafkasya'da yeni barış gerçekliklerinin oluşması ise bu imkanlara ulaşım ve ekonomik bağlantılar açısından ek içerik kazandırmaktadır.

Washington'da Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış anlaşmasının paraflanması bölgede uzun vadeli istikrar ve işbirliği için yeni perspektifler açmaktadır. Barış gündeminin güçlenmesi Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaşım bağlantılarının genişlemesine, bölgesel lojistiğin gelişimine ve yeni ekonomik projelerin hayata geçirilmesine elverişli koşullar yaratabilir. Zengazur koridorunun gelişimi de Azerbaycan'ın Orta Asya ve daha geniş ŞİÖ alanı ile bağlantı imkanlarını artıran faktörlerden biridir.

Siyasi diyaloğu ekonomik işbirliği tamamlamaktadır. 2025 yılında Azerbaycan'ın toplam dış ticaret hacmi 48,9 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Aynı yıl dış ticarette Rusya yüzde 10, Çin yüzde 9,9, Özbekistan yüzde 1,6, Kazakistan yüzde 1,4, İran ise yüzde 1,3 paya sahip olmuştur. Bu göstergeler, ŞİÖ üyelerinin Azerbaycan için artık gerçek ve önemli ekonomik ortaklara dönüştüğünü göstermektedir.

İlişkilerin genişletilmesi için potansiyel sadece ticaretle sınırlı değildir. ŞİÖ alanı Azerbaycan için ulaşım ve lojistik, yatırım, sanayi, enerji ve petrol dışı sektörde işbirliğinin genişletilmesi açısından büyük imkanlar yaratmaktadır. Azerbaycan'ın Orta Koridor'daki konumu, Hazar üzerinden ulaşım bağlantıları ve Avrupa pazarlarına erişim imkanları ŞİÖ ülkelerinin artan üretim ve ihracat potansiyeli ile birleştiğinde yeni ekonomik zincirlerin oluşmasına zemin hazırlayabilir.

Güney Kafkasya'da barışın pekişmesi ise Doğu-Batı ve Kuzey-Güney rotalarının daha verimli entegrasyonu için ek imkanlar yaratmaktadır. Bu açıdan Azerbaycan-Kırgızistan ilişkilerinin gelişimi, Orta Asya ülkeleriyle artan ekonomik işbirliği ve Çin ile stratejik ortaklığın derinleşmesi daha geniş bölgesel bağlantının ayrı ayrı elementleri olarak ortaya çıkmaktadır.

Azerbaycan-ŞİÖ işbirliğinin geleceğine sadece örgütle ilişkilerin formal genişlemesi prizmasından yaklaşmak yeterli değildir. Temel mesele, Azerbaycan'ın ŞİÖ alanının yarattığı geniş ekonomik ve jeopolitik imkanları kendi ulaşım, enerji, yatırım ve diplomatik potansiyeliyle nasıl birleştirebileceğidir.

ŞİÖ'nün gücü devasa coğrafyasında, nüfusunda, ekonomik kaynaklarında ve pazarlarında, Azerbaycan'ın üstünlüğü ise bu devasa alanı Hazar üzerinden Batı yönüyle birleştiren coğrafi konumundadır. Azerbaycan'ın temel üstünlüğü ŞİÖ ülkeleriyle ölçek açısından rekabet etmekte değil, bu alanın yarattığı ekonomik potansiyeli ulaşım, lojistik, enerji ve yatırım imkanlarına dönüştürmektedir.

Modern Avrasya'nın değişen jeopolitik ve jeoekonomik haritasında bu iki faktörün - ŞİÖ'nün ölçeği ve Azerbaycan'ın bağlantı imkanlarının - kesişimi Azerbaycan-ŞİÖ işbirliğinin temel stratejik içeriğini oluşturmaktadır.

 

Telegram
Hadisələri anında izləyin!
Keçid et
Putindən kritik əmr! Raketlər sərhədə yığıldı - Yeni müharibə...