Dünya Kupası tüm futbolseverlerin dikkat merkezinde. Sona ermekte olan 2026 Dünya Kupası'nda en çok tartışılan simalardan biri yine Lionel Messi. 39 yaşında olmasına rağmen, Arjantinli yıldız sahada sergilediği futbolla hala milyonları hayran bırakmayı başarıyor. Turnuvada 8 gol ve 4 asist veren Messi, sadece Arjantin futbolunun değil, aynı zamanda dünyada büyük iz bırakmış İtalyan kökenli futbolcular neslinin devamcılarından biridir.
Modern.az hatırlatır ki, dünya futbolunun oluşmasında İtalyan kökenli oyuncuların etkisi düşündüğümüzden kat kat büyüktür ve İtalya Dünya Kupası'na katılma hakkı kazanamasa da, İtalyan asıllı futbolcular dünya futboluna hükmetmeye devam ediyorlar.
Son değerlendirmelere göre, Arjantin nüfusunun yaklaşık yüzde 60'ı tam veya kısmen İtalyan kökenlidir. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında milyonlarca İtalyan Arjantin'e göç etti. Bugün ülkenin futbol kültüründe bu göçün izleri açıkça görülüyor.
Hakkında konuştuğumuz ve bugün çoğu uzman tarafından tarihin en iyisi olarak tanımlanan Lionel Messi'nin ailesi 120 yıl önce İtalya'nın Ancona bölgesinden Arjantin'e göç etti. Diego Maradona'nın aile kökleri de İtalya'ya bağlıdır. Angel Di Maria, Mauro Icardi, Javier Zanetti, Gabriel Batistuta ve birçok diğer Arjantin efsanesinin soyadları bile onların İtalyan köklerinden haber veriyor.
Tesadüf değil ki, Arjantin futbolu ile İtalya futbolu arasında her zaman özel bir bağ olmuştur. Birçok Arjantinli yıldız kariyerinin en parlak yıllarını Serie A'da geçirdi. Arjantin'de doğan orta saha oyuncusu Mauro Camoranesi ise sonradan İtalya'ya göç ederek bu ülkenin vatandaşlığını aldı.
İtalyan göçünün en büyük istikametlerinden biri de Brezilya olmuştur. Bugün Brezilya'da on milyonlarca İtalyan kökenli insan yaşıyor.
Futbol tarihinin en meşhur simalarından biri olan Kaka'nın ailesi de İtalyan kökenlere sahiptir. Son Dünya Kupası'nda Brezilya milli takımının forveti Gabriel Martinelli, Dunga, Jorginho, Rafinha ve diğerleri. Brezilya futbolunun yıldızları da çeşitli dönemlerde İtalya'dan gelmiş ailelerin çocukları olmuşlardır.
Fransa futbolunun sembollerinden sayılan Michel Platini İtalyan bir ailede dünyaya geldi. Onun dedesi İtalya'nın Piyemont bölgesinden Fransa'ya göç etti.

Platini sadece Fransa futbolunun değil, genel olarak dünya futbol tarihinin en büyük oyuncularından biri olarak kabul edilir.
İtalya'nın futbol tarihinde yetiştirdiği yerel efsaneler ise ayrıca bir galaksidir.
Paolo Maldini savunmacı anlayışını yeniden yazan futbolcu olarak kabul edilir. Alessandro Nesta zarif savunma sanatının sembollerinden biriydi. Andrea Pirlo ise futbol tarihinin en entelektüel orta saha oyuncularından biri sayılır.
Roberto Baggio milyonlarca taraftar için futbol romantizminin sembolüne dönüştü. Onun tekniği, bakışları ve oyunu bugün bile örnek gösteriliyor.
Bu adlara Dino Zoff'u, Franco Baresi'yi, Gianni Rivera'yı, Francesco Totti'yi, Alessandro Del Piero'yu ve Gianluigi Buffon'u da eklediğimizde liste daha da uzar.
Elbette, futbol tarihinin en büyük futbolcularının kim olduğuyla ilgili tartışmalar hiçbir zaman bitmeyecek. Ancak ilginç nokta şudur ki, en çok anılan adların önemli bir kısmı doğrudan veya dolaylı olarak İtalya ile bağlantılıdır.
Messi, Maradona, Di Stefano, Platini, Zanetti, Di Maria, Maldini, Nesta, Pirlo, Baggio...

Bu liste tesadüfi değil.
İtalya Dünya Kupası'nda yok, ama sahada
Son yılların en büyük futbol paradokslarından biri de budur. Dört kez dünya şampiyonu olan İtalya art arda üçüncü kez Dünya Kupası dışında kalıyor. Ancak dünya futbolunun ana sahnesinde İtalyan kökenli futbolcular yine de başrollerde.
Belki de bu yüzden futbol tarihinde İtalya'nın etkisini sadece kazandığı kupalarla ölçmek doğru değildir. Çünkü İtalya sadece kendi milli takımıyla değil, milyonlarca insanın göç ettiği ülkelerde yetişen nesiller aracılığıyla da dünya futbolunu şekillendirmiştir.
Bu anlamda bir iddia ileri sürmek mümkündür: futbolun en büyük okulu işte İtalya'dır. Hatta İtalya milli takımı sahada olmasa bile, onun izi hala dünya futbolunun her yerinde görülüyor.