Modern.az

100 yıl önce Bakü'de atılan adım Türk dünyasını bugün birleştiriyor - YORUM

100 yıl önce Bakü'de atılan adım Türk dünyasını bugün birleştiriyor - YORUM

Kültür

Bugün, 17:15

Bugün Bakü'de Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümüne adanmış etkinlikler düzenleniyor. Bir asır önce, 1926 yılının Şubat ayında, Azerbaycan'ın başkenti Türk dünyasının bilimsel ve kültürel hayatında yeni bir sayfa açan muhteşem bir toplantıya ev sahipliği yapmıştı. O dönemde alınan kararlar sadece o yılların değil, sonraki on yılların da yönünü belirledi. Bugün ise o fikirlerin büyük bir kısmı yeniden gündemde ve Türk devletleri arasında işbirliğinin temel sütunlarından birine dönüştü.



Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümü ile ilgili imzaladığı Kararnamede de vurgulandığı gibi, bu forum ortak zengin tarihe ve kültürel mirasa sahip Türk halklarının entegrasyonunda müstesna bir rol oynamıştır. Kurultayda Türkolojinin en önemli sorunları geniş bir şekilde tartışılmış, Türk halklarının dili, tarihi, etnografyası, edebiyatı ve kültürünün geleceği ile ilgili kader belirleyici kararlar alınmıştır. En önemli konulardan biri ise Latin alfabesi esasında ortak bir genel Türk alfabesine geçiş fikriydi.

Birinci Türkoloji Kurultayı'nın Bakü'de düzenlenmesi tesadüf değildi. XX. yüzyılın başlarında şehir aynı zamanda entelektüel ortamıyla da öne çıkıyordu. Mirza Fetali Ahundzade'den başlayan alfabe reformu fikirleri, Celil Memmedkuluzade, Üzeyir Hacıbeyli, Ali Bey Hüseyinzade, Firidun Bey Köçerli ve diğer aydınlanmacı aydınların faaliyetleri sonucunda Azerbaycan, Türk dünyasında yenilikçi düşüncenin ana merkezlerinden birine dönüşmüştü. İşte bu yüzden 26 Şubat 1926'da Bakü'deki İsmailiye binasında dünyanın çeşitli ülkelerinden ve SSCB'de yaşayan Türk halklarından gelen bilim adamları bir araya toplandılar. Kurultay on gün sürdü, 17 oturum yapıldı ve 131 temsilcinin katılımıyla 38 bilimsel rapor dinlendi.



Bu toplantı dilbilimcilerin ve tarihçilerin bilimsel tartışması olmanın yanı sıra, Türk halklarının gelecekteki gelişim modeli de tartışılıyordu. Burada alfabe ve yazı kuralları, terminoloji, edebi dil, eğitim metodolojisi, Türk dillerinin akrabalığı ve ortak bilimsel alanın oluşturulması gibi konular etrafında önemli kararlar alındı. En büyük sonuçlardan biri Latin alfabesine geçiş konusunda ortak bir mutabakatın sağlanmasıydı. Sonraki yıllarda Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyetleri bu yönde adımlar attı, daha sonra ise Türkiye de Latin alfabesine geçerek bu süreci yeni bir aşamaya taşıdı.



Ancak kurultayın yarattığı büyük umutlar uzun sürmedi. Sovyet yönetiminin sertleşmesiyle Türk halklarının yakınlaşması bir tehlike olarak değerlendirildi. 1930'lu yılların baskıları sırasında kurultayın yüzden fazla katılımcısı "pantürkizm" ve "milliyetçilik" suçlamalarıyla tutuklandı, sürgün edildi veya kurşuna dizildi. Bekir Çobanzade, Ahmed Baytursunov, Salman Mümtaz, Ruhulla Ahundov, Osman Nuri Ağçokraklı ve onlarca seçkin bilim adamı baskının kurbanı oldu. Ardından 1939'da Latin alfabesi kaldırılarak Türk halkları Kiril alfabesine geçirildi. Böylece Birinci Türkoloji Kurultayı'nın en önemli kararlarından biri uzun yıllar hayata geçirilemedi.



Aradan geçen yüz yıl gösterdi ki, fikirleri durdurmak mümkün olsa da, onları tamamen yok etmek mümkün olmuyor. XX. yüzyılın sonlarında Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlık kazanmasıyla Birinci Türkoloji Kurultayı'nda dile getirilen fikirler yeniden güncel hale geldi. Bugün Azerbaycan, Türkiye ve Orta Asya'nın çoğu Türk devleti Latin alfabesini kullanıyor. Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde ortak alfabe, ortak terminoloji, ortak tarih ve kültürel mirasla ilgili projeler hayata geçiriliyor.

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yıldönümü kararnamesinde de belirtildiği gibi, Birinci Türkoloji Kurultayı'nın zamanında ileri sürdüğü birçok fikir artık modern koşullarda başarıyla gerçekleştiriliyor. Türk devletleri arasında kardeşlik ilişkilerinin güçlenmesi, kültürel işbirliğinin derinleşmesi ve ortak değerlerin korunması yönünde atılan adımlar, işte o tarihi kurultayın ideolojik devamı olarak değerlendiriliyor. Tesadüf değildir ki, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 2025 yılında Gabala'da düzenlenen Zirve Toplantısı Bildirgesi'nde de Birinci Türkoloji Kurultayı'nın 100. yıl dönümünün kutlanması özel olarak vurgulanmıştır.


Bugün Bakü'de düzenlenen yıldönümü etkinlikleri sadece tarihi bir olayın anılması değildir. Bu, yüz yıl önce İsmailiye binasında dile getirilen fikirlerin zamanın sınavından geçerek yeniden Türk dünyasının gündemine döndüğünün göstergesidir. Bir asır önce alınan kararlar bugün ortak alfabe girişimlerinde, bilimsel işbirliği projelerinde, kültürel entegrasyonda ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın faaliyetlerinde yankı bulmaktadır.

Son yıllarda Azerbaycan'ın yürüttüğü siyaset de Birinci Türkoloji Kurultayı'nın fikirleriyle örtüşmektedir. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev defalarca konuşmalarında Azerbaycan için Türk dünyasının öncelikli yönlerden biri olduğunu vurgulamış, Türk devletleri arasında dayanışmanın güçlendirilmesini dış politikanın temel hedeflerinden biri olarak değerlendirmiştir. Devlet başkanı çeşitli platformlarda Azerbaycan'ın başka coğrafyalarda değil, tam da Türk dünyasında kendi ailesini ve doğal müttefiklerini gördüğünü, Türk Devletleri Teşkilatı'nın ise uluslararası ilişkiler sisteminde önemli güç merkezlerinden birine dönüşmesi gerektiğini belirtmiştir.


İşte bu siyasetin sonucudur ki, son yıllarda Türk devletleri arasındaki ilişkiler sadece kültürel-insani alanla sınırlı kalmamaktadır. İlişkiler ekonomi, ulaştırma, enerji güvenliği, savunma sanayii, askeri işbirliği, eğitim, bilim ve dış politika alanlarında da hızla derinleşmektedir. Orta Koridor'un gelişimi, ortak yatırım projeleri, savunma sanayii işbirliği, ortak askeri tatbikatlar ve uluslararası kuruluşlarda karşılıklı destek artık Türk devletlerinin işbirliğinin ana yönleri haline gelmiştir.



Eğer 1926 yılında Bakü'de düzenlenen Birinci Türkoloji Kurultayı Türk halklarının ortak dilini, alfabesini ve bilimsel düşüncesini oluşturmaya çalışıyorsa, yüz yıl sonra aynı fikirler daha geniş bir içerikte – siyasi dayanışma, ekonomik entegrasyon ve güvenlik işbirliği formatında hayata geçirilmektedir. Bugün Türk Devletleri Teşkilatı çerçevesinde alınan kararlar gösteriyor ki, bir asır önce ileri sürülen ortak gelecek fikri artık teorik bir konseptten gerçek bir işbirliği modeline dönüşmektedir.

Bu açıdan Birinci Türkoloji Kurultayı tarihte kalmış bir bilimsel toplantı değildir. O, Türk dünyasının ortak kimliğini oluşturan ve bugün de devletlerarası işbirliğinin ideolojik temelini teşkil eden en önemli olaylardan biri olarak önemini korumaktadır.
 

Whatsapp
Bizə yazın!
Keçid et
Rusiyanı DAĞIDIN! - Zelenski orduya təcili göstəriş verdi - Gündəm Masada