Modern.az

“Manas”, “Dede Korkut”, “Köroğlu” - üç destan arasında inanılmaz benzerlikler

“Manas”, “Dede Korkut”, “Köroğlu” - üç destan arasında inanılmaz benzerlikler

Kültür

31 Ağustos 2026, 12:55

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Kırgızistan'a yaptığı son ziyaret, iki ülke arasında son yıllarda hızla genişleyen ilişkilerin yeni bir aşamasıdır. Bakü ile Bişkek arasındaki siyasi ve ekonomik bağlar derinleştikçe, bu ilişkilerin tarihi ve kültürel dayanakları da daha net görünmektedir.

Azerbaycan ve Kırgız halklarını birleştiren bu dayanaklardan biri de ortak destan düşüncesidir. Kırgız halkının “Manas” destanı ile Azerbaycan sözlü edebiyatının, özellikle “Kitab-ı Dede Korkut”un bir dizi motifi arasında dikkat çekici bir yakınlık vardır. Yurdun korunması, halk birliği, kahramanlık, aile ve aksakal kurumu her iki epik gelenekte ana hat olarak geçmektedir.

Bu benzerlikler, tesadüfi edebi paralelliklerden çok, iki halkın aynı tarihi-kültürel coğrafyada oluşmuş dünya görüşünün izleri olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle “Manas”a sadece Kırgızistan'ın milli destanı olarak değil, Azerbaycan-Kırgızistan yakınlığını açıklayan ortak manevi hafızanın önemli kaynaklarından biri olarak da bakmak mümkündür.

İşte bu ortak hafızanın “Manas”ta nasıl ifade edildiğini, destanın Azerbaycan destan geleneği ile hangi noktalarda kesiştiğini Modern.az'a yorumlayan “Manas” destanını Azerbaycan diline tercüme eden Manas uzmanı bilim adamı Adil Cemil, “Manas”ın sadece Kırgız halkının değil, bütünüyle Türk dünyasının en değerli destanlarından biri olduğunu belirtmiştir.

Onun sözlerine göre, “Manas” dünya folklor kültüründe hem fiziksel hacmine, hem de içerik ve anlam zenginliğine göre özel bir yer tutmaktadır.

““Manas” sadece Kırgızların değil, genel olarak Türk dünyasının çok değerli eseri, destanıdır. Dünya folklor kültüründe hiçbir folklor örneği, hiçbir destan bu hacimde değildir. “Manas” fiziksel hacmine göre dünyada birinci yeri tutar. Ama mesele sadece fiziksel hacimden ibaret değildir. Burada içerik, muhteva ve anlam da önemli bir yer tutar. Destanı istenilen yönde, istenilen bağlamda değerlendirmek mümkündür.”

A.Cemil, 1987 yılından itibaren “Manas”ın araştırılması, incelenmesi, tercümesi ve tanıtımı ile meşgul olduğunu belirtmiştir:

“1987 yılından bugüne kadar “Manas”ın hem araştırılması ve incelenmesi, hem tercümesi, hem de tanıtımı ile meşgulüm. Benim tercüme ve araştırma çalışmalarım çeşitli dillerde yayınlanmıştır. Artık 37-38 yıldır bu yönde çalışıyorum.”

Manas uzmanı bilim adamı, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Kırgızistan ziyaretine de değinerek iki halk arasında ortak etnik-kültürel bağların olduğunu vurgulamıştır.

“Azerbaycan ve Kırgızistan kökü, kanı, etnik-kültürü ortak olan kardeş halklardır. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Kırgızistan ziyareti de bu açıdan çok değerlidir. Türk birliği meselesinin gündeme gelmesi, Türk halkları arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesi önemli bir süreçtir. Ben “Türk dilli halklar” ifadesini kullanmıyorum. Çünkü Türk dili bir dildir. Türk halkları vardır.”

Adil Cemil, 1995 yılında Kırgızistan'da düzenlenen “Manas-1000” yıldönümü etkinliğine katılımını da hatırlatmıştır:

“1995 yılında Ulu Önder Haydar Aliyev'in başkanlık ettiği heyetin içinde Kırgızistan'da düzenlenen “Manas-1000” yıldönümü etkinliğinin katılımcısı oldum. Bunu büyük bir gururla belirtiyorum. O etkinlikler sırasında tercüme ettiğim küçük bir kitabı Haydar Aliyev'e takdim etmiştim. Ulu Önder şahsen bana bu işi devam ettirmemi tavsiye etti. “Manas” büyük bir eserdir, büyük bir deryadır, okyanustur. Oraya girmek de her yiğidin işi değildir.”

Bilim adamı, edebi, manevi ve bilimsel-kültürel faaliyetlerinin büyük bir kısmını “Manas” destanına adadığını da belirtmiştir.

“Edebi, manevi ve bilimsel-kültürel hayatımın yarıdan fazlasını “Manas” destanına adamışım. Bu yıllar boyunca yaptığım çalışmalar Kırgızistan'ın bilimsel camiası tarafından da takdir edilmiştir. Bana Kırgızistan'ın Kültür Adamı adı verilmiştir. Cengiz Aytmatov Akademisi'nin fahri akademisyeniyim, Kırgızistan Yazarlar Birliği'nin üyesiyim. Bundan başka, çeşitli ödül ve madalyalarla taltif edilmişim.”

A.Cemil, “Manas” destanı ile “Kitab-ı Dede Korkut” arasında çok sayıda ortak motif ve süjetlerin olduğunu da dikkat çekmiştir:

“Vaktiyle yazdığım felsefe doktorluğu tezimin bir bölümü “Manas” ve “Dede Korkut” paralelliklerine ayrılmıştır. Basit bir örnek vereyim. “Dede Korkut”ta Tepegöz karakteri vardır. Tepegöz tek gözlü mitolojik bir karakterdir. “Manas”ta ise Jaldızgöz vardır. Jaldızgöz de tek gözü olan, Çin sınırında nöbet tutan pehlivan timsalinde sunulur. O, tam mitolojik değil, yarı mitolojik bir karakterdir.”

Onun sözlerine göre, iki destan arasındaki benzerlikler bununla sınırlı değildir:

““Dede Korkut”ta atalarımız küplerle içer, tepe gibi et yığarlar. Aynı motif “Manas”ta da vardır. “Dede Korkut”ta sonsuzluk motifi mevcuttur, “Manas”ta da aynı motife rastlanır. Manas'ın kendisi de uzun yıllardan sonra dünyaya gelir. Bir dervişin kapıya gelmesi, Manas'ın babası Yakup kişiye elma vermesi, rüya motifleri ve diğer noktalar vardır. Genel olarak, Türk destanlarında ortak bir çizgi, ortak motifler mevcuttur. Halkların kökü ortak olduğu için bu süjetler de birbirine benzer.”

Adil Cemil, “Manas”la “Köroğlu” arasında da bir dizi paralellikler kurmanın mümkün olduğunu belirtmiştir.

““Manas”ın “Köroğlu” ile paralelliklerini de araştırmışım. Örneğin, “Manas”ta Ak-Otbey vardır. Ak-Otbey zahmetli geçit demektir. “Köroğlu”nda ise Çamlıbel vardır. “Köroğlu”nun delileri olduğu gibi, “Manas”ın da çoroları vardır. Manas'ın 40 çorosu, yani 40 delisi vardır. “Köroğlu”nda ise 7777 deli gösterilir. Bu, tabii ki, daha efsanevi bir rakamdır. Yani bu destanlar arasında istenildiği kadar paralellikler kurmak mümkündür.”

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Putindən kritik əmr! Raketlər sərhədə yığıldı - Yeni müharibə...