Modern.az

Tek Türk medyası bazı ülkelerin rahatını bozacak - Özbek gazeteciyle röportaj

Tek Türk medyası bazı ülkelerin rahatını bozacak - Özbek gazeteciyle röportaj

Röportaj

29 Ağustos 2026, 13:36

Modern.az sitesi yabancı gazetecilerle röportaj serisine devam ediyor. Bu röportajlarda, bu gazetecilerin Azerbaycan ve Azerbaycanlılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye, iki ülke arasındaki ortak noktaları araştırmaya ve diğer konular hakkında fikir alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz.

Bu seferki röportaj konuğumuz Özbekistan'dan meslektaşımız Hamza Cumayev'dir. Tanınmış bir gazeteci ve medya uzmanı olan konuğumuz aynı zamanda Küresel Gazeteciler Konseyi'nin (Küresel Gazeteciler Konseyi) üyesidir.

– Hamza Bey, Özbek bir gazeteci olarak Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin mevcut seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu ilişkileri diğer Türk devletleriyle olan ilişkilerden ayıran temel özellikler nelerdir?

– Diğer Türk devletlerinden farklı olarak, Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinde siyasi veya ekonomik ilişkilerden daha çok ortada kardeşlik, samimiyet var. Bizim ilişkilerimiz sadece ekonomik projeler yürütmek veya siyasi anlaşmalardan ibaret değil. İlişkilerimiz aslında tarihimizi, kültürümüzü, kökümüzü uyandırmak ve bunun temelinde birlikte yükselmek ilkesine dayanıyor.

– Bugün Özbekistan'da gazeteci olmak kolay mı, yoksa zor mu? 

– Eskiden Özbekistan'da gazeteci olmak zordu. Sansür vardı, gazetecilerin maddi durumu iyi değildi. Ancak son 10 yıl içinde durum değişti. Gazeteciler çok rahat çalışabiliyor. Gazetecilerin maddi durumları da çok iyi. Bunun için profesyonel olmak yeterli. Başka bir engel görmüyorum.

– Son yıllarda Azerbaycan ve Özbekistan arasında siyasi ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra medya işbirliği de genişliyor. Sizce, iki ülkenin medya kurumları arasında işbirliğini hangi yönlerde daha da güçlendirmek mümkündür?

– Azerbaycan ile Özbekistan arasında medya ilişkilerinin gelişmesi bizi sevindiriyor. Bunu daha da genişletmek ve güçlendirmek mümkündür. Zaten bu ilişkiler daha da güçleniyor. Ancak diğer ortak projelerle ilişkileri daha da güçlendirmek mümkündür ve gereklidir. Yani sosyal medyada aktivite artırılabilir, gazeteciler için medya turları sürekli düzenlenebilir. Halihazırda Özbekistan'da ziyarette olan Azerbaycanlı gazeteciler var. Cumhurbaşkanının ziyaretinden önce de Azerbaycanlı gazeteciler gelip gittiler. Örneğin, ben geçen hafta Azerbaycan'daydım. Ama yine söylüyorum ki, medya ilişkilerini daha da güçlendirmek, genişletmek için atabileceğimiz adımlar çoktur. Örneğin, Azerbaycan devlet medya kurumlarının Özbekistan'da şubelerini açması veya Özbekistan medya kurumlarının Azerbaycan'da muhabirlik odalarını kurması daha da güçlendirebilir.

                        

– Azerbaycan liderinin Özbekistan ziyareti toplum ve medya tarafından nasıl karşılandı?

– Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in Özbekistan ziyareti toplumda ilgiyle, samimiyetle, sevinçle karşılandı. Başkent Taşkent'te, ayrıca Buhara'da sokaklar Azerbaycan ve Özbekistan bayraklarıyla süslendi. Monitörlerde iki ülke liderlerinin görüntüleri vardı. Azerbaycan dilinde kültür örnekleri onlara gösterilmişti. Azerbaycan Cumhurbaşkanının Özbekistan'a gelmesi hem medyada hem de toplum içinde olumlu bir yankı uyandırdı. Sevinmemek için sebep yok. Bizim her tarafımız aynı. Aynı tarihi, dili, dini paylaşan kardeş ülke liderleri birbiriyle görüştüğünde doğal olarak sevinirler.

– Azerbaycan ve Özbekistan gazetecilerinin birbirlerinin ülkelerinde meydana gelen süreçleri yansıtması sizce arzu edilen seviyede midir? Karşılıklı medya alışverişinin artırılmasına ihtiyaç var mı?

– Azerbaycan ve Özbekistan gazetecilerinin birbirlerinin ülkelerinde meydana gelen süreçleri yansıtma süreci yükseliyor. Mevcut durumun yeterli olup olmadığını söyleyemem. Biz birbirimiz hakkında daha çok konuşmalı, yazmalı ve göstermeliyiz. Karşılıklı medya ilişkilerinin artırılmasına her zaman ihtiyaç var. Bu ihtiyaç yüzde 100 karşılansa bile, yine de ihtiyaç olacaktır. Bu iki devlet ve halk birbirlerine uzun süre hasret kaldı. Her iki halk ikizler gibi birbirlerinden koptular, birbirlerini görmediler. Konuşulacak şeyler üst üste yığıldı, çoğaldı. Bu iki devlet ve millet doğal olarak medya aracılığıyla konuşabilir. Medya aracılığıyla meseleler ne kadar çok yansıtılırsa, o kadar çok birbirimizle konuşmuş, sıkı tanımış oluruz.

– Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) üye ülkeler arasında ortak bir bilgi alanının oluşturulması son yıllarda daha çok tartışılıyor. Sizce, Türk devletlerinin medyası ortak bir bilgi platformu oluşturabilir mi?

– Türk Devletleri Teşkilatı'na üye ülkeler arasında ortak bir bilgi alanının oluşturulmasının son yıllarda daha çok tartışıldığını biliyorum. Ancak ortak bir bilgi alanının oluşması biraz zaman alacak. Bir-iki ülkeyle bu mesele çözülecek değil. Ortak bir bilgi platformunun oluşturulması siyasi açıdan da bazı ülkelerin korkulu yuvasına dönüşecek. O bakımdan Türk Devletlerinin herhangi bir şekilde birleşmesi bazı başka ülkelerin rahatını bozabilir. Medya açısından da birleşmek aynı etkiyi verebilir. TDT üyesi olan ülkelerin kendi aralarında medya platformu oluşturması dünyada büyük yankı uyandırır ve doğal olarak bazılarının rahatını da bozar. Bu yüzden bu mesele stratejik bir iştir. Kolayca hayata geçirilecek bir karar değildir. Bence, zor da olsa, böyle bir adım atılabilir.

– Özbekistan medyasında Azerbaycan ile ilgili haberlere ilgi hangi seviyede? Azerbaycan ile ilgili hangi konular Özbekistan izleyicisinin daha çok dikkatini çekiyor?

– Özbek medyasında Azerbaycan ile ilgili haberlere yüksek ilgi var. Azerbaycan'dan Özbekistan'a herhangi bir heyetin gitmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ile ilgili haberler çok okunuyor. Özbek sanatçının Azerbaycan'da konser vermesi, yahut tiyatroda Özbek eserinin sahnelenmesi veya ortak film çekmek, Özbek film ve dizilerinin Azerbaycan televizyonunda gösterilmesi gibi haberler Özbek toplumunu çok ilgilendiriyor. Hem de Azerbaycan'ın herhangi bir alanda elde ettiği başarılar Özbekleri çok ilgilendiriyor ve sevindiriyor.

– Şuşa, Karabağ ve Azerbaycan'ın diğer bölgelerinin son yıllarda uluslararası etkinliklerin düzenlendiği mekanlara dönüşmesini Özbekistan medyası nasıl değerlendiriyor?

– Karabağ'da, Şuşa'da ve diğer yerlerde etkinliklerin düzenlenmesi Özbekistan için o yerlerin artık Azerbaycan'a ait olduğu mesajını veriyor. Bu etkinlikler gösteriyor ki, o yerlerin değeri var, oralar kutsaldır. Ve o yerlerin daha çok ilgi göstermeye, daha çok insanlara tanıtılmasına ihtiyaç var. Aynı zamanda o bölgelerde uluslararası etkinliklerin düzenlenmesi bölgenin artık tehlikeli olmadığını göstermek amacını taşıyor. Bence bu, bölgenin sadece Özbek medyasında değil, dünya medyasında önemini, adını duyuruyor ve oranın Azerbaycan'a ait olduğu haberini veriyor. Bence, bu yönde atılan adımlar doğru karardır.

– Sizce, Azerbaycan ve Özbekistan'ın Türk dünyasının geleceğinde hangi rolü daha büyük olabilir? Bakü ve Taşkent arasında daha sıkı koordinasyon diğer Türk devletlerine de etki gösterebilir mi?

– Azerbaycan Cumhurbaşkanının Özbekistan ziyareti sırasında Ebedi Dostluk Hakkında Anlaşma imzalandı. Taşkent ile Bakü arasında daha sıkı koordinasyon diğer Türk Devletlerine doğal olarak etki eder. Bir ailenin 5 çocuğu olsa ve onlardan ikisinin kenarda oturup konuşup gülmesi diğer kardeşlerin de dikkatini çeker.  Aynı zamanda onlar kardeşlerinin onların aleyhine konuşup, hiçbir karar vermediğine de emin olurlar. Aynı zamanda, düşünüyorum ki Azerbaycan ve Özbekistan'ın birbirleriyle dost ve samimi olması diğer kardeşleri de sevindirir. Bu aynı zamanda onları bir yumruk ve güç olmaya da ilhamlandırabilir. Yani Özbekistan-Azerbaycan ilişkilerinin etkisi sadece güzel olacak. Bunun, daha çok projeler hayata geçirilmesine ve Türk dünyasının birleşmesine çok büyük katkısı olabilir.

– Modern dönemde sosyal ağlar geleneksel medyanın rolünü ciddi şekilde değiştirdi. Özbekistan'da bu süreç nasıl ilerliyor ve gazeteciler dezenformasyonla mücadelede hangi zorluklarla karşılaşıyorlar?

– Sosyal ağların geleneksel medyanın rolünü ciddi şekilde değiştirmesi Özbekistan için de geçerlidir. Özbekistan'da bu süreç devam ediyor. Ama geleneksel medyayı tercih edenler de çoktur. Toplum tamamen sosyal medyaya bağlı değil. Biraz daha aktif olan, internet ve gadget'ları kullanabilen, esasen gençlerden oluşan bir kitle var. O toplum sosyal ağlarla ilgileniyor. Ama uzak bölgelerde, köylerde insanlar yine de sosyal medya ile paralel geleneksel medyadan da faydalanıyorlar. Ama giderek geleneksel medyanın ortadan kalkma eğilimi oluşuyor. Bunu inkar edemeyiz. Aynı zamanda dezenformasyonla mücadelede bizde de sorunlar yaşanıyor. Özbekistan'da Cumhurbaşkanlığı İdaresi yanında medya için içerik üreten bir merkez açıldı. Bu merkez sosyal medya üyelerini, bloggerları, içerik yaratıcılarını eğitiyor. Kurum onlara engel olmak yerine, yardımcı olmak, yol gösterme fonksiyonlarını yerine getiriyor. Medya aynı zamanda insanlar arasında da bilgileri yaymaya çalışıyor. Biz de toplum içinde medya ile ilişkilerin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler veriyoruz. Dezenformasyon ile doğru haberi nasıl ayırt edeceğimizi öğretmeye çalışıyoruz. Bölgelerde çeşitli eğitim kursları var. Sosyal medya ile çalışmaya mecburuz, bu yüzden bu yönteme gidiyoruz ve güzel sonuçlar da elde ediyoruz.

– Bir gazeteci olarak Azerbaycan medyasını takip ediyorsunuz. Azerbaycan gazeteciliğinde sizi en çok şaşırtan veya Özbekistan medyasından farklı gördüğünüz nokta hangisidir?

– Elbette, Azerbaycan medyasını takip ediyorum. Azerbaycan gazeteciliğinde beni çok ilgilendiren noktalar var. Gazeteci tarafından Azerbaycan'ın başka ülkelerle ilişkileri hakkında açıkça konuşulabiliyor. Doğal olarak, Azerbaycan yıllarca savaş görmüş, şehit vermiş bir ülkedir. Azerbaycan'a savaş açmış ülkelere karşı böyle bilgilerin, ilişkilerin olması normaldir. Yerinizde olsak, belki biz de böyle davranırdık. Ancak yine de, o nüansları gördüğümde bana biraz farklı geliyor. Allah'a bin şükür, bizim başka devletlerle savaşımız olmadı. Bir-iki küçük saldırı, terörler oldu, ancak yıllarca süren, oğullarımızın şehit olduğu bir savaş yaşamadık. Bu yüzden başka devletlerin siyasetine karışmama ilkesini benimsiyoruz. Özbekistan içinde olan meselelerle ilgili de başka etkilerden koruma ilkesini hayata geçiriyoruz. Azerbaycan medyasında ise başka ülkelere karşı daha sert ve hoş olmayan fikirlerin gazeteciler tarafından dile getirildiğini gördüm. Uluslararası gazetecilikte böyle bir kural var: gazeteci soğukkanlı olmalı, hislerini açıkça belirtmekten çekinmelidir. Çünkü objektiflik gazeteciliğin temel kuralıdır.

– Azerbaycan ve Özbekistan arasında gazeteciler için ortak projelerin, eğitimlerin ve medya forumlarının düzenlenmesi sizce ne derecede önemlidir?

– Azerbaycan ve Özbekistan arasında gazeteciler için ortak projelerin, eğitimlerin ve medya forumlarının düzenlenmesi çok önemlidir. Çünkü ilişkiler sıklaştıkça, gidiş-geliş çoğaldıkça medya forumlarında gazetecilerin temsil edilmeleri üzerinde de düşünmeye ihtiyaç doğuyor. Yakın zamanda böyle adımlar atılacak.

– Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerinin gelecek 5-10 yılını nasıl görüyorsunuz? Sizce, bu işbirliğinin henüz tam kullanılmamış hangi potansiyeli mevcuttur?

– Azerbaycan-Özbekistan ilişkilerini önümüzdeki 5-10 yılda çok yüksek seviyede görüyorum. Yeter ki, mevcut cumhurbaşkanlarımızın, liderlerimizin siyasi iradesine ve dostluğuna nazar değmesin, ilişkiler bu şekilde devam etsin. Liderlerimiz bu ilişkileri devam ettirdikçe halklarımız ve insanlarımız da birbiriyle daha rahat iletişim kuracak, ilişkilerini daha da sıklaştıracak, birbirini daha çok sevecek ve karşılıklı ilişkilerin genişlemesine daha çok çaba gösterecekler. Bu yüzden potansiyel çok büyüktür. Ancak bence, iki ülke arasında kullanılması gereken önemli potansiyellerden biri Özbekistan ve Azerbaycan halklarının birbirine turist olarak veya başka sebeplerle ziyaretlerinin sayısını artırmaktır. Bu meselede biz medya temsilcilerinin üzerine çok büyük sorumluluk düşüyor. Biz Bakü'yü, Şuşa'yı, Hazar Denizi'ni Özbeklere daha çok göstermeliyiz ki, onlarda Azerbaycan'a gelme ilgisi oluşsun. Siz de aynı zamanda Buhara'yı, Semerkant'ı, Hive'yi daha çok tanıtmalısınız ki, Azerbaycanlı dostlarımız, Azerbaycanlı kardeşlerimiz bizim taraflara gelip bu yerleri kendi gözleriyle görmek istesinler.

– Azerbaycan'da bulundunuz mu? Sizi en çok ilgilendiren, şaşırtan ne oldu?

– Azerbaycan'da üç kez bulundum. Beni en çok ilgilendiren ve şaşırtan noktalardan biri şu oldu: bir düğüne katıldım ve gördüm ki, düğün Azerbaycan'ın Devlet Marşı ile başlıyor. Bu, benim çok hoşuma gitti. Herkesin birlikte marşı okuması, düğünün bu şekilde başlaması bende büyük bir izlenim yarattı. Bizde, örneğin, büyük devlet etkinlikleri İstiklal Marşı ile başlıyor. Ama sizde düğünlerin böyle başlaması beni çok ilgilendirdi. Bunun sebebini de yukarıda dediğim gibi, uzun yıllar mücadele etmiş, şehitler vermiş bir milletin dünyaya kendi sözünü söylemek, kendi sesini duyurmak isteğinin ifadesi olarak görüyorum. İlk bakışta bu, küçük bir detay gibi görünebilir, ama aslında çok büyük bir mahiyeti ve anlamı var. Ben bunu dünyaya verilen büyük bir mesaj olarak değerlendiriyorum.

– Sizce, Azerbaycanlılarla Özbeklerin birbirine en çok benzeyen ve en çok farklılaşan yönleri hangileridir?

– Azerbaycanlılarla Özbeklerin birbirine en çok benzeyen yönlerinden biri dış görünüşümüz ve giysilerimizdir. Bu bakımdan birbirimize çok benziyoruz. Mutfaklarımız da demek olar ki, aynıdır. Arada çok az fark var. Örneğin, Özbekistan ve Azerbaycan mutfakları Türkiye mutfağı ile karşılaştırıldığında birbirine daha yakındır. Türkler de aslında aynı kökten geliyorlar, ama onların yemekleri daha farklıdır. Azerbaycan'da bizim kendi mutfağımızda, kafelerimizde olan demek olar ki, her şeyi bulabiliyoruz. Bazen bize herhangi bir yemeği başka adla sunup diyorlar ki, bu, Azerbaycan'ın milli yemeğidir. Ama o yemek Özbekistan'da da milli yemek kabul olunur. Bu yüzden bu bakımdan çok benzerliğimiz var. Bence, en çok benzeyen yönlerimizden biri işte budur.

En çok farklılaştığımız yöne gelince, aslında ben bu iki ülke ve iki halk arasında ciddi bir fark görmüyorum. Ama Azerbaycanlılarda beni her zaman hayran bırakan bir özellik var: Azerbaycan halkı çok vatansever bir halktır. Vatanını çok seviyor. Şehitlerine büyük saygı ve sevgiyle yaklaşıyor. Şehitlerini her zaman anıyor, onların hatırasına dualar okuyor. Bu devlet, bu Vatan için her şeye hazır olan bir halktır. Azerbaycan insanlarında Vatan duygusu, Vatan sevgisi çok yüksektir. Hatta hayranlık uyandıracak derecede güçlüdür. Ben bunu Azerbaycan insanlarında açıkça görmüşüm.

– Azerbaycanlı okuyucuların Özbekistan hakkında bilmesini istediğiniz en önemli üç şey ne olurdu?

– Azerbaycanlı okuyucularımızın Özbekistan hakkında bilmeleri gereken önemli noktalardan biri şudur ki, bizim sanatımız ve edebiyatımız birbirine çok yakın, hatta ortaktır. Düşünüyorum ki, dünyada edebiyatı ve sanatı birbirine bu kadar yakın olan halklar çok azdır. Bizim düğünlerimizde de “Mehriban aileyiz” şarkısı çalınır, “Kaynana” oyunu sahneye konulur, “Arşın mal alan” filmi televizyonlarda büyük ilgiyle izlenir. Hatta müzik aletlerimiz, sazlarımız da birbirine benziyor. Kültürümüzde çok büyük yakınlık var. Bu, birinci noktadır.

İkincisi, isterdim ki, Azerbaycanlı ortaklarımız, kardeşlerimiz Özbekistan'ı sadece medyada gösterildiği veya tarih kitaplarında sunulduğu şekilde değil, gelip kendi gözleriyle gördükten sonra tanısınlar ve bundan sonra Özbekistan hakkında fikir oluştursunlar. Üçüncüsü ise Azerbaycanlı okuyucularımız bilsinler ki, Özbekistan halkı Azerbaycanlılara her zaman kucağını açmaya, onları misafir etmeye hazırdır ve bundan çok büyük sevinç duyar. Biz sürekli gidiş-gelişin, daimi dostluğun olmasını ve birlikte mutlu bir hayat yaşamayı çok istiyoruz.

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Putindən kritik əmr! Raketlər sərhədə yığıldı - Yeni müharibə...