Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Birinci Başkan Yardımcısı Mehriban Aliyeva'nın Özbekistan ziyaretleri kapsamında Buhara şehrini ziyaret etmesi, dikkatleri bin yıllık tarihe sahip bu kadim şehre çevirdi. Tarih boyunca Doğu ile Batı'yı birleştiren önemli ticaret yolları üzerinde yer alan Buhara, yüzyıllar boyunca bilim, kültür ve dini düşüncenin ana merkezlerinden biri olarak şekillenmiştir.
Kadim cami ve medreseleri, anıtsal minareleri, kaleleri, kervansaray ve ticaret kubbeleri, ayrıca dar sokakları Buhara'nın zengin geçmişini bugüne kadar yaşatmaktadır. Şehrin tarihi merkezi onu sadece kadim anıtların toplandığı bir mekan değil, tarihin hala yaşadığı canlı bir şehir olarak göstermektedir. İlginç bir gerçek ise, aynı zamanda Buhara'nın Laçın şehri ile de kardeş şehir olmasıdır.
Modern.az Buhara'nın kadim çehresini yansıtan fotoğrafları sunuyor:
Ark Kalesi

Buhara'nın en eski yapılarından olan Ark Kalesi'nin tarihi M.Ö. I-III yüzyıllara kadar uzanmaktadır. UNESCO'ya göre, kale o dönemde yerel yöneticilerin ikametgahı olmuş ve yapay bir tepe üzerine inşa edilmiştir. Yüzyıllar boyunca defalarca yıkılıp yeniden inşa edilen kale, son şeklini XVI. yüzyılda Şeybaniler döneminde almıştır. Ark, bin yıldan fazla bir süre Buhara'nın siyasi ve idari merkezi olarak faaliyet göstermiştir.
Çeşme-Eyyub
Çeşme-Eyyub türbesinin en eski kısmı XII. yüzyıla, Karahanlılar dönemine aittir. UNESCO'ya göre, anıt üzerindeki kitabede yapının 1208-1209 yıllarına ait olduğu belirtilmektedir. Sonraki yüzyıllarda komplekse yeni bölümler eklenmiş ve bugünkü görünümü farklı tarihi dönemlerin mimari üslubunu birleştirmektedir. Adı “Eyyub'un pınarı” anlamına gelen mekanla ilgili İslam geleneğinde Eyyub peygamberin mucizevi bir pınar yaratması hakkında bir rivayet yaşamaktadır.
Maqoki-Attori Camii

Maqoki-Attori Camii'nin yerinde İslam'dan önce Zerdüşt tapınağı olduğu tahmin edilmektedir. Mevcut yapının ana kısımları IX-X. yüzyıllara, Karahanlılar dönemine ait kabul edilir. UNESCO, Buhara'nın erken dönem anıtları arasında Maqoki-Attori'yi özel olarak belirtir. XX. yüzyılda yapılan arkeolojik kazılar sırasında yapının yer seviyesinden yaklaşık 4,5 metre aşağıda kaldığı ortaya çıkarılmıştır. Bu özellik onu Buhara'nın en ilginç tarihi anıtlarından birine dönüştürmektedir.
Kalyan Minare
Kalyan Minare 1127 yılında Karahanlı hükümdarı Arslan Han'ın saltanatı döneminde inşa edilmiştir. Yerel mimar Bako tarafından inşa edilen minare, Buhara'nın ana sembolü haline gelmiştir. Ana işlevi ezan okumak olsa da, farklı dönemlerde gözlem noktası ve diğer amaçlarla da kullanılmıştır. Cengiz Han'ın 1220 yılında Buhara'yı işgal ettiği zaman bile minarenin yıkılmadığına dair meşhur bir rivayet vardır. Bugün Kalyan Minare, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Buhara'nın tarihi merkezinin en tanınan anıtlarından biridir.
Samani Türbesi
Samaniler Türbesi X. yüzyılda, Samaniler devletinin hükümdarlığı döneminde inşa edilmiş ve İsmail Samani hanedanı ile ilişkilidir. Anıt, erken İslam mimarisinin önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir ve Orta Asya'da korunmuş en eski türbe yapılarından biridir. UNESCO da İsmail Samani Türbesi'ni Buhara'nın ana tarihi anıtlarından ve X. yüzyıl Müslüman mimarisinin şaheserlerinden biri olarak belirtir.
Çor-Minor
Buhara'nın en farklı mimari örneklerinden olan Çor-Minor 1807 yılında inşa edilmiştir. Anıt, zengin Buhara sakini, Türkmen asıllı Halife Niyazkul tarafından yaptırılmıştır. Adı Farsça “dört minare” anlamına gelen yapı, aslında bir zamanlar mevcut olan medresenin giriş kısmı olmuştur. Medresenin kendisi günümüze ulaşmasa da, Çor-Minor Buhara'nın tarihi merkezinde korunmuştur.
Bolo-Hauz Camii
Ark Kalesi'nin karşısında yer alan Bolo-Hauz Camii 1712 yılında inşa edilmiştir. Yapı bir zamanlar Buhara Emirliği'nin ana Cuma Camii olarak kullanılmıştır. Caminin karşısındaki uzun ve ince ahşap sütunlar ise daha sonra, 1917 yılında eklenmiş ve anıtın en ayırt edici mimari elementlerinden biri haline gelmiştir.
Lyabi-Hauz
Buhara'nın en meşhur mimari topluluklarından olan Lyabi-Hauz kompleksi XVII. yüzyılın başlarında oluşmuştur. Kompleksin en eski büyük yapısı 1569 yılında inşa edilmiş Kukeldaş Medresesi'dir. 1619-1620 yıllarında Nadir Divan-Begi'nin girişimiyle havuz ve hanegah oluşturulmuş, 1623 yılında ise Divan-Begi Medresesi inşa edilmiştir. Bugün Lyabi-Hauz, tarihi yapılarla modern şehir hayatının birleştiği en canlı mekanlardan biridir.
Mir-i Arap Medresesi
Kalyan Camii'nin karşısında yer alan Mir-i Arap Medresesi'nin inşaatı 1535 yılının sonu – 1536 yılının başlarında tamamlanmıştır. Medresenin inşası Şeyh Abdullah Yamani – Mir-i Arap adıyla tanınan nüfuzlu dini bir şahsiyetle ilişkilendirilir. Buhara'nın önemli dini-eğitim merkezlerinden biri olan bu medrese, Sovyet döneminde de faaliyetini tamamen kaybetmemiş ve 1945 yılında yeniden açılmıştır.