İran'da son yıllarda şehirleşme politikasında su kıtlığı, iklim değişikliği, suya duyarlı planlama ve enerji tüketiminin yönetimi temel önceliklerden birine dönüşmüştür.
Modern.az haber verir ki, bunu Bakü'de düzenlenen Dünya Şehirleşme Forumu'nun 13. Oturumu (WUF13) çerçevesinde organize edilen “D-8 Ülkelerinin Yüksek Seviyeli Enerji ve Kentsel Diyaloğu” etkinliğinde İran Yol ve Şehirleşme Bakan Yardımcısı Gulamrıza Kazemian bildirmiştir.
Yaklaşık beş yıl önce hazırlanmaya başlanan yeni nesil karmaşık şehir geliştirme planlarında bu yönlerin özel olarak dikkate alındığını belirtmiştir. Batı Azerbaycan eyaletinde yer alan Hoomir şehri ve diğer şehirler için hazırlanan şehirleşme planları tam da bu yaklaşım esasında onaylanmıştır. İsfahan için hazırlanan benzer planların ise İran Şehirleşme ve Mimarlık Yüksek Konseyi'nde onaylanması beklenmektedir.
“Küresel enerji dengesi krizinin derinleşmesi fonunda enerji tüketiminin artması ve üretim imkanlarının sınırlılığı sanayi ve hizmet sektörlerinde enerji teminini zorlaştırmıştır.
İran'da binalar yıllık toplam enerji tüketiminin yüzde 40'ından fazlasını oluşturmaktadır. Bu nedenle bina sektörü özellikle pik elektrik talebi dönemlerinde enerji yönetiminde önemli rol oynamaktadır” diye vurgulamıştır.
Sözlerine göre, ülkenin birçok bölgesinde yılda 300'den fazla güneşli günün olması yenilenebilir enerji potansiyelini artırmakta ve güneş enerjisine yatırımları zorunlu kılmaktadır.
Kazemian, İran Yol ve Şehirleşme Bakanlığı'nın Enerji Bakanlığı ve İnşaat Mühendisliği Teşkilatı ile birlikte konut binalarında güneş sistemlerinin genişletilmesiyle ilgili bir mutabakat zaptı imzalamaya hazırlandığını belirtmiştir.
“Proje “İnşaat Mühendisliği ve Denetim Hakkında” kanun çerçevesinde hayata geçirilecektir. Girişimin temel amacı bina sektöründe enerji tüketimini azaltmak ve yapıların enerji talebinin bir kısmını güneş panelleri aracılığıyla karşılamaktır. Bunun için teknik ve mühendislik desteği, finansal teşvikler ve kredi imkanlarının sunulması planlanmaktadır.”
Bakan yardımcısı, proje maliyetlerinin enerji tasarrufu ve İran Enerji Borsası'nda satılan enerji tasarrufu sertifikaları aracılığıyla finanse edilmesinin öngörüldüğünü eklemiştir.
1995 yılında kabul edilen “İnşaat Mühendisliği ve Denetim Hakkında” kanunun binaların projelendirilmesi, inşası ve işletilmesiyle ilgili teknik standartları belirlediğini hatırlatmıştır. Son 30 yılda ise “Enerji Tüketimine Tasarruf” adlı 19. bölüm çerçevesinde binalarda enerji sarfiyatının azaltılması yönünde ardışık çalışmalar yapılmıştır.
Kazemian'a göre, bu bölümün son redaksiyonu “Binalarda Enerji Yönetimi” adı altında hazırlanmış ve burada projelendirme, inşaat ve işletme sürecinde yer alan taraflar için icrası zorunlu olan yükümlülükler belirlenmiştir.
“Belgenin beşinci baskısında ilk kez binaların yaşam döngüsü üzerinden değerlendirme sistemi uygulanmış ve yeşil bina derecelendirmesi üzerinden A, B, C ve D seviyeleri belirlenmiştir. Yeni yaklaşıma göre, enerji verimliliği hem normatif göstergeler hem de enerji performansının simülasyonu esasında değerlendirilmektedir” diye G.Kazemian belirtmiştir.