Yaklaşık 23 yıl askeri hizmet... Bu sürenin 20 yıldan fazlası Özel Kuvvetler'in muharebe birliklerinde geçti. Düşman arkasında yerine getirilen görevler, 44 günlük Vatan Savaşı, Kelbecer istikametindeki operasyonlar, 2022 Eylül savaşları ve nihayet 2023'teki lokal nitelikli antiterror tedbirleri...
Özel Kuvvetler'in emekli başçavuşu Şerabeddin Hankişiyev Modern.az'a konuşurken askeri hizmetinin çeşitli dönemlerinde yaşadıklarını, en zor görevleri ve hafızasından silinmeyen olayları hatırladı.
Astara ilçesinin Hamışen köyünde doğan eski asker, şu anda Sumgayıt'ta yaşıyor. Evli ve üç çocuğu var.
Azerbaycan Ordusu'nda yaklaşık 23 yıl hizmet etti ve bunun 20 yıldan fazlasını Özel Kuvvetler'in muharebe birliklerinde geçirdi.
“2012'den 2016'ya kadar defalarca düşman arkasında muharebe görevlerinde yer aldım. 44 günlük Vatan Savaşı'nın katılımcısıyım. 2021'de Laçın-Kelbecer istikametinde yapılan operasyonlar sırasında Kelbecer'de yaklaşık 60 gün kaldım. 2022 Eylül savaşlarında ve 2023'te düzenlenen antiterror tedbirlerinde de yer aldım.”
Şerabeddin Hankişiyev, Vatan Savaşı'na kadar Özel Kuvvetler bünyesinde uzun yıllar hizmet ettiği için muharebe ortamının kendisine tamamen yabancı olmadığını söylüyor. 2012-2020 yılları arasında çeşitli görevlerde yer aldı, ağır hazırlık aşamalarından geçti.
Ancak 2020'deki 44 günlük savaş, onun hizmet hayatında tamamen başka bir sayfa açtı.

Savaşın içinde başka bir misyon vardı, yaralıları ve şehitleri bulmak
Şerabeddin Hankişiyev, Vatan Savaşı sırasında Özel Kuvvetler'in arama-kurtarma grubunda hizmet ettiğini belirtiyor.
Bu grubun görevi sadece savaşmak değildi. Temel görevlerden biri, ağır çatışmaların yaşandığı bölgelerde yaralı ve şehit askerlerin bulunması, onların tehlikeli bölgeden çıkarılmasıydı.
“Vatan Savaşı'nda şahsen ben Özel Kuvvetler'in arama-kurtarma grubunda bulundum. Albay Ramiz Kasımov ve Albay Zaur Nudireliyev'in arama-kurtarma operasyonuna katıldım. Onların bulunması ve tahliyesinde yer aldık.”
Onun sözlerine göre, bu tür operasyonların en zor yanı, grubun bazen karşı tarafın arkasında veya kontrolün tam sağlanamadığı bölgelerde hareket etmek zorunda kalmasıydı.
Arama-kurtarma görevleri sırasında birkaç kez karşı tarafın sabotaj gruplarıyla temas yaşandığını söyleyen Ş. Hankişiyev, Cebrayıl, Füzuli, Hocavend, Zengilan ve Gubadlı istikametlerinde operasyonlara katıldığını belirtti.
“Şehit ve yaralılarımızı ararken defalarca düşman gruplarıyla karşılaştık. Cebrayıl, Füzuli, Hocavend, Zengilan ve Gubadlı istikametlerinde temaslarımız oldu. Amacımız hem görevi yerine getirmek hem de birliklerimizin güvenliğini sağlamaktı.”
Operasyonlardan birinde silah ve mühimmat taşıyan üç “Ural” aracının ele geçirildiğini de söylüyor.
Onun için o günlerin temel sonucu ise 44 günün sonunda Azerbaycan Ordusu'nun zafer kazanmasıdır.
“Biz topraklarımızı geri almak için elimizden geleni yaptık ve Vatan Savaşı'ndan zaferle döndük.”
“Penceli Teymurov'un ölümü intikam hissini bende daha çok artırdı”
Onun sohbetinde bir isim özel bir yer tutuyor — Penceli Teymurov.
Şerabeddin Hankişiyev, Penceli'nin çocukluk arkadaşı, hemşehrisi ve daha sonra silah arkadaşı olduğunu söylüyor.
2016'da Penceli'nin şehit olması onun hayatında derin iz bıraktı.
“En yakın çocukluk arkadaşım, hemşehrim Penceli Teymurov şehit oldu. O hem çocukluk arkadaşımdı, hem hemşehrim, hem de silah arkadaşım. 2016'da şehit olduğunda cenazesine şahsen katıldım. O günden sonra onu hiç unutmadım. Her an aklıma düşer.”
Eski özel kuvvetler mensubu, arkadaşının kaybının sonraki hizmet hayatını da ciddi şekilde etkilediğini söylüyor.
Yıllarca çeşitli operasyonları hatırlayan askerin konuşmasında bu nokta farklı hissediliyor. Savaşların tarihini, istikametlerini ve görevleri sırasıyla sayan o, çocukluk arkadaşından bahsederken olayları artık sadece askeri terimlerle değil, kişisel anılarla ifade ediyor.
Savaşın görünmeyen tarafı da işte burada ortaya çıkıyor: askeri haritalarda istikametler ve mevziler değişir, ama savaşçının hafızasında en uzun yaşayan çoğu zaman kaybettiği silah arkadaşının adı olur.

“Kelbecer'de mermiler 8-10 metre yakınımıza düşüyordu”
Ş. Hankişiyev, 2022 Eylül'ünde yaşanan savaşları da hizmetinin en ağır aşamalarından biri olarak hatırlıyor.
Onun sözlerine göre, o günlerde Kelbecer istikametinde karşı tarafın faaliyeti gözlemleniyor ve birlikler muharebe hazırlığı durumuna getiriliyor.
“2022 Eylül'ünde artık görünüyordu ki, karşı taraf provokasyon yapmaya çalışıyor. Kelbecer bölgesinde durumu gözlemliyorduk. Savaş başladığında bizim temel amacımız mevzilerimizi korumak ve karşı tarafın ilerlemesini engellemekti.”
Ş. Hankişiyev, o savaşlarda tanksavar “Fagot” kompleksini kullandığını söylüyor.
Onun sözlerine göre, karşı tarafın bir dizi tekniği etkisiz hale getirildi.
“Şahsen ben o savaşlarda 'Fagot' silahıyla karşı tarafın tekniğine darbeler indirdim. Silah-mühimmat taşıyan üç 'Ural' aracı da etkisiz hale getirilmişti.”
En gergin anlardan biri ise topçu atışları sırasında yaşandı.
Özel kuvvetler mensubu, mermilerin mevzilerine çok yakın düştüğünden, personelin daha güvenli bir yere çekilmesi kararı aldığını belirtiyor.
_n“O istikamette güçlü topçu ateşi vardı. Mermiler bize çok yakın bölgelere düşüyordu. Personeli daha uygun ve korunaklı bir yere yerleştirdim. Kendim ise ağır silahların idaresinde kaldım.”
Onun sözlerine göre, kullandıkları “Fagot” kompleksinin kendisi de ateş sonucunda hasar gördü.
Buna rağmen, Asker Aliyev adlı bir askerle birlikte görevi sürdürdüklerini söylüyor.
“Yanımda Asker Aliyev adlı yetenekli bir askerimiz vardı. Şartlar çok ağır olsa da, mevzide kalıp görevimizi yerine getirdik.”
Antiterrorun ilk saatlerinden önce silahlar Şuşa'ya taşınıyordu
2023 Eylül'ünde düzenlenen lokal nitelikli antiterror tedbirleri, Hankişiyev'in hizmet hayatının son büyük operasyonlarından biri oldu.
O, o aşamada Özel Kuvvetler'in ağır silahlarının ve mühimmatının ön mevzilere ulaştırılmasında da yer aldığını söylüyor.
“Antiterror tedbirleri sırasında Özel Kuvvetler'in ağır silahlarını, 'Fagot' komplekslerini ve diğer mühimmatları 'Ural' aracına yükleyerek Şuşa'da İsa Pınarı istikametine, ön mevzilere götürdüm.”
Ancak onun antiterror tedbirleriyle ilgili en ilginç anısı bundan önce başlıyor.

"Halfeli yolunda yedi gün içinde on gizli postun yerini tespit ettik"
Ş. Hankişiyev'in sözlerine göre, bölük komutanından Halfeli yolu istikametinde karşı tarafın gizli postlarının belirlenmesiyle ilgili görev aldı.
Görevin amacı, o mevzilerin yerini belirlemek ve bilgiyi Azerbaycan birliklerine iletmekti.
“Bölük komutanından emir aldım ki, Halfeli yolu üzerinde karşı tarafın gizli postları yer alıyor, o postların yerini belirleyip birliğimize ulaştırmak gerekiyor.”
Bu görevde ona Yarbay İdris Said de katıldı.
“Yarbay İdris Said ile birlikte Halfeli istikametinde, Hankendi bölgesinde keşfe gittik.”
Eski başçavuşun sözlerine göre, keşif çalışması yedi gün sürdü.
Bu yedi gün içinde karşı tarafın on gizli mevziini belirlediler.
“Yedi gün içinde on gizli postun yerini tespit ettik ve bilgileri kendi birliklerimize ilettik.”
Onun sözlerine göre, o mevziler daha sonra antiterror tedbirlerinin ilk aşamasında Azerbaycan birliklerinin hedefleri arasında yer aldı.
Postların yerini belirlemek için bazı durumlarda mevzilere yeterince yaklaşmak gerektiğini belirtiyor.
“Postları doğru belirlemek için daha yakın mesafeden gözlem yapmak zorunda kalıyorduk. Elbette risk büyüktü. Her an tespit edilebilir, esir düşebilirdik.”
Onun sözlerine göre, özel kuvvetler mensubu ve istihbaratçı olarak temel mesele sadece bilgi toplamak değil, o bilgiyle geri dönmekti.
“Görevi yerine getirmek kadar güvenliği korumak da önemlidir. Çünkü bilgiyi elde edip geri ulaştıramazsan, operasyonun sonucu olmaz.”

“Her an esir düşebilirdik”
Şerabeddin Hankişiyev, o yedi günü hatırlarken en çok risk faktöründen bahsediyor.
Onun sözlerine göre, arazinin yapısı, karşı tarafın gözlem imkanları ve gizli postların yerleşimi keşfi zorlaştırıyordu.
“Her an esir düşebilirdik. Ama biz özel kuvvetler mensubu ve istihbaratçı olarak kendi güvenliğimizi koruyup görevi tamamlayabildik.”
Bu operasyondan sonra kendi birliklerine dönen askerler, antiterror tedbirlerinin başlamasıyla yeniden muharebe görevlerine dahil oldular.
Hankişiyev, keşif sırasında elde edilen bilgilerin daha sonra gerçek operasyonda kullanıldığını görmenin kendisi için ayrı bir önem taşıdığını söylüyor.
Hankendi'de ilerlemek zordu
Onun sözlerine göre, antiterror tedbirleri sırasında Azerbaycan özel kuvvetlerinin hareketini engelleyen başka bir mevzi de belirlendi.
Ş. Hankişiyev, o mevziin yükseklikte yer aldığını ve Hankendi istikametinde harekete ciddi engel oluşturduğunu belirtiyor.
“Post öyle bir yükseklikte yer alıyordu ki, Özel Kuvvetler'in Hankendi istikametinde serbest hareket etmesine ve ilerlemesine engel oluyordu.”
Onun sözlerine göre, mevzi belirlendikten sonra o istikamette karşılıklı ateş başladı.
Hankişiyev, karşı taraftan keskin nişancı ateşi olsa da, birliğin geri çekilmediğini belirtiyor.
“Bize ateş açılıyordu. Amaç bizi o bölgeden uzaklaştırmaktı. Mevziin yerini tam belirledikten sonra ona karşı darbe indirildi ve o yükseklikteki direniş ortadan kaldırıldı.”
Bu noktayı Hankişiyev, antiterror tedbirlerinin kendisi için en akılda kalıcı muharebe epizotlarından biri olarak kabul ediyor.

“32 yıl sonra o toprağa ilk ayak basanlardan oldum”
Sohbetin en duygusal kısmı Hankendi ile ilgili.
Şerabeddin Hankişiyev, Yarbay İdris Said ile birlikte antiterror tedbirlerinden önce keşif görevi sırasında Hankendi bölgesine girdiklerini belirtiyor.
O bunu kendi askeri hizmetinin en gururlu olaylarından biri olarak kabul ediyor.
“32 yıl sonra o toprağa ayak basmak benim için büyük gururdu. Ben ve Yarbay İdris Said orada keşif görevindeydik. Her defasında Hankendi'nin adı geçtiğinde seviniyor ve gurur duyuyorum.”
Onun konuşmasında Hankendi sıradan bir coğrafi isim gibi duyulmuyor.
23 yıllık askeri hizmetin, yıllarca süren eğitimlerin, düşman arkasındaki görevlerin, kaybedilen dostların ve iki savaşın anısı sanki o şehrin adında birleşiyor.
“Bugün alnım açık. O topraklara giren askerlerden biri olduğum için gurur duyuyorum.”
"500 kişiyle başladığımız yolda, sonunda 20 kişi kalıyoruz"
Uzun yıllar Özel Kuvvetler'de hizmet eden Hankişiyev, bu birliklerde hizmet için sadece fiziksel gücün yeterli olmadığını söylüyor.
Ona göre, özel kuvvetler mensubu olmak için öncelikle irade, bilgi, psikolojik hazırlık ve Vatana bağlılık gerekir.
“Özel kuvvetler mensubu olmak için irade gerekir, fiziksel güç gerekir, bilgi gerekir ve Vatanı sevmek gerekir. Vatanı sevmeyen insan asker olamaz. Halkını, milletini, bayrağını sevmeyen insan bu işi yapamaz.”
Özel kuvvetler kurslarının son derece ağır olduğunu da vurguluyor.
“Bazen 500 kişi kursa başlar, ama 20, 27 veya 30 kişi sona kadar gidebilir.”
O, Özel Kuvvetler'e katılmak isteyen genç askerlerin bunun sadece prestij ve isim olmadığını önceden anlamaları gerektiğini düşünüyor.
Bu hizmet büyük fiziksel dayanıklılık, psikolojik hazırlık, uzun süreli eğitim ve ciddi disiplin gerektirir.
“Arzu ederim ki, Azerbaycan Ordusu'nda hizmet eden ve bu yolu seçen gençler kendi üzerlerinde çalışsınlar, kursları geçsinler ve profesyonel asker olsunlar.”

“Asker savaşa ölmek için değil, galip gelmek için hazırlanmalıdır”
Hankişiyev'in sohbetinin sonunda dile getirdiği fikirler ise savaş romantizminden çok, savaşın ağır gerçekliğini gösteriyor.
O, şehitliğin Azerbaycan toplumunda en yüksek manevi zirvelerden biri olarak kabul edildiğini söylese de, askerin savaşa şehit olma arzusuyla değil, galip gelmek ve sağ dönmek amacıyla gitmesi gerektiğini düşünüyor.
“Şehitlik büyük bir zirvedir. Ama savaşa giden asker kendinde şehit olmayı arzulamamalıdır. O, yıllarca antrenman yapar, eğitim alır. Amacı düşman üzerinde zafer kazanmak ve görevi yerine getirmek olmalıdır.”
Ona göre, askerin profesyonelliği işte buna hizmet eder.
“Eğitimde ter döken insan savaşta daha hazırlıklı olur. Eğer ordumuz düşman üzerinde zafer kazanmaya hazırlanıyorsa, her bir Azerbaycan askeri kendi üzerinde çalışmalıdır.”
Eski özel kuvvetler mensubu, şehit ailelerinin yaşadığı acıyı da özellikle vurguluyor.
“Şehit olan askerin arkasında anne, baba, eş, evlat kalır. Onlar da o kaybı ömür boyu taşırlar.”
Belki de 23 yıllık hizmetin sonunda geldiği temel sonuç budur: savaşçının görevi sadece ileri gitmek değil, hazırlıklı olmak, silah arkadaşını korumak, görevi yerine getirmek ve mümkün olduğunca geri dönmektir.
Şerabeddin Hankişiyev'in anlattığı hikayede çok sayıda tarih, operasyon ve askeri epizot var.
Ama tüm bunların içinde iki nokta özellikle öne çıkıyor.
Biri 2016'da kaybettiği çocukluk arkadaşı Teymur Penceli, diğeri ise yıllar sonra keşif göreviyle girdiği Hankendi'dir.
Biri savaşın ondan aldığını, diğeri ise yıllar sonra hangi sonucun elde edildiğini hatırlatıyor.
Bu yüzden Hankişiyev, her defasında Hankendi'nin adı geçtiğinde aynı hissi yaşadığını söylüyor:
“Seviniyor ve gurur duyuyorum.”