Bazen bir insanın adını söylersin, ardından büyük bir il, büyük bir yurt gelir. Bazen de bir yurdun adını söylersin, hafızan seni büyük bir insana götürür.
Cavid Kurbanov denildiğinde Kelbecer'in dağları, İstisu'su, Tutkunçay'ı, sazı, sözü, gururu göz önüne gelir. Cavid Kurbanov'un Kelbecer'e bağlılığı doğduğu toprağa bağlılık olamaz. O, kendisi bir Kelbecer'dir.
İnsan yurdunda yaşarken yurt onun evi olur. Yurdundan sürgün edildiğinde ise yurt onun kalbine taşınır.
Kelbecer'in işgal yıllarında on binlerce Kelbecerli kendi doğduğu dağlarından uzakta yaşadı. Evler yıkıldı, avlular viran edildi, mezarlar yok edildi. İnsanlar bir avuç hatırayı alıp Azerbaycan'ın her tarafına dağıldılar.
O ağır yıllarda Kelbecer'i haritada korumak yetmiyordu. Kelbecer'i insanların içinde korumak lazımdı. Cavid Kurbanov'un en büyük hizmetlerinden biri de bu oldu.

Kelbecerli'nin Kelbecer'e gidemediği yıllarda o, birçoğunun kapısını çalan Kelbecer oldu. Birinin derdine yetişti, diğerinin eğitimine yardım etti, başkasının umutsuzluğuna umut oldu. Ve bunların hiçbirini anlatmadı.
_nÇünkü iyiliği anlatınca sesi azalır. İyilik sessizce yapılınca büyür. Cavid Kurbanov iyiliği kendine hizmet saymadı, kendine borç bildi. Kimse ona teşekkür ettiğinde her zaman dedi ki, ben ne yaptım ki? Kelbecerli'ye Kelbecerli el uzattı…
Onun yaptıklarının listesini yazmak kendisinin de hoşuna gitmez. Öyle bir karakter sahibidir ki, yaptığı iyiliği aklında bile tutmaz.
Onun damarlarında büyük bir söz hafızası da akar. O, Dede Şemşir'in torunudur. Aşık Şemşir'in torunu olmak omzunda sazın görünmeyen ağırlığını taşımaktır. Bir ilin karşısında kendini borçlu bilmektir.
Saz bir halkın konuşan hafızasıdır. Sazın göğsüne kulak verirsen, oradan Kelbecer'in sesini duyarsın. Bir telinde Delidağ konuşur, diğerinde Murov iç çeker. Başka birinde gurbet ağlar. Şimdi o tellerde dönüş yankılanır.

Cavid Kurbanov da saz-söz ortamından gelen bir adamdır. Devlet işinin sert dili onun içindeki söz adamını öldüremedi. Söz sahibi olmak için makam yeterli değildir. Bunun için hafıza lazımdır. Bunun için kök, yürek lazımdır. Öyle bir bağlılık lazımdır ki, insan nerede olursa olsun, içinde doğduğu köyün bir patikası kalsın.
Cavid Kurbanov devlet adamıdır. Devletine ve Cumhurbaşkanına sadakatini faaliyetinde ana hat olarak koruyan bir kişiliktir.
Kim ondan söz açarsa, görevlerinden önce insanlığı akla gelir. Cavid Kurbanov'un kapısını çalan çok olmuştur. Maddi yardım isteyen, iş isteyen, bazen de hiçbir şey istemeyip sadece derdini anlatacak birini arayanlar onun yanında olmuştur. Ona uzanan eli havada bırakmamıştır.
Göçmenlik insanın sadece evini elinden almaz, onun dayanma hissini de yok eder. Sen birden anlarsın ki, çocukluğunun geçtiği yerlere gidemez, babanın mezarını ziyaret edemezsin, annenin testisiyle su getirdiği pınar yoktur. Hatta göğe baktığında gördüğün yıldızlar bile sana eskisi gibi görünmez.

İşte, böyle zamanlarda insana bir arka adam lazımdır. Cavid Kurbanov uzun göçmenlik yıllarında Kelbecerliler için böyle bir umut adresi oldu. Kelbecerli kendi ilçesine gidemediğinde onun kapısına gidiyordu.
Sonra tarih değişti. Yıllarca Kelbecer'e bakıp iç çeken insanların yolu yeniden dağlara döndü.
Çok garip…
İnsan doğduğu toprağına döndüğünde anlar ki, toprak onu hiç terk etmemiş.
Kelbecer hafızada, konuşmada imiş. Kelbecer Dede Şemşir'in sözünde imiş. Kelbecer'i ömrünün bir parçasına çeviren insanın, Cavid Kurbanov'un kalbinde imiş...
Bugün Cavid Kurbanov'un doğum günüdür.
Aslında, bugün biraz da Kelbecer'in doğum günüdür.

Kelbecer'in derdine yıllarca omuz vermiş, sevincini kendi sevinci bilmiş, insanlarına ömründen pay ayırmış bir adam dünyaya geldi bugün.
Nerede olursa olsun, Cavid Kurbanov ömrünü “of” demeden Kelbecer'e harcadı. Öyle adamlar var ki, aldıklarıyla, öyleleri de var ki, paylaşmakla zenginleşirler.
Cavid Kurbanov'un kazancı insanların duasıdır. Onun karakterinde geçmiş erkeklere özgü bir ağabeylik var.
Cavid Kurbanov hakkında çok konuşulabilir. Ama bir cümle bir insanı anlatmak için yeterlidir:
Kelbecerli dar günde onun kapısını kendi kapısı bilmiş. Bundan büyük bir unvan, görev var mı?

Cavid Kurbanov'a uzun ömür dilerken sıradan uzun ömür dilemek azdır. Biz ona Kelbecer uzun ömrü diliyoruz.
İnsanın gerçek ömrü kaç insanın hayatından geçebildiğindedir. Kaç kişinin göz yaşını silebildiğindedir. İnsan ömrünün gerçek takvimi budur.
Bu takvimle bakıldığında Cavid Kurbanov'un ömründe çok kişinin izi var. O izlerin sahipleri ona uzun ömür diliyorlar.
Doğum gününüz kutlu olsun, Cavid öğretmenim!
Dede Şemşir sazından gelen o kadim ses her zaman ocağınızdan duyulsun. Yaptığınız iyilikleri siz saymayasınız.
Ne güzel ki, bugün en büyük dileğimizi istediğimiz gibi söyleyebiliyoruz:
Kelbecer kadar uzun ömür yaşayasınız.
Kelbecer özgürdür ve ebedidir.