Modern.az sitesi yabancı gazetecilerle röportaj serisine devam ediyor. Bu röportajlarda, bu gazetecilerin Azerbaycan ve Azerbaycanlılar hakkındaki düşüncelerini öğrenmeye, iki ülke arasındaki ortak noktaları araştırmaya ve diğer konular hakkında fikir alışverişinde bulunmaya çalışıyoruz.
Bu seferki röportaj konuğumuz komşu Gürcistan'dan gazeteci Vaso Kopanadze. Kendisi aynı zamanda siyasi yorumcu ve “Gürcistan'da Yabancı İş” dergisinin köşe yazarıdır.
Vaso Kopanadze ile röportajı sunuyoruz:
- Gürcistan'da gazeteciliğin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Gürcistan'da gazeteciliğin mevcut durumu genel olarak olumlu değerlendirilebilir. Çünkü prensip olarak gazeteciler – ister iktidarı desteklesinler, ister desteklemesinler – faaliyetlerini yürütme açısından ciddi bir sorunla karşılaşmıyorlar. Bu açıdan bakıldığında Gürcistan'da medya çoğulculuğunun tam olarak mevcut olduğu söylenebilir.
- Son yıllarda ülkenizin medya ortamında hangi temel değişiklikler yaşandı?
- Gürcistan'ın medya ortamındaki değişiklikler genel olarak toplum ve devlet hayatında yaşananlarla ilgilidir. Ülkede ve toplumda siyasi kutuplaşma oldukça yüksek seviyede olup, bu da medya ortamını doğrudan etkilemektedir. Bir yandan hükümeti ve iktidardaki siyasi gücü destekleyen medya kuruluşları varken, diğer yandan mevcut siyasi kursu şiddetle eleştiren basın faaliyet göstermektedir. Bu durum hem birinci hem de ikinci grup medya temsilcilerinin faaliyetlerinde kendini göstermektedir.

- Gürcistan'da medya özgürlüğü ile ilgili durumu nasıl karakterize edersiniz?
- Gürcistan'da medya özgürlüğü ile ilgili durum tatmin edici olarak kabul edilebilir. Medya özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit bulunmamakta ve her kitle iletişim aracı faaliyetlerini istediği yönde kurma imkanına sahiptir. Bu açıdan şu anda ciddi bir sorun bulunmamakta ve gelecekte de olmayacağı umulmaktadır.
- Sizce Gürcistan'da medya daha çok siyasi etki altında mı, yoksa bağımsız faaliyet gösterebiliyor mu?
- Medyanın siyasi etki altında olup olmaması esasen kendi tercihlerine bağlıdır. Bazı medya kuruluşları siyasi etki altına girmeyi tercih ederken, diğerleri iktidar ve muhalefet arasında dengeyi korumaya çalışarak nispeten bağımsız faaliyet göstermektedir. Bu nedenle, herhangi bir medyanın siyasi etki altında olması daha çok kendi duruşu ve tercihidir.
- Sosyal ağlar ve dijital medya ülkenizde gazeteciliği nasıl etkiledi?
- Sosyal ağların ve dijital medyanın gelişimi Gürcistan'da gazeteciliği ciddi şekilde etkiledi. Bugün sosyal ağlarda blog yazan herkes kendini gazeteci olarak adlandırabilir. Bu durum bir yandan olumlu, çünkü herkes kendi fikrini ifade etme imkanı kazanıyor. Diğer yandan ise “kendini gazeteci ilan eden” bu tür kişilerin faaliyet kalitesi, mesleki hazırlığı ve düşünce seviyesi çoğu zaman arzu edilen düzeyde olmuyor.
- Eğer medya devlet çıkarları ile gerçek arasında seçim yapmak zorunda kalsa, hangisine öncelik verilmelidir?
- İdeal durum, elbette devlet çıkarları ile gerçeğin örtüştüğü durumdur ve demokratik, gelişmiş bir toplumda böyle olmalıdır. Ancak nadir durumlarda seçim zorunluluğu ortaya çıkarsa, devlet çıkarlarına öncelik verilmelidir. Çünkü gerçek bazı durumlarda farklı şekillerde yorumlanabilir ve bu tür durumlarda medya temsilcileri faaliyetlerinde öncelikle devlet çıkarlarını esas almalıdır.

- Gürcistan'da gazetecilerin ortalama maaşı ve çalışma koşulları hakkında ne söyleyebilirsiniz?
- Gürcistan'da gazetecilerin ortalama maaşına ilişkin kesin istatistikler mevcut değildir ve maaşlar ciddi şekilde farklılık göstermektedir. Örneğin, yazılı medyada çalışan gazeteciler, televizyon ve radyo alanında çalışanlara göre çok daha az maaş almaktadır. Özellikle televizyon kanallarında maaşlar daha yüksektir. Yazılı medyada çalışan gazetecilerin maaşı yaklaşık 500 Lari veya daha yüksek olup, bu da oldukça düşük kabul edilmektedir. Hem medya kuruluşlarının genel seviyesinin hem de yazılı yayınların tirajının artması ve sonuç olarak gazetecilerin maaşının en az 2-3 kat yükselmesi arzu edilmektedir.
- Enerji ve ulaşım projeleri Azerbaycan ile Gürcistan'ı nasıl yakınlaştırıyor?
- Ekonomik projelerin uygulanması, petrol boru hatlarının ve gaz boru hatlarının faaliyeti ile ilgili konular — özellikle de Gürcistan topraklarından geçerek ülkelerimizi ve daha sonra diğer dünya bölgelerini birleştiren enerji projelerinin önemi — Gürcistan kitle iletişim araçlarında çok sık tartışılmaktadır.
Siyasi ilişkilerin yeterince sağlam olması, iki ülke liderlerinin dünya siyasetine dair bakış açılarının giderek daha fazla yakınlaşması, ayrıca devlet başkanlarının birbirlerinin toprak bütünlüğünü desteklemesi Gürcistan medyasında geniş ve düzenli bir şekilde yer almaktadır.
Elbette, enerji ve ulaşım projeleri Azerbaycan ile Gürcistan'ı daha da yakınlaştırıyor. Özellikle Orta Doğu'daki kriz ortamında ve Ermenistan üzerinden öngörülen projelerin fiilen uzun süredir güncelliğini yitirmesi fonunda bu projelerin önemi giderek artmaktadır.
Bu projeler şu anda tam olarak faaliyet göstermekte ve daha büyük bir potansiyele sahiptir. Bu ise hem Gürcistan'ın hem de Azerbaycan'ın ekonomisine çok olumlu etki etmektedir.
- Azerbaycan'ın herhangi bir bölgesinde bulundunuz mu?
- Evet, birkaç kez Azerbaycan'da bulundum. Son cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında uluslararası gözlemci olarak katılmıştım. Bu seçimler demokratik bir ortamda gerçekleşti ve Sayın İlham Aliyev haklı bir zafer kazandı.
Son olarak ise geçen yılın Ekim ayında Azerbaycan-Gürcistan Medya Forumu çerçevesinde ülkenizde bulundum. Bu, her iki ülkenin kitle iletişim araçları temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen çok önemli bir medya forumuydu.
Şimdiye kadar Azerbaycan'da sadece Bakü şehrinde bulundum.

- Azerbaycan ile ilgili en çok aklınızda kalan izlenimler nelerdir?
- İzlenimlere gelince, ister seçimler sırasında, isterse farklı formatlardaki görüşmeler çerçevesinde iletişim kurduğumuz insanlar akılda kaldı. Azerbaycanlılar karakter olarak Gürcülere benziyorlar - çok açık yürekli, sevecen insanlar ve her biri Gürcistan hakkında büyük bir samimiyet ve sıcaklıkla konuşuyor.
Aynı zamanda, her Azerbaycanlı kendi ülkesinin vatanseveridir ve bizi birbirimize daha da yakınlaştıran tam da bu duygular, bu düşünce tarzıdır. Halklarımızın temsilcileri arasında karşılıklı saygı oldukça, daha yakın halklara dönüşüyoruz.
Azerbaycanlı meslektaşlarımızla - ister gazeteciler, isterse siyaset bilimcilerle yaptığımız anlamlı sohbetler de çok verimli ve faydalı oluyor. Azerbaycan kültürü ise her defasında insanı olumlu anlamda hayran bırakıyor. Çünkü Azerbaycan büyük ve zengin bir kültüre sahip bir ülkedir ve tam da kültür alanında ilişkilerimizin gelişimi için çok büyük bir potansiyel mevcuttur.
- Karabağ'da yürütülen restorasyon ve imar çalışmaları hakkında ne söyleyebilirsiniz?
- Karabağ'da geniş çaplı restorasyon ve inşaat çalışmalarının yürütüldüğünü biliyoruz. Azerbaycan'ın mevcut yönetiminin bu bölgenin restorasyonuna bu kadar hassasiyet ve büyük özenle yaklaşması sadece alkışlanabilir.
Bu, Azerbaycan'ın gelecekteki gelişimi açısından gerçekten çok büyük ve önemli bir iştir.
- Gürcistan'daki Azerbaycan topluluğu hakkında da konuşmanızı rica ederiz...
- Gürcistan'ın Azerbaycan'a karşı tutumu oldukça iyi, dostane komşuluk ve pozitif bir karaktere sahiptir. Bu da ülkelerimizi stratejik ortaklığın birleştirmesinden ve her iki devletin liderlerinin bu ilişkilerin gelişimi ve güçlenmesi için çok çalıştıklarından kaynaklanmaktadır.
Bu açıdan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in yakın zamanda büyük bir heyetle Tiflis'e yaptığı ziyaret de ilişkilerin gelişimine önemli katkı sağladı. Gürcistan yönetimiyle görüşmeler yaptı ve ülkelerimizi birleştiren birçok ekonomik proje tartışıldı.
Tüm bunlar, ülkelerimizin liderleri ve halkları arasında gerçek bir dostluğun mevcut olduğunu ve bu dostluğun çok büyük bir değere sahip olduğunu göstermektedir. Azerbaycan-Gürcistan ilişkilerinin Güney Kafkasya bölgesi için son derece önemli olduğu ise inkar edilemez bir gerçektir.

- Gürcistan'da yaşayan Azerbaycanlılar esas olarak hangi alanlarda faaliyet gösteriyorlar?
- Gürcistan'daki Azerbaycan topluluğu, tıpkı Azerbaycan'daki Gürcü topluluğu gibi, sırasıyla hem Gürcistan'ın hem de Azerbaycan'ın hayatında önemli bir rol oynamaktadır. Gürcistan'da yaşayan Azerbaycanlılar ülke vatandaşlarıdır ve herkesin sahip olduğu tüm haklardan yararlandıklarını düşünüyorum.
Azerbaycanlıların esas olarak hangi alanlarda çalıştığına gelince, onlar çeşitli alanlarda - ticaret, kültür ve diğer yönlerde faaliyet göstermektedirler. Tiflis'te çok güzel bir Azerbaycan Kültür Merkezi faaliyet göstermektedir.
Onların istedikleri alanda çalışmak ve gelişmek için tüm perspektiflere sahip olduklarını düşünüyorum. Bu da tamamen doğaldır, çünkü ülke vatandaşı milli aidiyetinden bağımsız olarak kendi faaliyet ve iş alanını serbestçe seçebilir.
- Sizce Gürcistan'ın siyasi yönetim sisteminde Azerbaycanlıların sayısının az olmasının sebebi nedir?
- Doğrusunu söylemek gerekirse, Gürcistan'ın polis yönetim sisteminde Azerbaycanlıların sayısının neden az olduğuna dair somut bir sebep söyleyemem. Ancak parlamentoda Azerbaycanlı milletvekilleri var, ayrıca Azerbaycan dilinin yanı sıra Gürcü dilini de bilen ve çeşitli Gürcü televizyon kanallarında çalışan gazetecilerimiz mevcuttur.
Muhtemelen, böyle bir sorun varsa, bu, belirli bir anlamda Gürcistan Azerbaycanlıları arasında devlet dili olan Gürcü dilinin bilgi seviyesinin hala arzu edilen düzeyde olmamasıyla ilgilidir. Belki de tam da bu faktör, Gürcistan'ın siyasi yönetim sisteminde Azerbaycanlıların sayısının daha belirgin bir seviyede temsil edilmesine engel teşkil etmektedir.

- Azerbaycan kültürünün hangi yönleri sizi daha çok etkiledi?
- Azerbaycan'ın tarihi, edebiyatı, Doğu'ya özgü düşünce tarzı, davranış ve insanlarla iletişim kültürü her zaman insanı hayran bırakır. Azerbaycanlılarla iletişimden sonra komşularımızın gerçekten de büyük ve kadim bir kültürün taşıyıcıları olduğu izlenimi oluşuyor.
Biz Gürcülerin de kadim ve zengin bir kültüre sahip olması, tam da Azerbaycan-Gürcistan dostluğunun kültür alanında gelişimi için çok sağlam ve elverişli bir temel oluşturuyor.
- Gürcistan ve Azerbaycan halkları arasında herhangi bir benzerlik görüyor musunuz?
- Halklarımız arasındaki benzerliklere gelince, bunlar vatan sevgisi, vatanseverlik, ilişkilerde sadelik ve samimiyet, ayrıca bizi birleştiren adalet duygusudur. Biz sadece kendi ülkelerimizi sevmiyoruz, aynı zamanda komşu devletlere de saygıyla yaklaşıyoruz. Hem Azerbaycanlılar hem de Gürcüler bölgemizde uzun vadeli barışın tesis edilmesinin, Güney Kafkasya'nın güvenlik ve refah içinde yaşamasının taraftarıdırlar.
Bunlar bizim ortak değerlerimizdir ve ülkelerimizin liderlerinin de aşamalı olarak bu yönde ilerleyerek bölgemizde uzun vadeli barış ve refaha ulaşacaklarını düşünüyorum. Bugün dünya siyasetinde ve küresel ekonomide yeterince ciddi zorluklar olmasına rağmen.
- Gürcü mutfağının en meşhur yemekleri hangileridir ve günlük hayatta insanlar daha çok neye öncelik verirler?
- Hinkali, haçapuri, çahohbili, kababi ve diğer birçok yemek, örneğin mamalıka benzeri gomi hem Gürcistan sakinleri hem de ülkemizin misafirleri arasında en meşhur lezzetlerden sayılır ki bu da kimseye sır değildir. Günlük hayatta biz de, misafirlerimiz de daha çok bu yemeklere öncelik veririz.
Elbette, dedikleri gibi, zevkler farklıdır ve Gürcistan'da başka birçok lezzetli yemeği de denemek mümkündür. Örneğin, fasulye ile hazırlanan çok güzel yemeklerimiz var. “Lobiani” adı verilen, peynir yerine fasulye ile hazırlanan haçapuri türü de Gürcistan'da oldukça meşhurdur.
Şükürler olsun ki, Gürcü mutfağı zengin ve rengarenktir. Birçok Azerbaycanlının, dostlarım da dahil olmak üzere, her fırsatta Gürcü restoranlarına ve lezzetli yemekler sunulan diğer mekanlara büyük bir memnuniyetle gittiklerini biliyorum.
- Gürcülere özgü ilginç sosyal ve kültürel gelenekler nelerdir?
- Sosyal ve kültürel gelenekler toplumumuzda üstünlük sağlayan tarihi ve manevi değerlere dayanmaktadır. Bunlar aile değerleridir. Aile kurumuna ve geleneklere büyük saygı duyuyoruz.
Zaman zaman Batı'daki bazı “ortaklarımızın” bize aşılamaya çalıştığı değerler ise bizim için yabancı kabul edilmekte ve toplumumuz tarafından tam olarak kabul edilmemektedir. Örneğin, insanların erken yaşlardan itibaren kendi cinsiyetini seçebilmesi, bazı Batı ülkelerinde eşcinsel evliliklerin norm kabul edilmesi ve gey-paraların düzenlenmesinin olağan bir durum olarak kabul edilmesi Gürcistan için olumlu bir yaklaşım değildir. Azerbaycan'da da insanların bu konularla kolayca barışamayacaklarını düşünüyorum.
Tam da aile, kültür ve diğer geleneksel değerler hem Gürcistan hem de Azerbaycan toplumları için çok önemlidir ve bizi birbirimize bağlayan temel faktörlerden biridir.
- Gürcü toplumu ülkenin Avrupa Birliği'ne entegrasyon sürecini nasıl karşılıyor?
- Gürcistan toplumu Avrupa Birliği'ne entegrasyon fikrini desteklemektedir. Ancak son yıllarda, özellikle son iki-üç yılda bu konu Gürcistan toplumunda yeterince ciddi bir tartışma konusu haline gelmiştir. Çünkü Avrupa Birliği yetkililerinin Gürcistan yönetimine, ayrıca ülkenin egemenliğinin güçlendirilmesi yönünde yürüttüğü politikaya karşı tutumu adil ve samimi kabul edilmemektedir.
Bu nedenle Gürcistan'ın Avrupa Birliği'nin tam üyesi olma arzusuna karşı belirli bir soğuma gözlemlenmektedir. Avrupa Birliği'nde yaşanan süreçleri büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Mevcut Gürcistan yönetimi yaklaşık 2030 yılına kadar ülkenin Avrupa Birliği üyeliğini hedeflese de, birçok şey önümüzdeki üç-dört yıl içinde Avrupa Birliği'nin nasıl davranacağından ve Gürcistan-Avrupa Birliği ilişkilerinin nasıl şekilleneceğinden bağlı olacaktır.
Mevcut durumda ise Gürcistan'ın Avrupa Birliği üyeliğini destekleyenlerin sayısının giderek azaldığını söyleyebiliriz.

- Sizce Güney Kafkasya'da istikrar ve işbirliği için en önemli faktörler nelerdir?
- Güney Kafkasya'da istikrar için en önemli faktörlerden biri, öncelikle Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi ve daha da iyileşmesidir. Hepimiz Azerbaycan ve Ermenistan arasında barış ve ortaklık anlaşmasının imzalanmasını bekliyoruz.
Bununla birlikte, Gürcistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin iyileşmesi, Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün aşamalı olarak restore edilmesi, ayrıca bölge ülkeleri - Gürcistan, Azerbaycan ve Ermenistan arasında ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
- Azerbaycanlı okuyuculara ve gazetecilere hangi mesajı vermek istersiniz?
- Azerbaycanlı okuyuculara en içten ve samimi dileklerimi iletmek istiyorum. Çünkü onlar dost bir halkın temsilcileridir. Bu halkın İlham Aliyev gibi akıllı ve bilge bir lideri var. Kendisi çok yönlü ve düşünülmüş bir dış politika yürütmekte, ayrıca ülke içinde yaşanan süreçleri de başarıyla yönetmektedir.
Egemen devlet kurma yolunda ortaya çıkan zorluklara rağmen, her ülkenin zaman zaman karşılaştığı sorunların üstesinden ustaca gelmektedir. Azerbaycan'ın devletçiliğin güçlendirilmesi ve gelecekteki gelişim açısından parlak bir geleceği olduğuna inanıyorum.
Azerbaycanlı gazeteci meslektaşlarımıza da yürekten tebriklerimi iletmek isterim. Onları her yıl 3 Mayıs'ta kutlanan Dünya Basın Özgürlüğü Günü münasebetiyle tebrik eder, yaratıcılık ve mesleki faaliyetlerinde yeni başarılar, kişisel ve sosyal hayatlarında mutluluklar dilerim.
Aynı zamanda, onlara ve tüm Azerbaycan halkına ülkenin daha da gelişmesini diliyorum ki hepimiz birbirimizin başarılarına sevinelim.