Modern.az

Biz ne istiyoruz?

Medya

Bugün, 16:00

İnsan istekleri sonsuzdur. Yaşadığı müddetçe bir şeyler arzu eder, bir şeylere ulaşmak ister, bir şeylerin özlemini çeker. Bazen sahip olduklarını sıradan kabul eder. Sahip olmadıklarını mutluluğun anahtarı gibi görür. İşte bu yüzden insanın istekleri bitmez. Bir arzu gerçekleşir, yerini başka bir arzu alır. Bir hedefe ulaşır, hemen yeni bir hedef arar.

Aslında, bütün bunlar çok normaldır, istek yarındır. İnsan isteyerek gelişir, kurar, isteyerek yaratır. Arzu olmayan yerde hayat da durur.

Ama garip olan başka bir meseledir. İstediklerimiz gerçekleştiğinde şikayet etmeye başlarız.

Fark ettiniz mi, kış istiyoruz, kış geliyor, soğuktan, kardan şikayet etmeye başlıyoruz... Kışta yaz havası olmayacak ki...

Yaz istiyoruz, ama sıcak olmasın diyoruz, güneşten kaçıyoruz. Yazda kış havası olmayacak ki...

Demek ki, mesele hem de ne istediğimizi, neden istediğimizi ve elde ettiklerimizin değerini ne kadar bildiğimizi anlamaktadır.

Bütün bunların fonunda insan kendi kendine bir soru sorar, biz ne istiyoruz?

Kış istiyoruz, soğuk olmasın diyoruz. Kardan şikayetleniyoruz. Halbuki kışı kendimiz istemiştik.

Yaz istiyoruz, sıcak olmasın diyoruz. Güneşten kaçıyoruz. Halbuki yazın mahiyeti zaten sıcaktır.

Yağmur istiyoruz, ıslandığımızda şikayetçi oluyoruz.

Ucuzluk istiyoruz, pazarda fiyat düşünce çiftçinin halini düşünmüyoruz.

Sakinlik istiyoruz, dedikodu olan yere meyilleniyoruz.

Temiz şehir istiyoruz, çöpü yere atıyoruz.

Medeni toplum istiyoruz, kabalığı alkışlayanları izliyoruz.

Adalet istiyoruz, sırada beklemeye sabrımız yetmiyor.

Vicdanlı memur istiyoruz, işimizin hızlı, istediğimiz gibi gitmesi için başka yol arıyoruz.

Sağlıklı hayat istiyoruz, gece yarısına kadar telefon ekranından, buzdolabının yanından ayrılmıyoruz.

Kitap okuyan gençler istiyoruz, çocukların eline ilk telefonu veriyoruz.

Milli değerlerimizi korumak istiyoruz, düğünlerimizde anlamadığımız şarkılara dans ediyoruz.

Terbiyeli nesil istiyoruz, sosyal medyada en çok terbiyesizliği sergileyenleri övüyoruz.

Bilgili insanlar istiyoruz, bilim adamını önemsizleştiriyoruz, sansasyon yaratan adamları meşhur ediyoruz.

Doktordan, öğretmenden, polis memurundan örnek istiyoruz, kendimiz örnek olmaya adım atmıyoruz.

İyi komşu istiyoruz, komşumuza bir dakika ayırmıyoruz.

Doğru konuşan insan istiyoruz, gerçek seslendiğinde inciniyoruz.

Evlatlarımızın iyi okumasını, bilgili, eğitimli olmasını, akıllı, terbiyeli, vatanına bağlı büyümesini istiyoruz. Onların en çok vakit geçirdiği yerin telefon ekranı olmasına kendimiz ortam yaratıyoruz. En etkili sohbet, güçlü propaganda oradadır. Bilmeliyiz ki, sosyal ağlar sadece vakit kaybettirmez, bilinçaltına etki eder.

Çoğu zaman ebeveynler çocuk sakin dursun diye, onun eline telefon verir. Bebeğin susması bizi sevindirir. Ama düşünmüyoruz ki, bununla onun konuşmasını geciktiriyoruz, onu gerçek hayattan uzaklaştırıyoruz. Bilerek veya bilmeyerek, ekranı çocuğun dostu, hatta ebeveynini yerine geçen bir varlık gibi şekillendiriyoruz. Ekrandaki zararlı oyunlar ve anlamsız videolar çocuğun karakterine etkisiz kalmıyor.

Sonra da diyoruz ki, çocuklar değişmiş.

Aslında çocuklar değişmemiş, onların önüne koyduklarımız değişmiş.

Biz neyi gösteriyorsak, çocuklar onu görüyor, neyi dinliyorsak, onlar onu duyuyor.

Biz kimi meşhur ediyorsak, çocuklar da onlara benzemek istiyorlar.

Her bir baba kendi evladına örnek olmalıdır.

Her bir anne ilk öğretmen olmalıdır.

Her bir vatandaş kendi sorumluluğunu idrak etmelidir.

Toplum gökten düşmez, toplum biziz.

Biz nasıl isek, yarınımız da öyle olacak.

Bu yüzden öncelikle bir sorunun cevabını net bir şekilde vermeliyiz.

Biz gerçekten ne istiyoruz?

İstediğimizle yaşadığımız hayat arasında fark varsa, problem seçimlerimizde.

Bence, bugün en önemli soru budur, biz ne istiyoruz?

Gerçekten mi, biz istediğimizi istiyoruz…

Whatsapp
Bizə yazın!
Keçid et
Rusiyayla müharibəyə başlayırıq! - Bu ölkədə əhaliyə XƏBƏRDARLIQ