Azerbaycan'ın büyük dostu, Türk dünyasının tanınmış bilim insanı, akademik Darhan Kıdıralı, Temmuz ayının sonunda Çolpon-Ata şehrinde Azerbaycan ve Orta Asya ülkelerinin Devlet Başkanları'nın gayri resmi görüşmesi hakkında geniş bir makale yazdı. Makale yazarı, dünyanın jeopolitik mimarisinin kökten değiştiği bir dönemde yaşadığımızı belirtti. Eskiden uzun vadeli perspektifte mümkün görülen süreçler, şimdi sadece birkaç yıl içinde gerçeğe dönüşüyor. Küresel güç dengesi değişiyor, uluslararası ticaret ve tedarik zincirleri yeniden yapılandırılıyor ve dünya düzeninin belirlenmiş ilkelerini yeniden gözden geçirme zorunluluğu ortaya çıkıyor. Bugün "Adil Kazakistan" fikrinin hayata geçirilmesine yönelik reformlar ülkenin iç kalkınma yönünü belirlese de, dengeli ve çok vektörlü diplomasi Kazakistan'ın uluslararası arenadaki konumunu yeni bir seviyeye taşıyor. Bunu Kazakistan Cumhurbaşkanı'nın yabancı devlet başkanlarıyla yaptığı görüşmelerde görebiliriz.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, bölgesel devletler arasında karşılıklı güven ve entegrasyonu XXI. yüzyılda Orta Asya'nın temel avantajlarından biri olarak görüyor. Bu, beş devletin tarihi kaderinin, kültürünün, geleneklerinin ve ekonomik çıkarlarının karşılıklı bağımlılığına dayanmaktadır.
Akademik Darhan Kıdıralı daha sonra Orta Asya devletlerinin ilişkilerine değinerek, Orta Asya devletleri arasında işbirliğinin artık iyi komşuluk ilişkilerinden daha fazlası, aynı zamanda stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirtiyor.
Bu zorunluluğun içinde Azerbaycan ile de bir işbirliği olmasını vurgulayan yazar, Hazar Denizi'ni Doğu ile Batı'yı birleştiren bir köprü olarak adlandırıyor. Orta Asya ile Azerbaycan arasındaki ekonomik, ulaştırma-lojistik ve yatırım ilişkilerinin güçlenmesini bu değişimin bariz bir örneği olarak görüyor.
“Altı el bir olmasa, gök yüzü yere iner” - atasözünü hatırlatan Türkçü bilim insanının fikrince, bugünkü ekonomik hesaplamalarla değil, aynı zamanda tarihi süreklilikle de ilgili olan altı devlet arasında karşılıklı güven ve pragmatik çıkarlara dayalı işbirliği bölgenin uluslararası ağırlığını artıracaktır.
Akademik Darhan Kıdıralı aynı zamanda Orta Koridor-Trans Hazar uluslararası ulaştırma rotasının özel bir önem taşıdığını vurgulayarak, bu ulaştırma ağının üzerindeki Zengezur koridorundan söz ediyor:
“Çin'den başlayarak Kazakistan'dan Hazar Denizi'ne, daha sonra ise Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye aracılığıyla Avrupa'ya giden bu rota Avrasya'da alternatif ve perspektifli ulaştırma ağlarından birine dönüşüyor.
Açıktır ki, Kazakistan burada sadece transit alanı olmak amacını gütmüyor. Ülke uluslararası yük akışları için bir mekandan tam teşekküllü bir lojistik merkezine dönüşmeye çalışıyor. Aynı zamanda, Kazakistan'ın Trans Hazar ve Zengezur koridorlarının güvenliğinin sağlanmasında inisiyatif grubunun üyesi olduğu İbrahim Anlaşması da büyük önem taşımaktadır”.
Ekonominin yeni yapısının dijitalleşme ile ilgili olduğunu kaydeden makale yazarı, “bugün konteyner trenleri kervanların eskiden seyahat ettiği rotalar üzerinde hareket ediyor. Eskiden tüccarlardan ve elçilerden mesajlar atla ve yaya olarak ulaştırılıyorsa, şimdi bilgiler saniyeler içinde iletiliyor. Eskiden kervan yolları Büyük İpek Yolu'nun önemini belirliyorsa, bugün onlar uluslararası koridorlar, limanlar, lojistik terminalleri ve dijital ağlarla değiştiriliyor.
Kardeş ülkeler arasında işbirliği potansiyelinin artması da bu sürecin genişlemesini gösteriyor. Bugün işbirliği sadece kültürel ve insani ilişkilerle sınırlı kalmıyor, aynı zamanda yatırım, ticaret, sanayi, ulaştırma, dijital teknolojiler ve eğitim alanlarında işbirliği için önemli bir platforma dönüşüyor”.
Aida Eyvazlı Göytürk