Son yıllarda yurt dışında eğitim almak isteyen Azerbaycanlı öğrenci sayısında önceki dönemlere göre belirli bir azalma gözlemleniyor. Bir zamanlar özellikle Türkiye üniversitelerine büyük ilgi gösterilse de, şu anda bu yönde önceki kadar yüksek bir akış kaydedilmiyor. Uzmanlar, bu eğilimin hem ailelerin artan mali yükünden hem de Azerbaycan'daki yükseköğretim kurumlarının son yıllarda gelişmesinden etkilendiğini düşünüyor.
Konuyla ilgili olarak Modern.az'a açıklamalarda bulunan Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komitesi üyesi Vasif Gafarov, bunun sebebinin tek bir faktörle ilgili olmadığını belirtti.
“Hem ekonomik faktörler hem de yerel yükseköğretim sisteminde meydana gelen değişiklikler bu süreci etkiliyor.
Öncelikle maliyet meselesine değinecek olursak, yurt dışında eğitim masrafları son yıllarda ciddi şekilde arttı. Özellikle Türkiye, Avrupa ve diğer ülkelerde yaşam, kira, ulaşım ve eğitim ücretleri önceki yıllara göre daha yüksek. Döviz kurlarındaki değişiklikler de ailelerin yükünü artırıyor. Bu nedenle birçok aile çocuğunu yurt dışına göndermekte zorlanıyor ve daha uygun bir alternatif olarak yerel üniversiteleri tercih ediyor.”
Milletvekili ayrıca, diğer yandan Azerbaycan'daki bazı üniversitelerin gelişimini de göz önünde bulundurmak gerektiğini vurguladı:
“Son yıllarda belirli yükseköğretim kurumlarında uluslararası programların uygulanması, yabancı öğretim görevlilerinin çekilmesi, ikili diploma projeleri ve teknoloji tabanlı eğitimin genişlemesi belirli olumlu değişiklikler yarattı. Özellikle ADA Üniversitesi, Bakü Yüksek Petrol Okulu, UNEC ve bir dizi diğer üniversiteler artık bölgede rekabet edebilecek seviyede görünüyor. Bu da bazı öğrencilerin “mutlaka yurt dışında okumak gerekir” düşüncesini zayıflattı.”

V.Gafarov aynı zamanda Türkiye üniversitelerine olan ilginin azalmasına da açıklık getirdi:
“Türkiye üniversitelerine olan ilginin azalmasına gelince, burada da birkaç temel faktör var. Bir zamanlar Türkiye hem coğrafi yakınlık, hem dil ve kültür açısından Azerbaycanlı öğrenciler için en rahat seçimdi. Ancak son yıllarda Türkiye'de ekonomik durumun karmaşıklaşması, yaşam masraflarının artması ve üniversite sayısının çoğalması sonucunda kalite farklılıklarının oluşması ilginin belirli ölçüde azalmasına neden oldu. Buna ek olarak, daha önce Türkiye diploması iş piyasasında daha yüksek bir avantaj sağlarken, şimdi işverenler daha çok adayın becerilerine, dil bilgisine ve pratik deneyimine dikkat ediyorlar. Bu da sadece “yabancı diploma” faktörünün önceki kadar etkili olmamasına yol açıyor.”
Milletvekili, iş piyasasındaki yaklaşıma gelince, belirli bir değişikliğin zaten meydana geldiğini düşündüğünü ekledi:
“Daha önce yurt dışında eğitim almak daha çok prestij göstergesi sayılıyordu. Şimdi ise işverenler üniversitenin adından çok, kişinin yetkinliklerine önem vermeye başladılar. Yani iyi bir yerel üniversite mezunu, güçlü dil bilgisi ve pratik becerileriyle bazı durumlarda yabancı üniversite mezunundan daha rekabetçi olabiliyor. Bununla birlikte, dünyanın prestijli üniversitelerinden alınan diplomalar hala uluslararası şirketler ve belirli meslek alanları için avantaj olarak kabul ediliyor.”
Milletvekili genel olarak, yurt dışında eğitimin artık önceki gibi sadece “prestij” meselesi olmadığını düşünüyor:
“Öğrenciler ve aileler daha çok “bu eğitim bana hangi gerçek imkanları yaratacak?” sorusuna cevap arıyorlar. Bu ise seçimlerin daha rasyonel bir şekilde yapılmasına neden oluyor,” diye V.Gafarov belirtti.
Bilim ve Eğitim Bakanlığı Yanında Kamu Konseyi Sekreteri Günay Ekberova'nın görüşüne göre ise, yurt dışında eğitim almak isteyen Azerbaycanlı öğrenci sayısında gözlemlenen belirli azalmanın sebebini sadece maliyet veya sadece yerel üniversitelerin gelişimi ile ilişkilendirmek doğru olmazdı:
“Temel sebeplerden biri şudur ki, önceki yıllarda bazı ülkelerde lise diploması ile veya daha basitleştirilmiş kabul şartları ile yükseköğretim alma imkanları genişti ve kabul sınavlarında istediği sonucu elde edemeyen gençlerin bir kısmı akreditasyonu, sıralaması ve akademik itibarı yeterince açık olmayan üniversitelere yöneliyordu. Bugün ise hem veliler hem de adaylar üniversite seçimine daha sorumlu yaklaşıyor, diplomanın tanınması ve eğitimin kalitesi konularına daha çok dikkat ediyorlar.”
Türkiye üniversitelerine olan ilginin önceki yıllara göre belirli ölçüde azalması hakkındaki görüşlere kısmen katıldığını da belirtti:
“Bir dönem Türkiye hem coğrafi yakınlığı, hem dil ve kültür benzerliği, hem de erişilebilir kabul imkanları sebebiyle Azerbaycanlı gençler için en popüler istikametlerden biriydi. Şu anda ise gençler sadece ülkeye göre değil, üniversitenin sıralamasına, programın kalitesine, uluslararası tanınmasına ve gelecekteki kariyer imkanlarına göre seçim yapmaya başladılar. Aynı zamanda, Türkiye'de yaşam ve eğitim masraflarının artması da seçimleri etkileyen faktörlerdendir.”

G.Ekberova, akreditasyon ve diplomaların tanınması meselesinin de burada önemli rol oynadığını dikkat çekti:
“Son yıllarda bu konuda bilinçlenme arttı. Veliler ve öğrenciler artık üniversite seçerken o yükseköğretim kurumunun akreditasyonunu, uluslararası sıralamalardaki yerini ve diplomasının Azerbaycan'da tanınma imkanlarını daha ciddi araştırıyorlar. Çünkü bazı durumlarda işte bu meseleler mezun olduktan sonra sorunlar yaratabiliyor.”
Konuşmacımız yabancı diplomaların iş piyasasındaki konumuna ilişkin görüşlerini bildirdi:
“Yabancı diplomaların iş piyasasındaki konumuna gelince, yaklaşımın önceki yıllara göre değiştiğini düşünüyorum. Bir zamanlar yabancı üniversite diploması kendi başına büyük bir avantaj sayılıyordu. Bugün ise işverenler daha çok adayın gerçek bilgi ve becerilerine, yabancı dil seviyesine, pratik deneyimine ve profesyonel yetkinliklerine dikkat ediyorlar. Elbette, prestijli yabancı üniversitelerin diplomaları hala avantaj yaratabiliyor, ancak artık sadece diplomanın yabancı olması başarının garantisi olarak kabul edilmiyor. Sevindirici bir durumdur ki, son yıllarda Azerbaycan üniversitelerinin de gelişimi, uluslararası işbirliklerinin genişlemesi ve eğitim kalitesinin yükselmesi sonucunda yerel yükseköğretim mezunları iş piyasasında daha rekabetçi bir konum kazanabiliyorlar,” diye sözlerini tamamladı.