Azerbaycan Basın Konseyi, Türkiye'deki bazı medya kaynaklarında ve sosyal medya platformlarında ülkemize karşı yayılan kasıtlı bilgileri, çarpıtılmış materyalleri ve kamuoyunu manipüle etmeye yönelik kampanyaları ciddi bir endişeyle izlemektedir.
Bu konuda Modern.az'a Konsey'den bilgi verildi.
Son günlerde Azerbaycan'da yaşanan bazı olayların bağlamından koparılarak sunulması, ülkemizin iç meseleleriyle ilgili tartışmaların kasıtlı olarak siyasallaştırılması ve doğrulanmamış iddiaların gerçek gibi yayılması, profesyonel gazeteciliğin temel ilkelerine tamamen aykırıdır.
"Azerbaycan Basın Konseyi özellikle vurgular ki, gazeteciliğin yüce görevi toplumları birbirine düşürmek değil, gerçeği ortaya çıkarmak, kamuoyuna doğru bilgi ulaştırmak ve karşılıklı anlayışa katkıda bulunmaktır. Ancak ne yazık ki, son günlerde Türkiye'deki bazı medya organlarında bunun tam tersi gözlemlenmektedir. Şöyle ki, ülkemizin genel eğitim kurumlarında tek tip okul kıyafeti uygulamasının bağlamından koparılarak çarpıtılması, Azerbaycan'da güya "tesettür yasağı"nın uygulanması ve İslami değerlerin baskı altına alınması hakkında tamamen asılsız iddialar yayılmaktadır. Ayrıca, tamamen iç eğitim kurallarıyla ilgili olan bu mesele yapay bir şekilde dini-ideolojik çatışma düzlemine çekilmekte, böylece ülkemiz hakkında olumsuz bir imaj oluşturulmaya çalışılmaktadır."
Dini özgürlükler, eğitim politikası ve toplumumuzun sosyo-kültürel yaşamıyla ilgili konuların çarpıtılması, konuyla ilgisi olmayan eski veya sahte fotoğraf-video materyallerin kullanılması, ayrıca bazı marjinal kişilerin radikal görüşlerinin bütün Türkiye toplumunun görüşü gibi sunulması, kamuoyunu yanlış yöne yönlendirme amacı taşımaktadır.
"Böyle bir yaklaşım ne objektif gazetecilik ilkelerine, ne de iki kardeş ülke arasındaki mevcut stratejik ilişkilerin ruhuna uygundur.
Endişe verici diğer bir nokta ise, bu karalama kampanyasının sadece sosyal medya segmentiyle sınırlı kalmayıp, Türkiye'nin bazı geleneksel medya organları tarafından da yürütülmesidir. Bu materyallerde eleştiri ve ifade özgürlüğünün sınırları açıkça aşılmakta, sosyal medya hesaplarında Azerbaycan Cumhuriyeti'nde anayasal düzenin zorla değiştirilmesine ve iktidarın yasa dışı yollarla ele geçirilmesine yönelik tehlikeli çağrılara tribün oluşturulmaktadır."
Açıklamada, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin ortak tarihe, dile, kültüre, manevi değerlere ve sarsılmaz karşılıklı güvene dayandığı belirtildi.
"Bir millet, iki devlet" ilkesi, ülkelerimizin bağımsız devletler olarak eşit haklara sahip işbirliğini ve kardeşliğini ifade eder. Bu kutsal ilke, herhangi bir ülkenin iç ve dış politikasına müdahale, toplumu ideolojik çatışmaya sürüklemek veya asılsız suçlamalar ileri sürmek için bir meşruiyet aracı olarak kullanılamaz.
Basın Konseyi, Türkiye'nin medya kuruluşlarını, gazeteci örgütlerini, redaksiyonlarını ve dijital platformlarda kamuoyunu etkileyen kişileri, Azerbaycan'a dair bilgileri yayınlamadan önce güvenilir kaynaklara dayanarak doğrulamaya çağırıyor. Konsey, gerçeklerin çarpıtılmasına, sahte ve bağlamından koparılmış görüntülerin yayılmasına izin vermemeye, Azerbaycan devletinin ve halkının adresine yönelen hakaret, iftira ve nefret söyleminden kaçınmaya, tespit edilen yanlış bilgileri operatif bir şekilde düzeltmeye ve tekzip etmeye, ayrıca iki ülke arasındaki ilişkilere zarar verebilecek her türlü manipülatif kampanyalara karşı prensipli bir duruş sergilemeye çağırıyor."
Sonuç olarak, Azerbaycan Basın Konseyi, gerçeğin çarpıtılmasına, dezenformasyonun yayılmasına ve medya imkanlarının ülkelerimiz arasında güveni sarsmak amacıyla kullanılmasına karşı prensipli duruşunu bundan sonra da sergileyeceğini beyan etti.