Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Azerbaycan - Türkiye parlamentolararası ilişkiler çalışma grubu bildiri yayınladı.
Modern.az'ın bilgisine göre bildiride şöyle deniyor:
"Son dönemlerde Türkiye'nin bazı medya organlarında ve sosyal medya platformlarında Azerbaycan'a karşı taraflı bilgi kampanyasının yürütülmesi, ayrıca iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) bazı milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral tarafından ülkemizle ilgili asılsız ithamların dile getirilmesi Azerbaycan–Türkiye parlamentolararası ilişkiler çalışma grubunda ciddi rahatsızlık ve üzüntü doğurmaktadır.
Azerbaycan ve Türkiye arasında dostluk, kardeşlik ve stratejik müttefiklik ilişkileri mevcuttur. Azerbaycan bağımsız ve egemen bir devlettir, iç ve dış politikasını kendi milli çıkarlarına ve Anayasasına uygun olarak belirler. Ulu önder Haydar Aliyev'in belirlediği "Bir millet, iki devlet" ilkesi tam da iki bağımsız ve egemen devletin varlığını öngörmektedir. Bu ilkenin mahiyetinin tahrif edilmesi, ondan Azerbaycan'ın iç işlerine müdahale etmek, dış siyasi ve ideolojik yaklaşımları Azerbaycan toplumuna dikte etmek için esas olarak kullanılması kabul edilemez.
Azerbaycan'ın laik devlet yapısı ve dini inanç özgürlüğü Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ülkemizde eğitim politikası laiklik, eşitlik ve tüm vatandaşlar için eşit fırsatların yaratılması ilkelerine dayanmaktadır. Eğitim kurumlarında uygulanan kurallar tüm vatandaşlara aynı şekilde uygulanır ve herhangi bir dini aidiyete karşı yönelmemiştir. Bu meselelerin dini ve ideolojik düzlemde siyasallaştırılması, Azerbaycan'ın anayasal yapısına ve eğitim politikasına karşı asılsız ithamların ileri sürülmesi kabul edilemez.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Muzaffer Ali Başkomutan Sayın İlham Aliyev'e, halkımıza, onun tarihine ve büyük şahsiyetlerine karşı hakaret ve iftira niteliğindeki ifadelerin kullanılması da kabul edilemez ve Azerbaycan kamuoyunda haklı rahatsızlık doğurmaktadır. Üzüntüyle belirtmek isteriz ki, AKP iktidarı tüm bunların önüne geçilmesi yönünde hiçbir adım atmamaktadır. Azerbaycan'ın Türkiye'deki diplomatik temsilcilikleri önünde provokatif eylemlerin düzenlenmesine ve bununla ilgili çağrılara hoşgörülü yaklaşım gösterilmesi de bir dizi soru işaretleri doğurmaktadır.
Azerbaycan–Türkiye ilişkilerinin özel karakterinin siyasi sorumluluk, karşılıklı saygı ve birbirinin iç işlerine müdahale etmeme ilkelerine riayet edilmesini gerektirdiğini düşünüyoruz. Ayrı ayrı siyasi şahsiyetlerin açıklamaları iki ülke arasındaki ilişkilere zarar vermemelidir.
Azerbaycan–Türkiye parlamentolararası ilişkiler çalışma grubu olarak beklentimiz şudur ki, Türkiye'nin ilgili siyasi çevreleri, o cümleden parlamentoda temsil olunan iktidar siyasi parti temsilcileri, bu hassas meselelere sorumlulukla yaklaşacak, Azerbaycan'ın egemenliğine ve anayasal yapısına saygı gösterecek, ilişkilerimize olumsuz etki gösterebilecek açıklamalardan kaçınacaklardır".