ABŞ ve İran arasında artan gerilim, küresel enerji piyasalarında son 50 yılın en büyük krizlerinden birine yol açtı.
Modern.az haber veriyor ki, Hürmüz Boğazı'nın bloklanması sonucunda dünya petrol ihracatının yaklaşık %20'sinin geçtiği ana güzergah durdu ve piyasadan günlük 11 milyon varilden fazla petrol çekildi.
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, mevcut durumun ölçeği açısından 1970'li yılların petrol şokları ve 2022 gaz krizi ile karşılaştırılabileceğini belirtti. Onun sözlerine göre, petrol yatakları, petrol rafinerileri ve boru hatlarının restorasyonu yıllar sürecek.
Stratejik rezervlerden 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesinin bile fiyat artışını durduramadığı kaydedildi. Sonuç olarak, Brent tipi petrolün fiyatı 100 doları aştı.
Freedom Finance Global analisti Vladimir Çernov ise krizin sadece petrolle sınırlı olmadığını belirtti: “Günlük 11 milyon varilden fazla petrolün yanı sıra, yaklaşık 140 milyar metreküp gaz da piyasadan çekildi. Bu ise üretim, ihracat, deniz lojistiği, petrol rafinerisi ve gaz altyapısına aynı anda darbe vurdu.”
Aynı zamanda, Suudi Arabistan yetkilileri petrol fiyatının Nisan ayının sonuna kadar 180 dolara ulaşabileceğini dışlamıyorlar. “Wood Mackenzie” şirketi 2026 yılında fiyatın 200 dolar seviyesine yükselebileceğini öngörürken, “Goldman Sachs” ise mevcut durumu tarihteki en büyük enerji krizi olarak değerlendirdi.
Bununla birlikte, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırıların durdurulmasıyla ilgili açıklamasının ardından piyasalarda kısa süreli bir ucuzlama gözlemlendi. Şöyle ki, petrolün fiyatı Londra borsasında 92 dolara kadar gerilese de, ertesi gün yeniden 100 dolar seviyesine geri döndü.