Konuyla ilgili Modern.az'a açıklama yapan Milli Meclis Bilim ve Eğitim Komitesi üyesi Elnare Akimova, her defasında bu tür olaylar gündeme geldiğinde ilk olarak okul yönetiminin rolünün sorgulandığını belirtti.
“Müdür, müdür yardımcısı, sınıf öğretmeni ve psikolog yaşananlardan habersizse bu ne kadar profesyonellik, haberdar olup da önlem almadıysa bunun sorumluluğunu kim taşımalıdır? Aslında mesele sadece birkaç okulda yaşanan olaylardan ibaret değil. Konu eğitim ortamının güvenliği, çocukların psikolojik sağlığı ve gelecek neslin oluşumudur. Okul sadece ders yapılan bir bina değildir. Okul, çocuğun toplumla ilk ciddi temas noktasıdır. Eğer o mekanda korku, baskı, aşağılama ve şiddet hüküm sürüyorsa, o zaman eğitimin temel amacı tehlike altına girer.”
Milletvekilinin sözlerine göre, okullarda sistemli bir şekilde devam eden zorbalık vakalarını sadece öğrenci davranışlarıyla ilişkilendirmek doğru bir yaklaşım değildir ve eğitim kurumlarının yönetimi sağlıklı bir manevi-psikolojik ortam oluşturmakla yükümlüdür.
“Bu açıdan son günlerde dile getirilen fikirler, özellikle okul yönetiminin hukuki sorumluluğunun artırılmasıyla ilgili çağrılar tesadüfi değildir. Toplum haklı olarak, okulda sistemli bir şekilde devam eden zorbalık vakalarının sadece öğrencilerin davranışlarıyla açıklanamayacağını düşünmektedir. Çünkü her eğitim kurumunun yönetimi, okulda sağlıklı bir manevi-psikolojik ortam yaratmakla yükümlüdür.”
E.Akimova, sorunun çözümünün sadece cezaların ağırlaştırılmasında değil, mevcut mekanizmaların daha etkin çalışmasında olduğunu düşünüyor:
“Azerbaycan Cumhuriyeti Eğitim Hakkında Kanunu, eğitim alanların güvenli bir ortamda eğitim alma hakkını tanır ve eğitim kurumlarının ve yöneticilerinin görevlerini belirler. Eğer okulda sürekli şiddet olayları yaşanıyorsa, öğrenciler hakarete uğruyor, dövülüyor, sosyal izolasyona maruz kalıyor ve bu konuda yönetimin bilgisi olduğu halde önlem alınmıyorsa, elbette ki sorumluluk meselesi gündeme gelmelidir. Bu sorumluluk sadece idari nitelikte olmamalı, görev ihmali durumlarında daha ciddi hukuki bir değerlendirme de almalıdır.”
Milletvekili aynı zamanda, tüm sorumluluğun sadece okul yönetiminin üzerine yüklenmesinin doğru olmayacağını vurguladı.
“Okul toplumun bir parçasıdır ve burada ailenin, sosyal çevrenin, internetin ve sosyal ağların etkisi de büyüktür. Bazen öğretmen veya müdür sorunu önlemek için adımlar atar, ancak ailelerin işbirliği yapmaması veya diğer faktörler süreci zorlaştırır. Bu nedenle mevzuatta dengeli bir yaklaşım korunmalıdır.”
Bilim ve Eğitim Komitesi üyesi Ceyhun Memmedov ise, son yıllarda okullarda zorbalık ve şiddet vakalarının artmasının ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini belirtti.
“Maalesef son zamanlarda okullarda şiddet ve zorbalık vakaları giderek artıyor. Görünen o ki, bu sorun daha küresel bir nitelik kazanmaya başlayacak. Bu, ciddi bir sorun olarak bugün karşımızdadır ve bizi endişelendirmelidir. Çünkü bu sıradan bir mesele değildir. Toplumda yaşanan değişiklikler, değerlerin dönüşümü ve diğer süreçler bu konuyu ciddi şekilde etkiliyor.”
Milletvekili, okul yönetimi ve psikologların sorumluluğunun artırılması gerektiğini ve bunun için mevzuatta değişiklikler yapılması gerektiğini düşünüyor.
“Bu gibi durumlarda müdürlerin, müdür yardımcılarının, yöneticilerin ve psikologların üzerine büyük sorumluluk düşüyor ve ben bu sorumluluğun artırılması gerektiğini düşünüyorum. Bu yönde mevzuatta değişiklikler yapılmasına ihtiyaç var. Biz bu görevi taşıyan insanların hem sorumluluğunu hem de yetkilerini güçlendirmeliyiz ki süreci düzenleyebilelim.”
C.Memmedov, hukuki mekanizmaların yanı sıra, bilinçlendirme faaliyetlerinin güçlendirilmesinin de önemli olduğunu ekledi.
“Meselenin ikinci, çok önemli tarafı bilinçlendirme ve tanıtım çalışmalarıdır. Biz buna mutlaka gitmeliyiz. Eğer bunu yapmazsak, gelecekte bizi daha zor ve karmaşık bir dönem bekleyecek. Bu yüzden şimdiden başlamalıyız.”