Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya'nın Güney Kafkasya'da tuttuğu ana askeri dayanaklardan biri bugün hala Ermenistan'ın Gümrü şehrinde bulunuyor. 102. Rus askeri üssü, 30 yılı aşkın süredir bölgenin askeri-siyasi manzarasının ana unsurlarından biridir.
Modern.az sitesi, son günlerin ana tartışma konusu olan 102. Rus askeri üssü hakkında bir yazı sunuyor.
Gümrü'deki 102. askeri üs, Rusya'nın Güney Kafkasya'daki askeri varlığı açısından Moskova için özel bir öneme sahiptir. Rusya, onun Ermenistan'da kalmasında çıkarı vardır: üssün NATO üyesi Türkiye sınırına yakın konumlanması Rusya için ayrıca önem taşımaktadır.
İlginçtir ki, Ermenistan'ın son yıllarda Rusya ile ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşamasına, Erivan'ın Kolektif Güvenlik Anlaşması Teşkilatı'ndaki (KGAÖ) katılımını fiilen dondurmasına ve Batı ile askeri-siyasi işbirliğini genişletmesine rağmen, 102. üs hala faaliyet göstermektedir.
Üstelik, hukuki faaliyet süresi 2044 yılına kadar uzatılmıştır.
Peki bu üs Ermenistan'a nasıl yerleştirildi ve Moskova neden Gümrü'de askeri güç bulundurmakta ısrar ediyor?
Sovyet ordusundan miras kalan askeri birlik
102. askeri üs, 1995 yılında Moskova ile Erivan arasında imzalanan devletlerarası anlaşmaya göre resmileştirildi. Ancak tarihini 1995'ten itibaren saymak tam doğru olmazdı.
Sovyet döneminde, şimdiki Gümrü – o zamanki Leninakan – bölgesinde SSCB'nin büyük askeri birlikleri bulunuyordu. SSCB dağıldıktan sonra Rusya'nın Ermenistan'da kalan askeri birliğinin ana kısmı bu askeri altyapının temelinde oluşturuldu.
Böylece, Gümrü'deki Sovyet 127. motorlu tüfek tümeni 1994 yılında Rusya'nın 102. askeri üssüne dönüştü.
Ancak üssün hukuki statüsü biraz sonra resmileştirildi.
16 Mart 1995'te Moskova ile Erivan arasında Rus askeri üssünün Ermenistan topraklarına yerleştirilmesi hakkında bir anlaşma imzalandı. Belge, Rusya ve Ermenistan'ın güvenlik alanındaki işbirliğinin ana hukuki temellerinden biri haline geldi. Anlaşma 1997'de yürürlüğe girdi.
Anlaşmanın mantığı açıktı: Rusya Ermenistan'da askeri güç bulunduruyor, buna karşılık Moskova Ermenistan'ın güvenliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynuyor.
O zamanlar bu, Ermenistan için özellikle önemli bir konuydu.
Çünkü o dönemde Ermenistan Azerbaycan ile savaştan çıkmıştı, Türkiye ile sınır kapalıydı ve bölgede güvenlik sistemi henüz oluşum aşamasındaydı.

Neden özellikle Gümrü?
Bu soruya cevap vermek için haritaya bakmak yeterlidir.
Gümrü şehri Ermenistan'ın Türkiye sınırına çok yakın yer almaktadır.
Bu da üsse sadece Ermenistan içindeki bir askeri tesis değil, Güney Kafkasya'nın jeopolitik haritasında stratejik bir konumda yer alan bir Rus askeri dayanağı statüsü verir.
Rusya için Gümrü birkaç açıdan önemlidir:
- Türkiye sınırına yakınlık;
- Güney Kafkasya'da askeri varlığın sürdürülmesi;
- Ermenistan ile askeri işbirliğinin sağlanması;
- Bölgedeki güç dengesine etki etme imkanı;
- Rus ordusunun Güney Kafkasya'daki tek büyük daimi askeri dayanağının korunması.
102. üs, Rusya için post-Sovyet alanındaki askeri politikanın da önemli bir unsuru sayılır.
İlk anlaşma 25 yıllıktı, sonra ne oldu?
Burada en ilginç noktalardan biri de budur.
1995 anlaşmasına göre, Rus askeri üssünün Ermenistan'da kalma süresi başlangıçta 25 yıl olarak belirlenmişti.
Yani o anlaşmaya göre, üs 2020 yılında Ermenistan'dan çekilmeliydi.
Ancak 2010 yılında durum kökten değişti.
20 Ağustos 2010 tarihinde Ermenistan ve Rusya anlaşmaya 5 numaralı protokolü eklediler.
Bu protokolle üssün Ermenistan'da kalma süresi 25 yıldan 49 yıla kadar artırıldı ve süre 2044 yılına kadar uzatıldı. Rus tarafı belgeyi daha sonra onayladı ve protokol 6 Temmuz 2011'de yürürlüğe girdi.
Böylece, 2020 yılında sona ermesi gereken Rus askeri varlığı 24 yıl daha uzatılmış oldu.
2010 protokolü üssün misyonunu da belirli bir anlamda genişletti.
1995 anlaşmasında üs esas olarak Rusya'nın çıkarlarının korunması ve eski SSCB'nin dış sınırları boyunca güvenlik meseleleriyle ilişkilendiriliyordu.
2010 yılında ise belgeye önemli bir değişiklik yapıldı.
Yeni formüle göre, Rus üssü Ermenistan Silahlı Kuvvetleri ile birlikte Ermenistan'ın güvenliğini sağlamalıydı.
Yani Moskova'nın askeri katılımı hukuki açıdan daha açık bir şekilde Ermenistan'ın güvenlik sisteminin bir parçası haline geldi.
Bunun karşılığında Rusya, Ermenistan'ın silahlı kuvvetlerinin modern silah ve askeri teçhizatla donatılmasına da yardım etmeyi taahhüt etti.
Rus tarafının o dönemde yaptığı açıklamalarda, üssün Ermenistan'da kalmasının ana amaçlarından biri bölgesel istikrarın korunması ve iki ülkenin güvenliğinin sağlanması olarak gösteriliyordu.
2010 yılı değişikliklerine göre, üssün faaliyeti 2044 yılından sonra da otomatik olarak uzatılabilir.
Demek ki, “üs 2044 yılında mutlaka kapanacak” demek de tam doğru değil.

102. üs ne kadar güçlüdür?
Çeşitli yıllarda üssün personel ve silahlanmasıyla ilgili farklı rakamlar açıklandı. Çeşitli kaynaklarda 3-5 bin civarında asker gösteriliyor. Rusya kendisi kesin operasyonel göstergeleri düzenli olarak açıklamıyor.
Örneğin, Rus parlamentosunun 2011 yılında yayınladığı bilgide, üste yaklaşık 3,5 bin askerin olduğu ve üç motorlu tüfek alayı, bir topçu alayı ve ayrı bir tank taburunun varlığı belirtiliyordu.
Diğer kaynaklar ise toplam birliğin yaklaşık 5 bin kişiye ulaşabileceğini belirtiyor.
Üssün askeri imkanları çeşitli dönemlerde tanklar, piyade savaş araçları, zırhlı teçhizat, topçu sistemleri, hava savunma araçlarını içermiştir.
Rus askeri havacılığının Ermenistan'daki imkanları ise Gümrü'nün yanı sıra Erivan yakınlarındaki Erebuni havaalanında bulunmaktadır.
Burada MiG-29 savaş uçakları, Mi-24 saldırı ve Mi-8 nakliye helikopterleri konuşlandırılmıştır.
Bu açıdan 102. üssü sadece Gümrü'deki kışla ve teçhizattan oluşan bir tesis olarak hayal etmek doğru değildir.
Bu, Ermenistan topraklarında Rus askeri imkanlarının daha geniş bir sisteminin bir parçasıdır.
Rusya için Gümrü'nün temel avantajı nedir?
En önemli mesele coğrafyadır.
Rusya ile Ermenistan'ın ortak kara sınırı yoktur.
Bu nedenle Ermenistan'daki Rus askeri birliğinin lojistik meselesi her zaman karmaşık olmuştur.
Ancak buna rağmen, Moskova Gümrü'de askeri üs bulundurarak Güney Kafkasya'da daimi askeri varlığını koruyor.
Gümrü, Rusya'nın bölgedeki askeri-siyasi ağırlığını artıran ana faktörlerden biridir.
Avrupa'da Rusya ile NATO arasında çatışmanın arttığı bir dönemde ise Türkiye faktörü daha da ön plana çıkıyor.
Çünkü Türkiye NATO üyesidir.
Böylece, Gümrü'deki Rus üssü fiilen NATO üyesi Türkiye'nin sınırına yakın bir yerde bulunan bir Rus askeri tesisidir.
Ermenistan için üs: güvenlik garantisi mi, yoksa bağımlılık mı?
Uzun yıllar Ermenistan siyasi elitinin büyük bir kısmı Rusya'nın askeri varlığını ülkenin güvenliğinin ana garantilerinden biri olarak değerlendiriyordu.
1990'lı yıllardan başlayarak Ermenistan'ın güvenlik sistemi Rusya ile askeri işbirliği, KGAÖ üyeliği ve Rusya ile ikili savunma mekanizmaları üzerine kurulmuştu.
Ancak 2020 yılında yaşanan II. Karabağ Savaşı'ndan sonra Ermenistan'da Rusya'nın güvenlik garantilerine yönelik tutum ciddi şekilde değişti.
Özellikle 2020 savaşı sonrası Erivan'da şu soru daha sık dile getirilmeye başlandı:
Eğer Rusya Ermenistan'ın güvenliğinin ana garantörüyse, o zaman 2020'deki 44 günlük savaş sırasında Moskova'nın rolü neden yeterli olmadı?
Bu soru, Ermenistan toplumunda Rusya'ya yönelik tutumun değişmesinin ana nedenlerinden birine dönüştü.

Paşinyan yönetimi ihtiyatlı bir tutum sergiliyor
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan'ın iktidarı döneminde Rusya ile ilişkiler önceki yıllara göre keskin bir şekilde değişti.
Erivan KGAÖ'deki katılımını fiilen dondurdu, Batı ülkeleriyle askeri işbirliğini genişletti ve Ermenistan'ın güvenlik politikasını çeşitlendirmeye başladı.
Bununla birlikte, 102. üs meselesinde Erivan'ın tutumu daha ihtiyatlıdır.
Çünkü 2010 anlaşması üssün faaliyetini 2044 yılına kadar hukuki olarak güvence altına alıyor.
Bundan başka, Rus askeri üssünün çekilmesi sadece bir askeri tesisin kapanması anlamına gelmez. Bu, Ermenistan'ın güvenlik sisteminin yeniden yapılandırılması anlamına gelirdi.
Son yıllarda Ermenistan'da ilginç bir süreç yaşandı.
Resmi Erivan, Rus sınır muhafızlarının ülkedeki faaliyetlerini aşamalı olarak azaltmaya başladı.
2024 yılında Rus sınır muhafızları Zvartnots havaalanından çekildi.
Rus sınır muhafızlarının Ermenistan-Azerbaycan sınırının bazı kısımlarından ve sonraki aşamada Ermenistan'ın Türkiye ve İran sınırındaki bazı geçiş noktalarından çekilmesi de gerçekleşti.
Ama 102. üs kalıyor.
Bu gerçek kendi başına çok şey ifade ediyor.
Yani Ermenistan Rusya'nın güvenlik sistemindeki rolünü azaltmaya çalışsa da, Moskova'nın ülkedeki en büyük askeri dayanağı hala Gümrü'dedir.
102. üs - Azerbaycan ve Türkiye
102. üssün Azerbaycan'a karşı Ermenistan için önemine de değinmek yerinde olacaktır.
Ermenistan'ın askeri-siyasi sisteminde Rusya'nın varlığı bölgedeki güç dengesini etkiliyordu.
2020'den sonra Azerbaycan'ın askeri üstünlüğünün artması, 2023'te Karabağ'da ayrılıkçı rejimin çöküşü ve Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinde yeni bir aşamanın başlaması, 102. üssün önceki stratejik fonksiyonlarını da belirli bir anlamda değiştirdi.
Önceleri Ermenistan'ın güvenlik mimarisinde Rusya faktörü esas olarak Azerbaycan ile çatışma bağlamında ele alınıyorsa, şimdi bölgede barış süreci, Ermenistan'ın Türkiye ile ilişkileri ve Batı ile yakınlaşması ön plana çıkıyor.
Gümrü Türkiye sınırına çok yakındır. Bu nedenle 102. üs Ankara için de dikkate değer bir askeri-siyasi faktördür. Bir yandan Türkiye NATO üyesidir. Diğer yandan ise NATO'nun doğu kanadında yer alan ülkelerden birinin sınırına yakın bir yerde Rus askeri üssü faaliyet göstermektedir.
Böylece, Gümrü'deki üs Güney Kafkasya'da Rusya-NATO çatışmasının olası jeopolitik hatlarından birinin üzerinde yer almaktadır.
102. üsten bahsederken İran'ı da unutmamak gerekir.
Ermenistan'ın güneyinde İran yer almaktadır ve Moskova'nın Güney Kafkasya'daki askeri varlığı İran ile ilgili bölgesel süreçler açısından da önemlidir.
Üs bölgede gerilimi artırıyor mu?
Rusya'nın görüşüne göre, üs Ermenistan'ın güvenliğini sağlıyor ve bölgede stratejik istikrara hizmet ediyor.
1995 anlaşmasının kendisinde de üssün Ermenistan topraklarına yerleştirilmesinin amaçlarından biri bölgede barış ve istikrarın korunması olarak gösteriliyor.
Ancak diğer bir yaklaşıma göre, yabancı bir devletin Güney Kafkasya'da daimi askeri üssünün olması Moskova'nın bölgedeki etki imkanlarını korur ve Ermenistan'ın bağımsız güvenlik politikasını sınırlayabilir.
Bu görüş özellikle Ermenistan'ın son yıllarda Rusya'dan uzaklaşması fonunda güçlendi.
Böylece, aynı üs bir taraf için “güvenlik garantisi”, diğer taraf için ise “jeopolitik bağımlılık aracı” gibi görünebilir.
Rusya üssü neden bu kadar uzun süre tuttu?
Burada daha geniş jeopolitik manzaraya bakmak gerekir.
2010 yılında Rusya Gürcistan'daki askeri üslerini zaten kaybetmişti.
Azerbaycan topraklarındaki Gabala radyo lokasyon istasyonu meselesi ise başka bir karakter taşıyordu.
Böyle bir durumda Ermenistan, Rusya'nın Güney Kafkasya'da kalan ana askeri dayanağına dönüşmüştü.
İşte bu nedenle 102. üssün 2044 yılına kadar uzatılması Moskova'nın bölgedeki stratejik konumunun korunması açısından ciddi önem taşıyordu.
O dönemde yapılan analizlerde de 2010 yılı uzatmasının Rusya'nın Güney Kafkasya'daki konumunu güçlendirdiği belirtiliyordu.
Moskova 2010 yılında askeri üs anlaşmasını uzatarak kendi Güney Kafkasya'daki uzun vadeli askeri katılımını hukuki açıdan güvence altına aldı.
102. üs ne zaman kapanabilir?
Hukuki açıdan en önemli tarih 2044'tür.
Ancak bu, otomatik olarak o yıl üssün kapanacağı anlamına gelmez.
Anlaşmanın şartlarına göre, taraflardan biri zamanında anlaşmayı feshetme bildirimi göndermezse, belge sonraki beş yıllık dönemlere uzatılabilir.
Bu nedenle 102. üssün geleceği aslında üç ana faktöre bağlı olacaktır:
1. Ermenistan'ın gelecekteki güvenlik doktrininden;
2. Rusya-Ermenistan ilişkilerinin hangi yönde gelişeceğinden;
3. Güney Kafkasya'da Azerbaycan-Ermenistan ve Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin nasıl şekilleneceğinden.
Şimdi ise Ermenistan Rusya'dan uzaklaşmaya çalıştığı bir zamanda, o üssün karşısında tamamen başka bir soru duruyor: Erivan yeni güvenlik sistemi kurarken Gümrü'deki Rus askeri üssü bu sisteme nasıl uyum sağlayacak?
Bu sorunun cevabı sadece Ermenistan-Rusya ilişkilerini değil, Azerbaycan, Türkiye, İran ve bir bütün olarak Güney Kafkasya'nın gelecekteki güvenlik mimarisini belirleyebilir.
A.Korkmaz