Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Moskova ile Bakü arasındaki ilişkilerde yaşanan kriz döneminin ortak çabalar sonucunda geride kaldığını belirtti.
Şoygu, şu anda ana görevin, liderler arasında varılan anlaşmalar doğrultusunda Rusya-Azerbaycan işbirliğini geliştirmek olduğunu kaydetti.
Konuyla ilgili olarak Modern.az'a açıklamalarda bulunan Milli Meclis Milletvekili Elman Nasirov, Rus tarafının geç de olsa Azerbaycan'ın güvenilir bir ortak olduğunu anladığını belirtti:
“Uzun süredir Rusya'nın kitle iletişim araçları aracılığıyla Azerbaycan'a karşı propaganda yapıldığı ve Rusya'nın bazı üst düzey yetkililerinin ülkemiz aleyhine açıklamalar yaptığı kimseye sır değil. Bu da ikili ilişkilerimizde çözülmeyi bekleyen çok sayıda sorun biriktiğini bir kez daha gösteriyor. Ancak son zamanlarda ilişkilerdeki gerilimin giderilmesine işaret eden hareketlilik dikkatlerden kaçmıyor. Özellikle Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Rusya ile Azerbaycan arasındaki gerilimin geride kaldığı ve ilişkilerin normal seyrine döndüğü yönünde bir açıklama yaptı. Bu hiç de tesadüfi değil.”
Parlamenter, Şanghay İşbirliği Örgütü'nün Kırgızistan'ın başkentinde düzenlenen toplantısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ayaküstü sohbetini de hatırlattı:
“Aynı zamanda Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhuriyeti Birinci Başkan Yardımcısı Mihriban Aliyeva ile de sohbet etti. Putin, Ermenistan-Azerbaycan ilişkilerinden bahsederken Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın son derece modern, bilgili ve entelektüel bir lider olduğunu vurguladı. Bu ifadeler ve yaklaşımlar, hiç şüphesiz Rusya'nın Azerbaycan'a yönelik tutumunda bir değişiklik yaşandığının habercisidir.”

Elman Nasirov, Rus tarafının Ermenistan ile ilişkilerin giderek daha da kötüleştiğinin farkında olduğunu belirtti. Ermenistan bir yandan Rusya ile ilişkileri sürdürmekte çıkarı olduğunu gösteriyor, Avrasya Ekonomik Birliği'nden çıkmadığını ve çıkma niyetinde olmadığını beyan ediyor, diğer yandan ise Avrupa Birliği ile işbirliğini genişletiyor, hatta Avrupa Birliği'ne üyelikle ilgili referandum yapma niyetini de gizlemiyor. Azerbaycan ise böyle adımlar atmıyor:
“Azerbaycan devleti ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bağımsız Azerbaycan halkının milli çıkarlarını ön planda tutan bir siyaset yürütüyor ve hiçbir şekilde bu siyasetle üçüncü bir tarafı hedef almıyor. Azerbaycan ile ABD ilişkilerinin geliştirilmesi hiçbir şekilde Kremlin aleyhine yönelmediği gibi, Azerbaycan ile Rusya ilişkilerinde olumlu eğilimlerin gözlemlenmesi de Beyaz Saray aleyhine yönelmemiştir. Bunu hem Moskova'da hem de Washington'da çok iyi anlıyorlar. Rus tarafı geç de olsa, Azerbaycan'ın bölgede istikrarın ve güvenlik ortamının oluşmasında, aynı zamanda gelişmesinde çıkarı olduğunu ve hiçbir devletin diktesiyle Rusya'ya karşı adım atmadığını anlıyor.”
Nasirov, Azerbaycan'ın bu ve diğer konularda prensipli bir duruş sergilediğini ve bu duruşun herhangi bir devletin veya uluslararası kuruluşun diktesiyle değil, Azerbaycan devletinin çıkarları temelinde oluştuğunu kaydetti. Bu gerçeği Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de anlıyor:
“Onun Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile ilgili olumlu görüşler dile getirmesi tesadüf sayılmamalıdır. Sanırım Rus tarafı geç de olsa, Azerbaycan'ın güvenilir bir ortak olduğunu anlıyor. Rusya'nın siyasi elitleri, Azerbaycan'ın bölgesel ve uluslararası politikasının tüm noktalarını analiz ettikten sonra, Azerbaycan'ın güvenilir bir ortak olduğu, kendi milli çıkarlarını ilk sıraya koyduğu ve bu devletle işbirliğini yeniden kurmak ve geliştirmek gerektiği sonucuna varmıştır” dedi.
Nicat Rüstəm