Modern.az

Küresel Şuşa

Küresel Şuşa

Analitik

Bugün, 08:36

Dünyanın dört bir yanından gazeteciler Şuşa'ya geliyor. Dünyanın siyasi ve medya sözlüğünde Şuşa'nın yeni bir adının oluşmaya başladığını hissediyorsunuz. Şimdi Şuşa tamamen farklı, küresel diyaloğun adresidir. Dün işgal altında olan Şuşa, bugün zaferin, yeniden yapılanmanın ve uluslararası işbirliğinin kendisidir.

 

Otuz yıla yakın bir süre Şuşa özlemiyle yaşadık. Hepimiz bir gün o haberi bekliyorduk...

 

O gün geldi. 8 Kasım 2020'de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev halka seslendi. O konuşma, Azerbaycan'ın 500 yıllık tarihinin en unutulmaz konuşmasıydı. O gün milyonlarca insan sevinç gözyaşlarını tutamadı. Şuşa özgürdü, Karabağ'ın kalbi sahibiyle kavuşmuştu.

 

Birkaç gün sonra Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Şuşa'ya geldi. O an Cumhurbaşkanı'nın söylediği “Aziz Şuşa, sen özgürsün! Aziz Şuşa, geri döndük!” sözleri tarihe geçti.

 

Cumhurbaşkanı'nın bu sözleri otuz yıllık özlemin son noktasıydı. Azerbaycan devletinin iradesinin ifadesi, şehitlerin ruhuna verilen en büyük hesaptı. O andan itibaren Şuşa'nın yeni hayatı başladı.

 

Şuşa'nın misyonu da değişti. İşgalden önce Şuşa, Azerbaycan'ın kültür başkentiydi. Özgürlükten sonra ise uluslararası siyasetin, diplomasinin, kültürün ve medyanın buluşma yeri haline geldi.

 

Bunun ilk büyük mesajı 2021 yılının Haziran ayında verildi. Azerbaycan ve Türkiye cumhurbaşkanları Şuşa'da görüştüler. Dünyanın gözü önünde iki kardeş ülke Şuşa Beyannamesi'ni imzaladı. Beyanname, yeni jeopolitik dönemin manifestosu idi.

Şuşa Beyannamesi, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerini stratejik müttefiklikten daha yüksek bir aşamaya taşıdı. Bölgenin güvenlik mimarisi yeni bir içerik kazandı. Dünyanın önde gelen siyasi merkezleri bu belgeyi dikkatle analiz ettiler. Güney Kafkasya'da yeni bir gerçeklik oluştu. O gerçekliğin adı Azerbaycan, merkezi ise Şuşa oldu.

 

O günden itibaren “Küresel Şuşa” kavramı oluşmaya başladı. Bundan önce Şuşa daha çok Azerbaycan'ın şehriydi. Şuşa Beyannamesi'nden sonra ise dünya siyasetinin gündeminde görünmeye başladı. Dünyanın en prestijli medya kuruluşları Şuşa'dan röportajlar hazırladı. Uluslararası analitik merkezler Karabağ hakkında yeni raporlar yazdılar. Yabancı diplomatlar Şuşa'yı ziyaret etmeye başladılar.

 

Önceleri Şuşa hakkındaki haberler işgal, yıkımlar ve kayıplarla ilgiliydi. Şimdi ise haberler yeniden yapılanma, uluslararası etkinlikler ve işbirliğinden bahsediyor. Fark, tutarlı devlet politikasının sonucudur.

 

Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Şuşa'yı sadece restore etmeyi amaçlamadı. O, Şuşa'yı uluslararası bir merkeze dönüştürme stratejisini seçti.

 

Bugün geriye baktığımızda, o adımların bir zincir oluşturduğunu görüyoruz. Önce Zafer, sonra özgür Şuşa geldi. Ardından Şuşa Beyannamesi, Küresel Şuşa fikri göründü...

 

Aslında bunların hepsi birbirine bağlı çok büyük olaylardır. Bunlar, tek bir devlet stratejisinin aşamalarıydı. İşte bu yüzden bugün Şuşa'ya baktığımızda sadece kadim şehri görmüyoruz. Orada aynı zamanda Azerbaycan'ın geleceğe yönelik politikası da var.

 

Yolun başındayız. Şuşa'nın dünyaya söyleyeceği daha çok sözü var. Şuşa'nın küreselleşmesi bir belgeyle başlamadı ve bir etkinlikle de sona ermedi. Her uluslararası etkinlik bu şehrin itibarını daha da artırdı. Böylece, Küresel Şuşa kavramı gerçek bir içerik kazandı.

 

Şuşa'nın bir sonraki büyük başarısı, Türk dünyasının kültür başkenti ilan edilmesi oldu. Şuşa yüzyıllar boyunca Türk kültürünün en güçlü ocaklarından biri olmuştur. Azerbaycan'ın büyük sanatçıları işte bu şehirde yetişmişlerdir. Şuşa'nın müziği, şiiri ve sanatı bütün bir kültür okulu yaratmıştır. Bu tarihi gerçek uluslararası düzeyde bir kez daha teyit edildi.

Bunun ardından Şuşa yeniden kültürel nefesini geri kazandı. “Haribülbül” Müzik Festivali doğduğu topraklara döndü. Vagif Şiir Günleri yeniden Cıdır Ovası'nın ruhunu uyandırdı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden sanatçılar Şuşa'ya geldi. Karabağ bu kez yıkımlarla değil, müzikle tanındı. Şuşa'nın sesi yeniden dünyaya yayıldı.

 

Şuşa'nın yolu sadece kültürle de sınırlı kalmadı. Bu şehir aynı zamanda uluslararası siyasetin önemli bir buluşma mekanı haline geldi. Yabancı ülkelerin cumhurbaşkanları ve hükümet temsilcileri Şuşa'ya ziyaretler yaptılar. Onlar burada yürütülen geniş çaplı yeniden yapılanma çalışmalarına tanık oldular.

 

Şuşa'da düzenlenen uluslararası konferanslar da şehrin artan itibarını gösterdi. Çeşitli konularda uzmanlar bir araya geldi. İnsani meseleler, bölgesel işbirliği perspektifleri değerlendirildi. Kültürlerarası diyalog teşvik edildi. Şuşa, fikir alışverişinin adresi haline geldi.

 

Bu sürecin en önemli yönlerinden biri medya diplomasisidir. Şuşa Küresel Medya Forumları kısa sürede uluslararası itibar kazandı. Dünyanın önde gelen medya kuruluşları Karabağ'a işte bu platform aracılığıyla geldiler. Yabancı gazeteciler Karabağ'ın yeni gerçeklerini kendi izleyicilerine ulaştırdılar.

 

Bugün dördüncü kez Şuşa Küresel Medya Forumu düzenleniyor. Forumun konusu “Barışın teşvikinde medyanın misyonu: Gerçeğin yeniden tesisi ve güvenin yeniden inşası” olarak adlandırılıyor. Elbette konu tesadüfen seçilmedi. Modern çağda bilgi de barışın önemli araçlarından biridir. Doğru haber güven yaratır. Güven ise kalıcı barışın temel şartlarından sayılır.

Forum, dünyanın çeşitli ülkelerinden medya temsilcilerini bir araya getiriyor. Haber ajansları, televizyon yöneticileri, uluslararası kuruluşların temsilcileri fikir alışverişinde bulunacak. Şuşa bir kez daha küresel diyaloğun merkezine dönüşüyor.

 

Paralel olarak Karabağ'ın diğer şehirlerinde de uluslararası etkinlikler düzenleniyor. Bu, Azerbaycan'ın bölgede yarattığı istikrarın göstergesidir. Karabağ artık işbirliği alanı olarak kabul ediliyor.

 

Tüm bu olaylara ayrı ayrı bakılabilir. Ama onları bir zincir gibi değerlendirdiğimizde daha büyük bir tablo ortaya çıkıyor. Önce Zafer elde edildi. Sonra Şuşa özgürleştirildi. Ardından Şuşa Beyannamesi imzalandı. Daha sonra şehir Türk dünyasının kültür başkentine dönüştü. Sonra uluslararası festivaller restore edildi. Ardından küresel medya forumları düzenlendi. Yabancı liderlerin ziyaretleri başladı. Azerbaycan diasporasının temsilcileri Şuşa'ya geldi.

 

Bugün Şuşa, işgalden önceki Şuşa'dan daha büyük bir misyon taşıyor. Şuşa tarihi bir şehirdir, aynı zamanda uluslararası siyasetin, kültürlerin buluşma yeridir. Şuşa medya diplomasisinin platformudur. Azerbaycan'ın dünyaya açılan pencerelerinden biridir.

Biz gazeteciler Şuşa'ya, yeniden büyük bir tarihi sürecin canlı tanığı olmaya gidiyoruz. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen meslektaşlarımızla aynı mekanda olacağız. Karabağ'ın yeni gerçeklerini birlikte tartışacağız.

 

Dördüncü kezdir ki, dünyanın çeşitli ülkelerinden gazeteciler Şuşa'da buluşuyorlar. Bu gerçeğin kendisi çok şeyi açıklıyor. Bir zamanlar savaş haberleriyle gündeme gelen şehir, bugün barış, diyalog ve işbirliği hakkında konuşuyor. İşte Azerbaycan'ın yarattığı yeni gerçeklik.

 

Bana göre, Şuşa'nın en büyük başarısı, kendi tarihini koruyarak geleceğini inşa etmesidir. Şuşa, kimliğini kaybetmeden dünyaya açılıyor, milli değerleri koruyarak uluslararası bir platforma dönüşüyor.

 

Şuşa'nın yeni adı işte bu yüzden Küresel Şuşa'dır. Çünkü bu şehir tüm dünyanın dikkatindedir. Burada alınan kararlar, düzenlenen etkinlikler ve dile getirilen fikirler uluslararası önem taşır. Şuşa, adını Azerbaycan'ın adıyla birlikte dünyaya tanıtıyor. Bugün Şuşa'ya baktığımızda geleceğin umutlarını görüyoruz. İşte bu yüzden eminlikle denilebilir ki, Küresel Şuşa bugünün gerçekliğidir.

 

Elnur EMİROV

Youtube
Kanalımıza abunə olmağı unutmayın!
Keçid et
Ukrayna Rusiyanın gəmilərini ard-arda VURDU - ŞOK GÖRÜNTÜLƏR