Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in siyasi geleceği ve ondan sonraki dönemde ülkede iktidarın nasıl şekilleneceği ile ilgili sorular giderek daha fazla dikkat çekiyor. Putin'in 73 yaşında olduğu ve uzun yıllar boyunca kişisel iktidara dayalı bir siyasi sistem oluşturduğu göz önüne alındığında, onun siyasi sahneden ayrılmasından sonra yaşanacaklar hala belirsizliğini koruyor.
Modern.az "Foreign Affairs" yayınına atıfta bulunarak haber veriyor ki, Rusya'da iktidarın olası geçişiyle ilgili temel sorunlardan biri, Putin'in kendisinden çok, onun etrafında oluşmuş yaşlı siyasi elitin geleceğiyle ilgili.
Putin'in iktidarını sağlamlaştırmak ve siyasi istikrarı korumak için kendisine sadık kişilerden oluşan sıkı bir ağ kurduğu belirtiliyor. Ancak bu sistem aynı zamanda yeni nesillerin yüksek siyasete girmesini, iktidar içinde güven kazanmasını ve gelecekte ülkeyi yönetmek için gerekli deneyimi toplamasını sınırladı.
Sonuç olarak Rusya'da nesiller arası siyasi geçişte ciddi bir sorun ortaya çıkabilir. Daha genç memurların, hatta Putin'in yakın çevresindeki yüksek rütbeli kişilerin çocuklarının, şu anda 50-60 yaşlarında olan ve kendilerini gelecekteki liderliğe aday olarak gören siyasetçileri geçerek daha yüksek görevlere yükselme olasılığı artıyor.
Putin'in etrafındaki yaşlı elit
Makalede vurgulanıyor ki, Putin'in etrafında temel siyasi ve güvenlik yapılarına liderlik eden kişilerin çoğu oldukça yaşlı.
Bunlar arasında Federal Güvenlik Servisi direktörü Aleksandr Bortnikov, Dış İstihbarat Servisi direktörü Sergey Narışkin, Soruşturma Komitesi başkanı Aleksandr Bastrıkin, Rusya Milli Muhafızları başkanı Viktor Zolotov, Güvenlik Konseyi sekreteri Sergey Şoygu ve Genelkurmay başkanı Valeri Gerasimov'un adları geçiyor.
Yazar, Putin'in siyasi sistem üzerindeki kontrolü sürdürmek için uzun yıllardır güvendiği kişilerle yakın ilişkilerine dayandığını düşünüyor. Bu ise yeni nesil siyasi elitin iktidarın ana merkezlerine erişimini sınırladı.
Stalin ile karşılaştırma
Makalede Rusya'nın olası iktidar geçişi, 1953 yılında Josef Stalin'in ölümünden sonra Sovyetler Birliği'nde yaşanan süreçlerle de karşılaştırılıyor.
Stalin'in ölümünden sonra iktidarın tek bir varisi olmadığından Sovyet eliti içinde uzun süreli bir mücadele başladı. Georgi Malenkov resmi olarak Stalin'in varisi sayılsa da, yeterince güçlü siyasi dayanakları yoktu.
Sonraki dönemde Lavrenti Beriya, Vyaçeslav Molotov, Nikita Kruşçev, Kliment Voroşilov ve Georgi Jukov gibi nüfuzlu kişiler iktidar mücadelesinin ana katılımcıları haline geldiler. Sonuç olarak Kruşçev tedricen üstünlük elde ederek 1957 yılında iktidarı tamamen kendi kontrolüne geçirdi.
Makalenin yazarına göre, o dönemde olduğu gibi, Putin'den sonra da resmi anayasal mekanizmaların yanı sıra, iktidarın kaderini ana devlet kurumlarında güçlü pozisyonları ve kişisel bağlantıları olan dar bir çevrenin belirlemesi mümkündür.

Putin'den sonra kimler öne çıkabilir?
Makalede Putin'den sonra olası varisler arasında birkaç kişinin adı geçiyor.
Bunlar arasında 53 yaşındaki Devlet Konseyi sekreteri ve Putin'in eski koruması Aleksey Dyumin, Devlet Duması'nın 62 yaşındaki başkanı Vyaçeslav Volodin, 60 yaşındaki Başbakan Mihail Mişustin ve Cumhurbaşkanlığı İdaresi başkanının birinci yardımcısı, 64 yaşındaki Sergey Kiriyenko gösteriliyor.
Bununla birlikte, yazar, Rusya siyasi sisteminde nesiller arası geçişin uzun süre engellenmesinin, 50-60 yaşlarında olan bir dizi potansiyel liderin iktidarın ana merkezlerinden uzak kalmasına neden olduğunu düşünüyor.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise yaşlı elitin çocuklarının hızla yüksek görevlere yükselmesidir. Makalede Cumhurbaşkanının eski yardımcısı Nikolay Patruşev'in oğlu, milyarder bankacı Yuri Kovalçuk'un oğlu ve Putin'in daha genç akrabalarından birinin yüksek devlet görevlerine getirildiği belirtiliyor.
Yazara göre, bu durum Rusya siyasi eliti içinde memnuniyetsizliği artırabilir ve nesiller arası çatışmayı derinleştirebilir.
"Putin'den sonra kaos mümkün"
Makalede ana risklerden biri olarak planlanmamış ve ani iktidar geçişi gösteriliyor.
Böyle bir durumda mevcut iktidar elitiyle yeterince bağlantısı olmayan, onların güvenini kazanmayan ve devlet kurumlarını kontrol etme deneyimi zayıf olan kişilerin ön plana çıkabileceği belirtiliyor. Bu ise iktidar mücadelesini daha da keskinleştirebilir.
Yazar, Putin'in siyasi sisteminde yaşlı elitin uzun süre ana devlet kurumlarının başında kalmasının gelecekte düzenli bir iktidar geçişi olasılığını azalttığını düşünüyor.
"Putin rejiminin en yüksek kademelerinde yaşlı elitin iktidarda kalması ne kadar uzun sürerse, bir sonraki başkana düzenli bir geçişin gerçekleşmesi o kadar zorlaşabilir," diye makalede vurgulanıyor.
Böylece, Rusya'da ana mesele sadece Putin'in iktidardan ne zaman gideceği değil, ondan sonra iktidarın kime ve hangi mekanizmayla geçeceğidir. Mevcut sistemde açık bir veraset mekanizmasının olmaması ve yaşlı siyasi elitin ana görevleri uzun süre kontrol altında tutması gelecekte iktidar için ciddi bir iç mücadele olasılığını artırıyor.