Modern.az

Diplomaside en başarılı ÜLKELER - OKUYUN

Diplomaside en başarılı ÜLKELER - OKUYUN

Analitik

Bugün, 18:18

Savaşlar devletlerin sınırlarını değiştirebilir, ancak diplomasi onların kaderini belirler. Tarih gösteriyor ki, en güçlü devletler sadece askeri ve ekonomik imkanlarıyla değil, aynı zamanda karmaşık müzakereler yapma, düşmanları ortağa dönüştürme ve milli çıkarlarını koruma yetenekleriyle de öne çıkmışlardır. Antik imparatorluklardan modern devletlere kadar diplomasi, uluslararası ilişkilerin temel araçlarından biri olmuştur. Bugün Diplomatik Hizmet Organları Çalışanlarının Meslek Bayramı günüdür. Modern.az bu vesileyle yüzyıllar boyunca diplomasisi ve faaliyetleriyle dikkat çeken ülkeleri sunuyor.

 

İran

Dünyanın en eski diplomatik geleneklerinden biri İran'a aittir. Daha Ahameniş İmparatorluğu döneminde Fars hükümdarları, farklı halkları ve kültürleri tek bir yönetim sistemi altında birleştirmeyi başarmışlardı. Sonraki yüzyıllarda da İran, büyük imparatorluklar arasında denge politikası yürüterek varlığını sürdürdü. İran hiçbir zaman tam bir sömürge devleti olmamış ve tarihinin tüm dönemlerinde ihtiyatlı ve düşünülmüş diplomasisiyle öne çıkmıştır. Modern dönemde İran'ın diplomatik becerisi özellikle dikkat çekicidir. On yıllardır yaptırımlar altında olmasına rağmen, Tahran bölgede ve uluslararası arenada etki imkanlarını koruyor. İran aynı zamanda Rusya, Çin, Türkiye, Arap ülkeleri ve Batı ile ilişkilerde karmaşık bir denge kurmaya çalışıyor. Bu nedenle birçok uzman, İran diplomasisini Yakın Doğu'nun en deneyimli diplomatik okullarından biri olarak kabul etmektedir.

Tesadüf değildir ki, İran diplomasisinin kendine özgü özellikleri, zamanı uzatma ve karşı tarafı şaşırtma özelliği, ABD ile son gerginlik ve aylarca süren müzakere sürecinde kendini gösterdi. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, Amerikalıların İranlı müzakerecilerin mantığını her zaman anlayamadıklarını itiraf etti. Onun sözlerine göre, aylarca süren müzakerelerden sonra bile İran tarafının bazı adımları Washington için beklenmedik kalıyor. Bu ise İran'ın yüzyıllardır oluşmuş diplomatik geleneklerinin ve stratejik sabır politikasının modern dönemde de devam ettiğini gösteriyor.

 

Türkiye

Osmanlı İmparatorluğu'ndan miras kalan diplomatik tecrübe, Türkiye'nin dış politikasında bugün de hissedilmektedir. Coğrafi konumu, Ankara'ya hem Avrupa hem de Asya siyasetinde önemli bir rol oynama imkanı vermektedir. Türkiye NATO üyesi olsa da, aynı zamanda Rusya ile işbirliğini sürdürüyor, Türk devletleriyle ilişkileri güçlendiriyor ve Yakın Doğu'da aktif bir siyaset yürütüyor.

Son yıllarda Rusya-Ukrayna savaşı sırasında taraflar arasında arabuluculuk çabaları, Türkiye diplomasisinin esnekliğini bir kez daha gösterdi. Türk Devletleri Teşkilatı'nda lider rol oynayan resmi Ankara, gerek bölgesel gerekse küresel süreçlerde sözü dikkate alınan ülkelerden sayılıyor.

İsrail

Yakın Doğu'nun en karmaşık jeopolitik ortamında yer alan İsrail, diplomasinin gücünden maksimum düzeyde faydalanan devletlerden biridir. Uzun yıllar boyunca bölgesel tecrit durumunda olsa da, Tel Aviv ABD ile stratejik ortaklığını korumuş, aynı zamanda Arap devletleriyle ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde önemli adımlar atmıştır. İsrail'in diplomatik başarılarından biri, güvenlik, teknoloji ve ekonomik çıkarları dış politikayla uyumlu hale getirme yeteneğidir. Bu, ülkeye uluslararası arenada ağırlığından daha büyük bir etki kazandırmıştır. İsrail'in Somaliland'ın bağımsızlığını tanıyan tek devlet olması, Afrika kıtasında da aktif bir siyaset yürüttüğünün bir örneğidir.

Büyük Britanya

Tarihte "Britanya diplomasisi" ayrı bir kavram olarak oluşmuştur. Londra yüzyıllar boyunca Avrupa'da güç dengesini korumaya çalışmış ve çeşitli ittifaklar aracılığıyla kendi çıkarlarını sağlamıştır. Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart ve Almanya führer'i Adolf Hitler ile mücadelede Britanya'nın galip gelmesi, aynı zamanda aktif diplomasi ve müttefiklerin çekilmesi sayesinde gerçekleşmiştir.

İmparatorluk dönemi sona ermiş olsa da, Büyük Britanya bugün de BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi, NATO'nun önde gelen ülkelerinden biri ve küresel diplomasinin temel merkezlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Britanya'nın eski sömürgeleri Pakistan, Hindistan, Karayip havzası ülkeleri ve Afrika'daki siyasi-diplomatik ve kültürel etkisi bugün de devam etmektedir.

Fransa

Fransa diplomasiyi sadece siyasi değil, aynı zamanda kültürel etki aracı olarak da kullanır. Paris uluslararası kuruluşlarda aktif rol alır, Afrika, Yakın Doğu ve Avrupa'daki etki imkanlarını korur. Fransız diplomasisinin temel özelliklerinden biri, ülkenin küresel meselelerde bağımsız bir duruş sergilemeye çalışmasıdır. Resmi Paris, Güney Kafkasya ve Kuzey Afrika'da bazen gerilime hizmet eden, provokatif bir siyaset yürütse de, onun gerek diplomatik gerekse askeri açıdan gücü bugün de önemlidir.

Çin

Son on yıllarda Çin diplomasisi dünya siyasetinin en önemli faktörlerinden birine dönüşmüştür. Pekin, ekonomik gücünü diplomatik etki aracına çevirerek Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki konumlarını güçlendirmiştir. "Bir Kuşak, Bir Yol" girişimi, Çin diplomasisinin küresel ölçekte etkisini artıran temel projelerden biri sayılır. Çin diplomasisi daha çok kültürel, bilimsel ve ekonomik yollarla ülkelere nüfuz etmeye eğilimlidir ve agresif bir siyaset yürütmekten uzaktır.

ABD

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra oluşan uluslararası sistemin temel mimarlarından biri ABD olmuştur. Washington, NATO, BM, Dünya Bankası gibi kurumlar aracılığıyla küresel süreçlere etki etmektedir. ABD diplomasisinin gücü, askeri ve ekonomik imkanların yanı sıra geniş müttefikler ağına dayanmaktadır. Bugün dünyada en büyük diplomatik kadroya sahip olan resmi Washington, büyükelçilikleri aracılığıyla o ülkelerde devam eden süreçlerde aktif bir aktör olarak yer almaktadır.

 

Azerbaycan

Azerbaycan da son on yıllarda diplomasinin devlet gücünün oluşmasında ne kadar önemli bir rol oynadığını gösteren ülkelerden biridir. Bağımsızlığın ilk yıllarında karmaşık jeopolitik koşullarla karşılaşan ülke, daha sonra dengeli bir dış politika kursu oluşturmayı başardı. Bakü aynı zamanda Türkiye ile stratejik müttefikliği koruyarak Rusya, Avrupa Birliği, ABD, Çin, Orta Asya ve Yakın Doğu ülkeleriyle ilişkileri geliştirebildi. Azerbaycan'ın enerji diplomasisi, ulaşım projeleri ve uluslararası kuruluşlardaki aktifliği ülkenin bölgesel ağırlığını önemli ölçüde artırdı.

Özellikle son yıllarda Karabağ meselesinin çözümünden sonra Azerbaycan'ın diplomatik aktifliği daha da arttı. COP29 gibi küresel bir etkinliğe ev sahipliği yapması, Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki artan rolü ve çeşitli jeopolitik merkezlerle aynı anda çalışma yeteneği ülkenin uluslararası itibarını güçlendirdi. Bugün Azerbaycan henüz büyük güçler arasında olmasa da, diplomasi, enerji kaynakları, transit imkanları ve stratejik konumu sayesinde bölgenin önemli orta güçlerinden birine dönüşmektedir. Bu başarıda ise askeri ve ekonomik faktörlerin yanı sıra, düşünülmüş diplomatik politikanın da özel bir payı vardır.

 

Tarih gösteriyor ki, diplomasi bazen ordulardan daha güçlü bir silaha dönüşebiliyor. İran'ın bin yıllara dayanan siyasi okulu, Türkiye'nin denge politikası, İsrail'in esnek dış kursu, Büyük Britanya ve Fransa'nın klasik diplomatik gelenekleri, Çin ve ABD'nin küresel etkisi, diplomasinin devletlerin gücünde ne kadar önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Modern dünyada başarı kazanan ülkeler sadece güçlü orduya değil, aynı zamanda güçlü diplomatik stratejiye sahip olanlardır.

Sizə yeni x var
Keçid et
İsrail qırıcıları İrana GİRİR - Şiddətli BOMBALANMA...