Modern.az

Türkiye-Ermenistan doğrudan ticaretine yol açıldı

Türkiye-Ermenistan doğrudan ticaretine yol açıldı

Güncel

Bugün, 08:59

BM Genel Kurulu'nun 81. oturumu çerçevesinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile bir araya geldi. Görüşmede iki ülke arasındaki normalleşme süreci, özellikle ticaret ve ulaştırma alanlarında işbirliğinin geliştirilmesi konuları ele alındı. Erdoğan, Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde elde edilen olumlu dinamizmin sürdürülmesinde istekli olduğunu belirtti.

Ayrıca, uluslararası kuruluşlar çerçevesinde Ankara ile Erivan arasında gelişen işbirliğinin normalleşme sürecine katkı sağladığını vurgulayarak Paşinyan'ı Türkiye'de düzenlenecek COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etti. Görüşmede, Azerbaycan'ın Ermenistan ile barış sürecinde elde edilen ilerlemeler de olumlu değerlendirildi. Türkiye Cumhurbaşkanı ile Ermenistan Başbakanı'nın görüşmesinin Ankara-Erivan ilişkilerinin gelecekteki yönü açısından ne vaat ettiği, ayrıca Azerbaycan-Ermenistan barış sürecinin Türkiye-Ermenistan normalleşmesine etkisi merak uyandırıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekili, Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı Şamil Ayrım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile görüşmesinin oldukça önemli olduğunu belirtti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan Nikol Paşinyan ile görüşmesini, ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde siyasi iradeyi güçlendiren önemli bir görüşme olarak değerlendiriyorum. Cumhurbaşkanımızın özellikle ticaret ve ulaştırma konularına dikkat çekmesi, önümüzdeki dönemde ilerleme kaydedilebilecek ana yönleri de göstermektedir. Somut olarak, özel temsilciler arasında yürütülen çalışmaların devam ettirilmesi, sınır kapılarıyla ilgili hazırlıkların tamamlanması, ticaretin kolaylaştırılması ve girişimciler arasındaki ilişkilerin genişletilmesi beklenebilir. Ermenistan tarafının görüşmeyle ilgili açıklamasında tarihi Ani köprüsünün ortak restorasyonuna da yer verilmesi, kültürel miras alanında işbirliğinin de karşılıklı güvenin pekiştirilmesine hizmet edebileceğini göstermektedir. Dışişleri Bakanlığı mayıs ayında doğrudan ticaretle ilgili bürokratik hazırlıkların tamamlandığını açıklamıştı. Bu değişiklik, üçüncü ülkeler üzerinden taşınan malların belgelerinde son varış veya gönderim ülkesi olarak Türkiye veya Ermenistan'ın gösterilmesine olanak tanımaktadır. Kara sınırının açılmasıyla ilgili çalışmalar ise ayrıca devam ettirilmektedir. Benim beklentim, siyasi diyaloğun karşılıklı güveni pekiştiren ve vatandaşlarımızın hayatında kendini gösteren somut sonuçlar vermesidir. Ancak bununla ilgili açıklanmış kesin bir takvim olmadığı sürece sınırın açılması için somut bir tarih söylemek doğru olmaz."

Ş. Ayrım, Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasının hala sınırların açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması açısından temel mesele olduğunu vurguladı:

"Benim kanaatimce, Azerbaycan ile Ermenistan arasında sürdürülebilir ve uygulanabilir bir barışın sağlanması, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi için temel meselelerden biridir. Güney Kafkasya'da yaşanan süreçleri birbirinden ayrı değerlendirmek mümkün değildir. Türkiye-Azerbaycan kardeşliği ve müttefikliği bizim için esastır. Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesine de Azerbaycan'ın güvenliğini ve egemenliğini, ayrıca bölgede sürdürülebilir barışın sağlanması amacını göz önünde bulundurarak yaklaşıyoruz. Bu açıdan Ermenistan Anayasası ile ilgili meselenin de çözüme kavuşması önemlidir. Ermenistan Anayasası'nın giriş kısmında atıfta bulunulan Bağımsızlık Bildirgesi'ndeki Karabağ ile ilgili ifadeler, Azerbaycan tarafından toprak bütünlüğüne karşı bir iddia olarak değerlendirilmektedir. Sayın İlham Aliyev de bu anayasal atfın değiştirilmesini nihai barış anlaşmasının imzalanması için gerekli gördüklerini açıkça belirtmiştir. Ben de sürdürülebilir barışın sağlam hukuki güvencelere dayanması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle, söz konusu bildirime yapılan anayasal atfın, ayrıca Türkiye için hassasiyet yaratan 'Batı Ermenistan' gibi ifadelerin yarattığı fikir ayrılıklarının giderilmesini önemli buluyorum. Komşu ülkelerin egemenliğine, mevcut sınırlarına ve toprak bütünlüğüne saygı hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sağlanmalıdır. Barış anlaşmasının imzalanması ve hükümlerinin uygulanması, Türkiye-Ermenistan sınırının açılması ve diplomatik ilişkilerin kurulması için daha elverişli koşullar yaratabilir. Bu süreç çerçevesinde ticaret, ulaştırma ve insanlar arasındaki ilişkiler alanında karşılıklı güveni pekiştiren adımların devam ettirilmesini de önemli buluyorum."

Parlamenter, Zengezur koridorunun Türkiye'nin Nahçıvan üzerinden Azerbaycan'ın ana kısmı ile ulaşım bağlantısını güçlendirebileceğini vurguladı:

"TRIPP'in temel önemi, Azerbaycan'ın ana kısmı ile Nahçıvan arasında Ermenistan topraklarından geçen bir ulaşım yolunun oluşturulmasını öngörmesidir. Projenin açıklanan çerçevesi, ilgili ülkelerin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve yargı yetkisine saygı ilkesine dayanmaktadır. Bu yolun faaliyete geçmesi, Türkiye'nin Nahçıvan üzerinden Azerbaycan'ın ana kısmı ile ulaşım bağlantısını güçlendirebilir. Hazar üzerinden geçen rotalarla birlikte değerlendirildiğinde, Orta Asya ile ticaretimiz için de ek bir fırsat yaratacaktır. Ben bunu Orta Koridor'un imkanlarını ve alternatif rotalarını genişletebilecek önemli bir fırsat olarak görüyorum. Özellikle Iğdır ve Kars için yeni imkanlar ortaya çıkabilir. Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolu projesinin bu bölgesel ağa bağlanması, lojistik, depolama, ihracat ve istihdam açısından yeni yatırımlara yol açabilir. Bölgedeki üreticilerin pazarlara erişimi kolaylaşacak, Türkiye şirketleri için ise altyapı, taşımacılık ve hizmet alanlarında yeni işbirliği imkanları doğacaktır. Elbette, ekonomik faydalar altyapının tamamlanmasından, güvenli ve istikrarlı geçişin sağlanmasından, ayrıca gümrük prosedürlerinin verimli bir şekilde düzenlenmesinden bağlı olacaktır. Amacımız, bölge ülkelerinin karşılıklı fayda sağlayacağı ve barışın ekonomik işbirliğiyle pekişeceği bir ulaşım sistemi oluşturmaktır. Böyle bir gelişme, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki ticaret ve lojistik bağlantılarındaki rolünü de güçlendirebilir."

Şamil Ayrım, Nikol Paşinyan'ın COP31'e davet edilmesinin siyasi diyaloğun devam ettirilmesi açısından da önemli olduğunu söyledi:

"Ben bu davetin, uluslararası iklim işbirliğinin yanı sıra, siyasi diyaloğun devam ettirilmesi açısından da önemli olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanımız görüşme sırasında, uluslararası kuruluşlar çerçevesinde gelişen işbirliğinin normalleşme sürecine katkısını vurgulayarak Sayın Paşinyan'ı COP31 Liderler Zirvesi'ne davet etmiştir. Bu yaklaşım, ortak konuların tartışılması için bir araya gelmenin ikili ilişkilerde karşılıklı güvenin oluşmasına da yardımcı olabileceğini göstermektedir. İklim değişikliği, su kaynakları ve çevre koruma gibi konular, bölge ülkeleri arasında somut işbirliği için elverişli alanlardır. Ben bu daveti, temasların devam ettirilmesine ve diyaloğun genişletilmesine yönelik bir iradenin göstergesi olarak değerlendiriyorum. Katılımın gerçekleşmesi halinde yeni görüşmeler için de imkan doğabilir. Liderler düzeyinde temasların devam ettirilmesi, normalleşme sürecinde karşılaşılan sorunların çözümüne yardımcı olabilir. Bununla birlikte, bu daveti sınırın açılması veya diplomatik ilişkilerin kurulmasıyla ilgili zaten karar verildiği şeklinde yorumlamak doğru olmaz. Bu adımlar, normalleşme sürecinin gidişatından ve bölgede barış yönünde yaşanan gelişmelerden bağlı olarak ayrıca değerlendirilecektir."

Whatsapp
Bizə yazın!
Keçid et
Türkiyədən Bakıya ŞOK HÜCUMLAR - Arxasında kimlər var?