Modern.az
Elşad Eyvazlı Türkiye Azerbaycan'dan, Azerbaycan Türkiye'den vazgeçmez

Elşad Eyvazlı

Türkiye Azerbaycan'dan, Azerbaycan Türkiye'den vazgeçmez

Güncel

Bugün, 13:16

Türkiye'yi en yakından tanıyan gazetecilerden biri olduğumu düşünüyorum. Gazeteci dostlarım sayesinde Türkiye'nin hemen hemen tüm bölgelerini, şehirlerini, köylerini gezdim. Ankara'yı, İstanbul sokaklarını, İzmir sahillerini, Antalya yollarını gördüm. Türkiye'yi coğrafyasıyla birlikte insanlarıyla tanıdım.

Bir gerçeği çoktan anladım ki, Türkiye bizim düşündüğümüz kadar basit bir ülke değil. Türkiye, farklı siyasi görüşlerin, ideolojik akımların ve farklı çıkarların bir araya geldiği büyük bir ülkedir. Dünyanın büyük güçlerinin çıkarlarının şimşek gibi çarpıştığı, kesiştiği yerdir. Burada Azerbaycan'ı yürekten seven, Azerbaycan'a mesafeli yaklaşan, hatta Türkiye'nin kendisine karşı olan güçler mevcuttur.

2008-2009 yılları aklımda... Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya ve diğer bölgelerde de Hocalı soykırımına adanmış fotoğraf sergileri düzenliyorduk. Azerbaycan'ın acısını Türkiye'ye anlatmaya çalışıyorduk. Mutlaka belirtmeliyim ki, o etkinliklerin arkasında Türkiyeli dostlarımızın emeği vardı. Maddi giderleri karşılayan, salon arayan, afiş hazırlayan, gazetecileri etkinliğe getiren, Hocalı gerçeklerini kendi gazetesinde, televizyonunda, sitesinde yayımlayan Türkiyeli meslektaşlarımız vardı. Onların içinde Mehmet Ali Dim gibi Azerbaycan meselesinde yıllardır açık tavır sergileyen gazeteci dostumuz var.

2008 yılında Antalya'da düzenlediğimiz Hocalı fotoğraf sergisinde gece saatlerinde fotoğrafların çalınması olayını da hatırlıyorum. Mesele araştırıldı ve olayın arkasında Ermeni taraftarlarının olduğu yönünde sonuçlar ortaya çıktı.

Türkiye'nin çeşitli medya kurumlarında çalışan çok sayıda gazeteci dostumla şimdi de sık sık konuşuyoruz. Onlar son günlerde sosyal medyada yaşananlardan rahatsızlar. "Böyle olmaz", "İki kardeşin arasına girmek olmaz" diyorlar. Türkiye'de Azerbaycan'a olan sevgi bir sosyal medya kampanyasının gösterebileceğinden kat kat büyüktür. Azerbaycan da Türkiye'ye böyle bakıyor. Bizde Türkiye ile ilgili sevgiyi ayrıca açıklamaya gerek yok. Bu sevgi günlük hayatın içindedir.

Şimdi asıl meseleye gelelim. Bölgede Azerbaycan - Türkiye yakınlığından rahatsız olan çeşitli siyasi çevrelerin olması bir aksiyomdur. Güney Kafkasya önemli bir jeopolitik rekabet alanıdır. Enerji, ulaşım, güvenlik ve yeni ekonomik rotalar bu coğrafyanın önemini artırıyor. Böyle bir durumda bilgi ortamı da jeopolitik rekabetin bir parçasına dönüşüyor. Yalanı tamamen uydurmuyorlar. Gerçeğin bir kısmını alıp ona başka bir anlam veriyorlar. Modern bilgi savaşının en tehlikeli yanı da budur. Bu, bilgi manipülasyonunun klasik mekanizmalarından biridir. İşin aslı şu ki, Azerbaycan - Türkiye ilişkileri böyle manipülasyonlara karşı özellikle hassas bir konudur. İki halkın birbirine sevgisi büyüktür. Büyük olan her şey gibi, bu ilişkinin de rakipleri var.

Türkiyeli gazeteci dostlar, siz Azerbaycan'ın hak sesini en zor günlerde duydunuz. Hocalı'yı, Karabağ'ı, işgali yazdınız. Azerbaycan'ın 44 günlük savaşında Türk medyasının büyük kısmının Azerbaycan'a gösterdiği dikkat bizim hafızamızdadır.

Şimdi de sizden sadece bir şey istiyoruz, Azerbaycan hakkında konuşurken kimsenin gerçeği bağlamdan koparmasına izin vermeyin. Azerbaycan'ın dış politikası, Azerbaycan - Türkiye ilişkileri ve Azerbaycan'ın başka devletlerle ilişkileri ayrı ayrı sosyal medya manipülasyonlarının diktesiyle değerlendirilmesine izin vermeyin. Bir görüntüyü alıp büyük siyasi sonuç çıkarmak kolaydır. Zor olan o görüntünün arkasındaki diplomatik, siyasi ve tarihi bağlamı araştırmaktır. Gazeteciliğin gücü gerçeği bütün olarak göstermektir.

Türkiyeli yetkililere de sözüm var, devletlerarası ilişkilerde bilgi güvenliği milli güvenliğin bir parçasıdır. Bu nedenle iki ülkenin ilişkilerini kasten bozmaya yönelik somut yasa dışı faaliyet varsa, bunun hukuki değeri ilgili devlet kurumları tarafından verilmelidir. Türkiye de, Azerbaycan da hukuk devletidir. Azerbaycan - Türkiye ilişkileri hakkında fikir söylemek ayrı bir meseledir, iki halk arasında nifak yaratmaya yönelik sistemli ve yasa dışı faaliyet ise tamamen başka bir meseledir. Bu farkı korumak lazımdır.

Azerbaycan - Türkiye ilişkilerinin siyasi ve hukuki esaslarından biri 15 Haziran 2021'de imzalanan Şuşa Beyannamesi'dir. Bu belge iki ülkenin stratejik ortaklığını daha yüksek seviyeye çıkardı. Şuşa Beyannamesi ne kadar diplomatik bir belge ise, o kadar da yıllar boyu oluşmuş siyasi iradenin hukuki ifadesidir. Orada Azerbaycan ve Türkiye ilişkilerinde egemenlik, toprak bütünlüğü, milli çıkarlar ve karşılıklı destek prensipleri ön plana çıkıyor. Bu ilişkiyi bir sosyal medya paylaşımıyla ne kurmak mümkündür, ne de yıkmak. Çünkü bu ilişkinin kökü siyasetten daha derindir.

Azerbaycan - Türkiye birliği Türk dünyasının siyasi ve ekonomik ilişkilerinin derinleşmesi, bölgesel ulaşım bağlantılarının güçlenmesi demektir. Enerji güvenliği, Güney Kafkasya'da istikrar demektir. Türk Devletleri Teşkilatı'nın siyasi ağırlığının artması, iki halkın birbirine güvenmesi demektir.

Bu nedenle Azerbaycan - Türkiye ilişkilerini bozmaya yönelik her bilgi dalgasına sadece iki ülke arasındaki ilişki olarak değil, Türk dünyasının geleceği açısından bakmak lazımdır. Biz fırsatçılara bir şeyi anlatmalıyız. Anlatmalıyız ki. Azerbaycan Türkiye'den, Türkiye de Azerbaycan'dan vazgeçmeyecek. Bizim ilişkilerimiz siyasi rüzgarların yönünden bağımsız olacak kadar derin köklere sahiptir. Bizi birleştiren Şehitlerin hatırasıdır, Şuşa, Çanakkale, Hocalı'dır, gelecektir.

Bir gazeteci olarak düşünüyorum ki, Türkiye - Azerbaycan kardeşliğini korumanın en büyük yolu birbirimize körü körüne inanmak değil, birbirimiz hakkında gerçeği korumaktır. Gerçek kardeşliğin en sağlam siperidir. Fırsatçılara fırsat, manipülasyona meydan vermeyelim. İki halkın arasındaki yol sosyal medyadan geçmiyor. Tarihten geçiyor.

Ve Azerbaycan'la Türkiye'nin tarihi henüz bitmedi.

Türkiye Azerbaycan'dan, Azerbaycan Türkiye'den vazgeçmez.

Instagram
Gündəmdən xəbəriniz olsun!
Keçid et
Türkiyədən Bakıya ŞOK HÜCUMLAR - Arxasında kimlər var?