Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in 11 Ağustos'ta Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne yaptığı ziyaret kapsamında Azerbaycan Televizyonu'na verdiği röportaj, Ermenistan basınının da dikkatini çekti.
Modern.az sitesi haber veriyor ki, İlham Aliyev'in röportaj sırasında Ermenistan'ın İkinci Karabağ Savaşı'nın sonucu olarak kapitülasyon anlaşmasını imzalaması, Zengezur koridorunun açılması meselesinin üçlü bildirime dahil edilmesi, Metsamor Nükleer Santrali'nin kapatılmasının önemi gibi konulardaki açıklamaları komşu ülkenin önde gelen basın organlarında yayınlandı.
Ermeni medyası röportajın özellikle aşağıdaki noktalarını öne çıkardı.
İlham Aliyev: "Zengezur koridorunun oluşturulması bildiğiniz gibi bizim girişimimiz oldu. Azerbaycan'ın ana kısmını onun ayrılmaz parçası olan Nahçıvan ile birleştirmek bizim çok eski bir arzumuzdu. Biz bu hedefe doğru güvenle ve çok büyük bir ustalıkla ilerliyorduk, yaklaşıyorduk ve artık yaklaşmış durumdayız.
Tabii ki hatırlarsınız, İkinci Karabağ Savaşı'nın sona ermesiyle ilgili olarak üçlü bir bildiri imzalanmıştı - Azerbaycan Cumhurbaşkanı, Rusya Cumhurbaşkanı ve Ermenistan Başbakanı. Aslında bu, Ermenistan için bir kapitülasyon anlaşmasıydı, çünkü Ermenistan teslim oldu. O zaman henüz işgal altında olan, - savaş yoluyla henüz o bölgeleri azat etmemiştik, – Ağdam, Kelbecer ve Laçın rayonları bir kurşun atılmadan bize geri verildi. Tabii ki Ermenistan bunu gönüllü yapmadı, biz onu mecbur ettik. Birini savaş koşullarında mecbur ediyorsan, demek ki o taraf kapitülasyona uğruyor. Yani bu terimde herhangi bir aşağılayıcı, yahut da ki, hakaretamiz bir anlam aramak lazım değil. Bu, sadece bir gerçekliktir. Biz tarihi hem olduğu gibi bilmeliyiz, hem unutmamalıyız ve tarihin tahrifine, o çabalara hiçbir zaman izin vermemeliyiz".
Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın 10 Kasım 2020'de, Şuşa'nın azat edilmesinden sonra Rusya Devlet Başkanı'nın arabuluculuğuyla üçlü görüşmeler yapıldığı ve üçlü bildirinin imzalandığı hakkındaki sözleri de Ermeni gazetecilerin özellikle dikkatini çekti:
"O zaman - 9 Kasım'da Şuşa işgalden azat edildikten sonra Rusya Devlet Başkanı'nın aracılığıyla üçlü görüşmeler yapılıyordu. Ben kesinlikle ısrar ediyordum ki, imzalanacak bildiride Azerbaycan'ın ana kısmı ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ni birleştiren koridor mutlaka yer almalıdır. Ermenistan tarafı buna rıza göstermek istemiyordu. Ancak onun o kadar da büyük alternatifleri de yoktu. Savaş devam ettirilseydi, elbette, biz de kayıplar verecektik, ama Ermenistan daha çok kayıp verecekti. Çünkü onların birlikleri neredeyse kuşatma altındaydı ve onları yok etmek fiilen tamamen mümkündü. Bu yüzden bunu istemeseler bile Ermenistan buna rıza gösterdi ve o bildiri herkese malumdur, orada özel bir madde var".
Ermenistan basını Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Metsamor Atom Elektrik Santrali'nin (AES) kapatılmasının önemi hakkındaki notlarını da yayınladı. Bu sırada İlham Aliyev'in "Metsamor Atom Elektrik Santrali'nin kapatılmasından sonra Ermenistan'da enerji krizi riski" hakkındaki uyarısına dikkat çekildi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı'nın Bakü'nün Ermenistan'ı ek elektrik enerjisi kaynağıyla sağlamaya hazır olduğunu beyan etmesi komşu ülke basınının haber başlıklarına çıktı:
"Zengezur koridorunu somut projelerle sağlamamız daha geniş bir anlam taşıyor. Tabii ki, Zengezur koridorunu - bu fikri ve bu girişimi biz ileri sürdüğümüzde, ilk olarak ulaşım segmenti kastediliyordu. Ama biz bugün buna daha geniş bakıyoruz. Örneğin, Azerbaycan'ın ana kısmından Nahçıvan'a Ermenistan topraklarından elektrik hatlarının çekilmesi projesi bizde hazır. İşgalden azat edilmiş Cebrayıl rayonunda çok büyük bir trafo merkezi inşa edilmiştir. O trafo merkezinin ana fonksiyonu iletim faaliyetidir. Yani böyle trafo merkezlerine dönüştürücü trafo merkezleri derler. Bu, iç teminat için değil, yani büyük enerji hacimlerinin iletilmesi için inşa edilmiştir. O hazır. O, özellikle Zengezur elektrik koridoru için inşa edilmiştir.
Ermenistan topraklarında bizim uzmanlarımız tarafından yapılan analiz sonucunda hatta yerler de belirlendi - nerede elektrik direkleri kurulmalıdır. Umarım ki, Ermenistan tarafı da bu meseleyi uzatmayacak. Çünkü bu, birinci onların kendilerine lazım olabilir. Çünkü onların bugün ana enerji kaynağı atom elektrik santralidir. Onun da yönetimi onların elinde değil. Bu birincisi. İkincisi, bu istasyon eskimiş ve tüm bölge için tehlike kaynağıdır. Defalarca Azerbaycan ve Türkiye çeşitli uluslararası platformlarda bu meseleyle ilgili kendi endişelerini ifade etmişlerdir. O istasyonun ömrünün uzatılması sonsuz bir süreç olamaz, er ya da geç kapatılmalıdır. Tabii ki, o kapanırsa, Ermenistan tamamen enerji krizine yuvarlanacak. Bu yüzden, nasıl derler, bir ek kaynağın olması ancak fayda getirebilir.
Örneğin, bugün bizim enerji hatlarımız Rusya ile, İran ile, Gürcistan ile, Gürcistan vasıtasıyla Türkiye ile birleştirilmiştir. Bu yüzden Ermenistan topraklarından Nahçıvan'a, ondan sonra Türkiye'ye ve Avrupa'ya uzanacak enerji koridoru, aynı zamanda, Ermenistan'ın enerji sisteminin ayakta kalmasına, - eğer kriz oluşursa, - imkan sağlayacaktır. Bu yüzden biz bunu ne kadar tez icra edersek, o kadar iyidir".